Ana içeriğe geç
Sözlük

duyar ile cümle

duyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.El joacă pe sentimentele oamenilor.
Oğluyla gurur duyar.El este foarte mândru de fiica lui.
Kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır.Sensibilitatea lor e uimitoare, pot detecta cele mai mici vibrații.
Çoğu insan, hipertansiyonu kontrol altında tutmak için birden fazla ilaca ihtiyaç duyar.Multe persoane au nevoie de mai mult de un singur medicament pentru controlul hipertensiunii arteriale.
Aşırı duyarlılık, optik nörit ^ Lim SA (April 2006).Al Gore, Un adevăr care deranjează (An inconvenient truth), 2006.
Peki bir futbolcu neden dövüş sporlarına ilgi duyar?Cum a șocat un businessman politica lumii?
Irkı sıcak bir yaşam alanına ihtiyaç duyar.Jack străbate un deșert fierbinte.
Sanatçılar ulusal duyarlılığı artırmak için ülkeyi gezdi.Opera sa a contribuit la dezvoltarea conștiinței naționale.
Duyargaları 7 segmentlidir.Tulburări somatoforme 7.
Torunlarının duyarsızlığına üzülür.Nepoții și nepotele deplând perderea ei.
O anda Tanrı’nın sesini duyar.Și aceste confidențe le ascultă Dumnezeu”.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Deși consumă multe oase uscate, au nevoie de puțină apă.
Bu sistemler daha az pahalı bilgisayar donanımına ve daha az desteğe ihtiyaç duyarlar.Aceste mașini au beneficiat de culori exterioare mai puțin uzuale și dotări suplimentare.
Ayrıca Bella'yı küçümseyici konuşmalarda bulunmaktan da geri kalmaz hatta Bella bunları duyar.Până la sfârșitul cărții însă, Bella adoptă și ea această versiune prescurtată.
Devamlı maruz kalma sonucunda kişilerde izosiyanatlara duyarlılık oluşur.Trebuie notat că speranța de viață crește abrupt în toate cazurile pentru cei care ating pubertatea.
Ekledik...parmak şıklatmayı duyar duymaz şarkıya aşık oldu."Ea a răspuns: "El se trezea atunci când auzea cântatul unui cocoș."
Kuvvetli ve dengeli bir gübrelemeye gereksinim duyar.Necesită un dresaj ferm si intensiv.
Örneğin toplumsal sınıfları oluşturma gibi kontrole ihtiyaç duyar.S-a mai ocupat cu stabilirea clasificării cunoștințelor omenești.
Ailesine büyük bir sevgi ve bağlılık duyardı.A avut mare credință în Dumnezeu și mare iubire pentru familie.
Tanıştığı her kadın ona hayranlık duyar.Ea are o listă cu persoanele pe care le urăște.
Bilginlerin hepsi Konfüçyüs'e büyük saygı duyar ve onu örnek bilirler.Părinții mei îl cunosc deja pe Cristi și se înțeleg foarte bine.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.Eu sper că oamenii judecă clar și cu mintea lor ceea ce se vede.
İşledikleri suçları medyada takibini iyi yaparlar ve bundan büyük bir projeymişçesine gurur duyarlar.Copii de pretutindeni se bazează pe el, de aceea este mândru să înfrunte o lume uriașă.
Kişi, başarı sonrası bundan büyük gurur duyar."Sunt destul de mândru de rezultat.”
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Un altul afirmă că prințul a fost delicat și adesea bolnav.
Gelmekten memnuniyet duyarım.Aș fi încântat să vin.
Yönetici eleştiriye duyarlıdır.Directorul este sensibil la critici.
Oğluyla gurur duyar.Nagyon büszke volt fiára.
Babasına korkuyla karışık bir saygı duyar.Mindezek következtében apja iránt félelemmel vegyes tisztelettel emlékezett vissza.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.Ezek a vizsgálatok nem időérzékenyek, mivel nincs szükség élő baktériumra hozzájuk.
Tanıştığı her kadın ona hayranlık duyar.Mindenki csodálta, aki ismerte őket.
Çoğu insan, hipertansiyonu kontrol altında tutmak için birden fazla ilaca ihtiyaç duyar.Sok embernek egynél több gyógyszerre van szüksége a hipertónia szabályozásához.
Directionality mikrofonun hangi yön veya yönlerden gelen seslere duyarlı olduğunu gösterir.A mikrofon iránykarakterisztikája adja meg, hogy a mikrofon milyen irányból érzékeny a hangokra.
İşledikleri suçları medyada takibini iyi yaparlar ve bundan büyük bir projeymişçesine gurur duyarlar.Tetteiket nyomon követik a médiában és büszkék rá, mintha az egy nagy feladat lett volna.
Sayid bu esnada sinyal almayı başarmıştır ve Fransız bir kadının sesini duyarlar.Sayid bekapcsolja az adó-vevőjét, és beméri a francia nő adását.
Düzenli suya ihtiyaç duyar.Állandó vízellátást igényel.
O anda Tanrı’nın sesini duyar.Isten rövid idő múlva meghallgat titeket.
Ne var ki, insan gözü bu spektrumun sadece bir bölümüne duyarlıdır.Az emberi szem ennek a tartománynak csak egy töredékét képes érzékelni.
Josie Pye - Patavatsız ve duyarsız bir kızdır.Cloe – Értelmes és feledős lány.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Gyenge testalkatú volt és gyakran betegeskedett.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Tiszteld mások véleményét!
Olaylar hakkında endişe duyarım.Charlie aggódik az elkövetkező események miatt.
Arabalara ve modaya ilgi duyar.Az automobil és egyéb elbeszélések.
Dağa tırmanırken bir bataklığa saplanıp kalır bu sırada aşağıdan ateş sesleri duyar.Felmászik egy hegyre, itt figyel fel rá, hogy a partról füst száll fel.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.A szárazságot jól tűri és nem igényel sok vizet.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Minden biológiai életnek szüksége van a fenntartásához külső energiára.
Polisin biri, bir telefon sesi duyar.Susan egyik ügynöke lehallgatja a hívást.
İmparator ona büyük güven duyar.A fejedelem szerfelett bízott benne.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Hamar meghallanak egy közeledő helikoptert.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.A társadalomlélektan lelkifurdalása és lekiismerete.
“Isıya duyarlı mutasyonlar” olgusu bu duruma örnek olarak gösterilebilir.A protonbomlás feltételezett folyamata egy ilyen szimmetriasértés példája lehetne.
Billy'nin annesi Lynn Peltzer, evde ilginç sesler duyar.Látogatóba érkezik Alex anyja, Melina, aki Bree-ék házában száll meg.
Genel olarak kanatlılar ve domuzlar tuz toksikasyonuna karşı daha duyarlıdır.Példák: A méz egészségesebb, mint a cukor.
Tory zil sesi duyar.Tornyában harangjáték működik.
Bu sebeple de darbelere daha duyarlıdır.Érzékei még nála is élesebbek.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Nemsokára felcsendül a hazafelé tartó mezei munkások éneke, majd esti harangszó hallatszik.
Kristen silah sesini duyar ve kulübeye doğru koşar.Marilia a lövés hangjára fegyvert fog, és berohan a szobába.
Mırıldanmalarını duyarak kendisine kızacaklarından hiç korkmaz.Ne mutassuk ki nyíltan, ha dühösek vagyunk.
Bota çıktıklarında ise farklı bir müzik sesi duyarlar.Miközben vacsoráznak, egy robbanást hallanak.
Kişi alerjik ise, seftriakson kullanılabilir veya penisilin duyarsızlaştırılması denenebilir.Allergia esetén ceftriaxon alkalmazható, vagy meg lehet próbálkozni penicillin-deszenzitizációval.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod