O, soğuğa aşırı duyarlıdır.She is exceedingly sensitive to the cold.
O sürüş becerisiyle gurur duyar.She prides herself on her driving skill.
O, çocuklarıyla gurur duyar.She is proud of her children.
O, kızıyla gurur duyar.She is proud of her daughter.
Görünüşü hakkında duyarlıdır.She is sensitive about her looks.
O, ısıya duyarlıdır.She is sensitive to the heat.
O, oğullarının başarısıyla gurur duyar.She takes pride in her sons' success.
Eleştiriye karşı çok duyarlıdır.She is very sensitive to criticism.
Yemek pişirme yeteneğiyle ilgili kendisiyle gurur duyar.She prides herself on her skill in cooking.
Eleştiriye karşı çok duyarlı olma.Don't be too sensitive to criticism.
Kocam elbiselerine karşı duyarsızdır.My husband is indifferent to his clothes.
Ne kadar çok duyarsam, o kadar çok ilginç olur.The more I hear, the more interesting it becomes.
Çalışırken çok sabıra gerek duyarız.We need a lot of patience when we study.
Yaşlı insanlar, uğruna yaşayacak bir şeye ihtiyaç duyar.Old people need something to live for.
Bulutlu günlerde, uzaktaki sesleri açık havadakilerden daha iyi duyarsın.On cloudy days, you can hear distant sounds better than in clear weather.
Haberi duyar duymaz, o gözyaşlarına boğuldu.As soon as she heard the news, she burst into tears.
O, haberi duyar duymaz gözyaşlarına boğuldu.As soon as she heard the news, she burst into tears.
O, onu duyar duymaz buraya geldi.She came here as soon as she heard it.
O, soğuk algınlığına duyarlıydı.She was susceptible to colds.
O, zilin çaldığını duyar duymaz telefona cevap verdi.As soon as she heard the bell ring, she answered the telephone.
O, zil çaldığını duyar duymaz telefona cevap verdi.She answered the telephone as soon as she heard the bell ring.
O haberi duyar duymaz gözyaşlarına boğuldu.As soon as she heard the news, she broke into tears.
Senin fıkran onu kaç kez duyarsam duyayım komiktir.Your joke is funny no matter how many times I hear it.
Okula hiç geç kalmamış olmaktan gurur duyar.He's proud of never being late to school.
Ben ısıya duyarlı olduğum gibi, yaz aylarında klima olmadan rahatça yaşayamam.As I'm sensitive to heat, I can't live comfortably without air-conditioning in summer.
Bazen babamın banyoda şarkı söylediğini duyarım.I sometimes hear my father singing in the bath.
Yaşlılara saygı duyarım.I respect the elderly.
Sana saygı duyardım.I used to respect you.
Her şeyden şüphe duyarım, kendi şüphelerimden bile.I doubt everything, even my own doubts.
Sanayi ülkeleri birçok nitelikli işgücüne ihtiyaç duyarlar.Industrial countries require a lot of skilled labor.
Mary ışığa karşı duyarlı olduğundan güneş gözlüğü takıyor.Mary is sensitive to light, so she wears sunglasses.
Bebek, annesine ihtiyaç duyar.The baby needs his mother.
O çok duyarlıdır.He is very sensitive.
Bu yönetmen eleştiriye duyarsız değil.This director is not insensitive to criticism.
Sen ona ne zaman ihtiyaç duyarsın?When do you need it by?
Paul ebeveynlerine saygı duyar.Paul respects his parents.
Arkadaşları ona saygı duyar.Her friends look up to her.
Ben laktoza duyarlıyım.I'm lactose intolerant.
Çocuklar genellikle büyük atletlere saygı duyarlar.Children usually look up to great athletes.
Çocuklar genellikle büyük atletlere hayranlık duyarlar.Children usually look up to great athletes.
Dün gece bir şey olsaydı, sanırım onu duyardım.If something had happened last night, I think I would have heard it.
Tom, her gece en az dokuz saat uykuya ihtiyaç duyar, yoksa çalışamaz.Tom needs at least nine hours of sleep every night or he can't function.
C'deki değişken isimler büyük küçük harfe duyarlıdır.Variable names in C are case sensitive.
Burada, herkes saygı duyar ve takdir edilir.Here, everybody feels respected and appreciated.
O çok duyarlı.It's very sensitive.
Tom oğlu ile gurur duyar.Tom is proud of his son.
Ne tür bir insan soykırıma hayranlık duyar ve ona bir kahraman der?Sometimes we lie so that we don't hurt the feelings of others.
Tom, ana-babasına saygı duyar.Tom respects his parents.
Bazen onun hakkında söylentiler duyarım.I sometimes hear rumors about her.
Herkesin görüşüne saygı duyarım.I respect everybody's opinion.
Tom çok duyarlı.Tom is very sensitive.
Bir kadının en duyarlı organı klitoristir.The clitoris is the most sensitive organ of a woman.
Tavsiyeme ihtiyacın varsa bunu size vermek için memnuniyet duyarım.If you need my advice, I'd be glad to give it to you.
Tenis hakkında bir cümle daha duyarsam, çıldıracağım.If I hear one more sentence about tennis, I'll go crazy.
Tom kibar ve duyarlıdır.Tom is polite and sensitive.
Hemen hemen her gün ağustos böceklerini duyarım.I hear cicadas almost every day.
Birçok Asyalı, süt şekeri duyarlısıdır.Many Asians are lactose intolerant.
O zamandan beri iki aydır etrafa duyarsız haldesin.Since then, you were in a state of stupor for two months.
Sana şarkı söylemekten mutluluk duyarım.I'd be happy to sing for you.
Tom telefonu duyar duymaz ona cevap verdi.As soon as Tom heard the phone, he answered it.