Ana içeriğe geç
Sözlük

duyar ile cümle

duyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Senta'nin eski erkek arkadaşı olan avcı Erik gelir ve Senta'nın dediklerini duyar.Als de jager Erik, Senta's vroeger vriendje binnenkomt vertrekken de meisjes.
Ama bu spektrumdaki her dalgaboyuna aynı derecede duyarlı değildir.Niet elk materiaal is even gevoelig voor dit effect.
Calvin'in aynı zamanda duyarlı yönü de vardır.Maar Harris heeft ook een andere kant.
İlaçlara yanıt ve duyarlılık bireyden bireye farklılıklar göstermektedir.Therapeutische effecten en bijwerkingen van medicijnen kunnen per individu verschillen.
Ayrıca köy ihtiyar heyeti bu konulara duyarsız kalmaktadır.Het gemeentebestuur bleef ongevoelig voor deze protesten.
Eleştiri veya onaylanmamaya karşı aşırı duyarlılık.Veroordeel of bekritiseer niet.
Bir gün, üç yılın ve üç düşüğün ardından, karısı bir bebeğin ağlamalarını duyar.Na drie jaar hoort ze van een oude bekende dat haar moeder ernstig ziek is.
En dayanamadığı şey, insanların tepkisizliği, duyarsızlığıdır.Het maakt niet uit wie je vijand is, genadeloos zijn ze.
Özellikle her tür uygu hücresi belli bir tür duyuya duyarlıdır.Met klank in het algemeen wordt het totaal aan eigenschappen van een geluid aangeduid.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.De groep gelooft het verhaal en vertrekt teleurgesteld.
O çok duyarlıdır.Hij is heel gevoelig.
İngiltere şairleriyle gurur duyar.Engeland is trots op zijn poëten.
Hayatımın geri kalanını pişmanlık duyarak geçirmek istemiyorum.Ik wil er niet de rest van mijn leven spijt van hebben.
O, oğlu ile gurur duyar.Hij is trots op zijn zoon.
Onlar duyarlı kızlar.Ze zijn verstandige meisjes.
Tom'a saygı duyarım.Ik respecteer Tom.
Onun başarısından ben de zevk duyarım.Ik geniet ook van zijn succes.
Değişiklik ancak dikkatli ve duyarlı bir "semptomatik okuma" ile açığa çıkarılabilir.To przemieszczenie może zostać ujawnione na drodze uważnej i czułej “lektury symptomatycznej”.
Babası onunla gurur duyar.Rodzice byli z niego dumni.
İkincil duyargalar: (Lat.How You Remind Me (sł.
Süper simetri süper eşe sahip olabilmek için gravitona ihtiyaç duyar.Supersymetria wymaga od pola grawitonów, aby miało superpartnera.
Oğluyla gurur duyar.Ci są dumni z syna.
Sert kışlara dayanıklıdır, fakat bahar donlarına duyarlıdır.Przetrzymuje nawet surowe zimy, ale jest wrażliwa na wiosenne przymrozki.
Duyargalar genellikle 14-16 segmentlidir.Czułki zazwyczaj mają 12 do 16 segmentów.
Aniden bir ses duyar.Nagle usłyszano ogromny hałas.
İmparator ona büyük güven duyar.Gospodarz okazuje im wiele serca.
O anda Tanrı’nın sesini duyar.Przy Jego chrzcie słyszano głos Boga.
Ama çoğunlukla onun yardımına ihtiyaç duyar.Często jej pomaga.
Ve sesini duyarlar.Wciąż słychać ich krzyk.
Ve insan terleyince suya ihtiyaç duyar.Gdy powietrze jest suche należy ją spryskiwać wodą.
Pek iyi göremezler, ama çok iyi koku alır ve duyarlar.Słabo widzą, ale mają dobry słuch i doskonały węch.
Peki bir futbolcu neden dövüş sporlarına ilgi duyar?Karierę piłkarza porzucił dla sportów walki.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.Są jednak wrażliwi na światło.
(Şeker Adasına kim ihtiyaç duyar?Kto zamieszka na wyspie?.
Günlerden bir gün kızının çığlığını duyar.W pewnym momencie słyszy śmiech dzieci.
Çağımızın modern müzik türleri içinde ahenksiz gürültü içerenlerinden ıstırap duyarlar.Nawet dzisiaj w niektórych kulturach muzyka imituje naturalnie występujące dźwięki.
Segmentçiklerin (ki bunlar gerçek segment değildir) şekline göre birçok duyarga tipi ayırt edilir.Zawierają od kilku do (najczęściej) wielu nasion.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Ludzie i wydarzenia.
Mystere’e karşı büyük bir ilgi duyar.Bardzo interesuje się płcią przeciwną.
Polly Litvanyalıdır ve bununla gurur duyar.Jestem Polakiem i jestem z tego dumny!.
Ancak evcil hayvanların duyarlılığı biraz daha farklıdır.Długość snu u poszczególnych zwierząt znacznie się różni.
Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.Okropny i długo utrzymujący się zapach można wyczuć z odległości 1 km.
Girişimler iş modellerinin işlemesi için genel olarak başka firmalar ile partnerlik ihtiyacı duyarlar.Inne modele biznesowe opierają się na współpracy z innymi firmami.
Herekleme Sırık bezelye gibi çeşitler desteklenmeye gerek duyar.Jako pnącze potrzebuje jakiejś podpory.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Chwilę później słychać było nadlatujące śmigłowce.
Bunların başında adrenerjik uyarılmaya duyarlılık gelir.W tym zakresie wzmacniają działanie adrenaliny.
Bu yapıtlar şairin romantik duyarlılığını olgunlaştırmıştır.Wszystkie te cechy stały się inspiracją dla poetyki romantyzmu.
Ama IR'ye duyarlılıkları düşüktür.Yuri jednak traci przytomność.
Ailesine büyük bir sevgi ve bağlılık duyardı.Cieszył się powszechnym szacunkiem i lojalnością swoich ludzi.
Tom ona büyük bir sempati duyar.Lecz i tak żywił do niej ogromną sympatię.
İnsan uygarlığı enerjinin devamlı uygulanışına çalışma gereksinimi duyar.Robot musi nieprzerwanie poszukiwać coraz lepszych źródeł energii.
Ben eğer bakkal yapıyorsam bununla gurur duyarım.Jestem dumny będąc twoją częścią, będąc patriotą.
Aşırı duyarlılık, optik nörit ^ Lim SA (April 2006).Czynniki integrujące i dezintegrujące (1993).
Savaş günü gelince, Jacob Edward ve Bella'nın konuşmalarını duyar.Tuż przed pójściem Jake’a na bitwę dowiaduje się on o zaręczynach Belli i Edwarda.
Hastalığa daha çok genç atlar duyarlıdır.Młode części rośliny są bardziej podatne na zakażenie.
Firavun da olayı duyar ve Musa’nın idâmını ister.Suran fortsätter med berättelsen om Mose (Musa) och farao.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Alla levande organismer behöver energi för att utföra sina livsnödvändiga processer.
Aniden bir ses duyar.Han hör ett ljud.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Människor och händelser.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Den kräver inte så mycket ljus och behöver sällan vattnas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod