Ana içeriğe geç
Sözlük

duyar ile cümle

duyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar duyarlı kızlar.They are sensible girls.
Eleştiremeyecek kadar çok duyarlısın.You are too sensitive to criticism.
Sen gürültüye çok duyarlısın.You are too sensitive to noise.
Gelmekten memnuniyet duyarım.I'll be glad to come.
Partine katılmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to attend your party.
Ben soğuğa karşı çok duyarlıyım. Bir battaniye daha alabilir miyim?I'm very sensitive to cold. May I have another blanket?
Çiçek ve ağaçlar temiz hava ve taze suya ihtiyaç duyarlar.Flowers and trees need clean air and fresh water.
Müzisyenler genellikle eleştiriye duyarlıdır.Musicians are usually sensitive to criticism.
O gün boyunca İngilizce duyar.She hears English all through the day.
Ona hayranlık duyardım ama artık duymuyorum.I used to look up to him, but not anymore.
Ondan yeni bir şey duyarsan lütfen bana bildir.If you hear anything new from him, please let me know about it.
Ev almak isteyen birini duyarsan, lütfen bana bildir.If you happen to hear of anybody that wants to buy a house, please let me know.
Herkes Henry'ye saygı duyar.Everybody looks up to Henry.
Mike babasının zengin olmasıyla gurur duyar.Mike is proud of his father being rich.
Ben aksine duyarlı bir adamdır.Ben, if anything, is a sensible man.
Polis silah ateşini duyar duymaz geldi.The police came as soon as they heard the gunfire.
O, haberi duyar duymaz benzi attı.The moment she heard the news, she turned pale.
Adam ölüm cezasına karşı duyarlı.The man is liable to the death penalty.
Yönetici eleştiriye duyarlıdır.The director is sensitive to criticism.
O haberi duyar duymaz ağlamaya başladı.As soon as she heard the news, she began to weep.
Bay Jones, İngiliz ve Amerikan kullanımları arasındaki nüanslara çok duyarlıdır.Mr Jones is very sensitive to the nuances of English and American usage.
Bir sorununuz varsa, size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to help you if you're having trouble.
İngiltere şairleriyle gurur duyar.England is proud of her poets.
Herne zaman yardıma ihtiyacın olursa yardım etmekten mutluluk duyarım.I am glad to help you whenever you need me.
Biz sık sık senin şarkı söylediğini duyarız.We often hear you sing.
Chris'i sevmiyorum çünkü o çok kaba ve duyarsız.I dislike Chris because he is very rude and insensitive.
Çok kaba ve duyarsız olduğu için Chris'ten hoşlanmıyorum.I dislike Chris because he is very rude and insensitive.
Bir sanatçı gözüyle,bu değerlidir, duyarım.To the eye of an artist, this is valuable, I hear.
Köpek sahibinin sesini duyar duymaz, bir ok gibi fırladı.As soon as the dog heard his master's voice, off he ran like a shot.
Bir köpek kokuya duyarlıdır.A dog is sensitive to smell.
Zamanın uçtuğunun söylenildiğini çoğunlukla duyarız.We often hear it said that time flies.
Biz kulaklarımızla duyarız.We hear with our ears.
Biz ona hayranlık duyarız.We look up to him.
Soğuğa karşı çok duyarlıyım.I am very sensitive to the cold.
O, oğlu ile gurur duyar.He is proud of his son.
Isıya karşı çok duyarlıyım.I am very sensitive to heat.
Öğretmenime çok fazla saygı duyarım.I respect my teacher very much.
Tom'a liderimiz olarak saygı duyarız.We look up to Tom as our leader.
Kazayı duyar duymaz evden dışarı fırladı.As soon as he heard the crash, he rushed out of the house.
İnsan cildi sıcaklık değişikliklerine karşı çok duyarlıdır.Man's skin is very sensitive to temperature changes.
Tüm ekip, çalışmalarıyla gurur duyar.The entire crew takes pride in its work.
Ayakların tabanları, sıcağa ve soğuğa karşı duyarsızdır.Soles of the feet are insensitive to heat and cold.
Adımları duyar duymaz onun kim olduğunu biliyordum.The moment I heard the footsteps, I knew who it was.
Köydeki herkes ona saygı duyar.Everybody in the village looks up to him.
Herkes ona saygı duyardı.Everybody looked up to him.
Kedilerin gözleri ışığa karşı çok duyarlıdır.Cats' eyes are very sensitive to light.
Kedilerin gözleri ışığa çok duyarlıdır.Cats' eyes are very sensitive to light.
Ne kadar yaşlanırsanız, uykuya o kadar az ihtiyaç duyarsınız.The older you get, the less sleep you need.
Sık sık onun kendi kendine mırıldandığını duyardı.She would often hear him grumbling to himself.
O, çok duyarlıdır.He is too sensitive.
Paris'te eğitim görmüş olmakla gurur duyar.He is proud of having been educated in Paris.
O, soğuğa karşı çok duyarlıdır.He is very sensitive to cold.
O dakik olmaktan gurur duyar.He takes pride in being punctual.
O, haberi duyar duymaz ağlamaya başladı.He had no sooner heard the news than he began to cry.
O eleştiriye duyarlıdır.He is sensitive to criticism.
Eleştiriye çok duyarlı.He is very sensitive to criticism.
O, babasına saygı duyar.He respects his father.
O, sıkıntıya karşı gerçekten duyarsız.He is really dull to hardship.
Onların hepsi ona saygı duyarlar.They all respect him.
Ben sık sık onun piyano çaldığını duyarım.I often hear her play the piano.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod