Ana içeriğe geç
Sözlük

duyar ile cümle

duyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Düzenli suya ihtiyaç duyar.Необходима регулярная подмена воды.
Ve insan terleyince suya ihtiyaç duyar.Когда Водяной идёт, с него льётся вода.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.Как и другие организмы, морские млекопитающие восприимчивы к вирусным инфекциям.
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.Той же ночью, дети просыпаются, услышав странные звуки.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Хроника событий и люди.
Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.Я была рада помочь!
Tom ona büyük bir sempati duyar.Том гордо идет на свидание.
Grup, ormanda fısıltılar duyar.В лесу друзья слышат шум.
İki etikete sahip olanlar ise elenmek için 100 mM imidazole ihtiyaç duyar.При необходимой дозе, превышающей 100 мг, используются 2 флакона с препаратом.
Maddalena'nin kardeşinden Dük'ün hayatını bağışlaması için yalvarmalarını duyar.Джильда в страхе умоляет отца простить герцога.
Halihazırda depresyona duyarlı, semptomları evlilik ve annelik tarafından azdırıldı.Состояние Шарлотты, и без того подверженной депрессии, усугубляется браком и материнством.
Babasını ararken Wyatt'ın sesini duyar.Она слышит голос Мистера Голда.
İyicil nodüllerdeki duyarlılığı ise %96 ve özgüllüğü %88 olarak bulunmuştur.Это было более очевидно для негров, чем для белых с соответствующим риском в 16 % и 9 %, соответственно.
Sahildeki kampta, Charlie Pace (Dominic Monaghan), Claire'in bebeğinin ağlama sesini duyar.В лагере на пляже, Чарли Пэйс (Доминик Монаган) слышит крики малыша Клэр Литтлтон, Аарона, и будит Клэр.
Aniden bir ses duyar.Внезапно кто-то стучит.
Kuzular da koyunlardan daha duyarlıdır.Баск: А мои овцы мне ещё важнее.
Özellikle ortadaki adam (MitM) saldırılarına karşı duyarlı değildir.Она является атакой «человек посередине» (MITM).
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Ребёнком он был худым, слабым и часто болел.
Bunun için yüklü miktarda besine ihtiyaç duyar.Но требует за это какое-то количество прихвостней.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Утром приступают к выпечке чесницы с первым звоном церковных колоколов.
Silah her mermi atışı sonu şarja ihtiyaç duyar.Для каждого выстрела стрелку необходимо нажимать спусковой крючок.
Bu tür cihazlar korkunç bir enerjiye ihtiyaç duyarlar.Но для воплощения этого замысла им нужен мощный источник магической энергии.
Bunun için özellikle Cansu’ya karşı çok duyarlıdır.Она испытывает очень сильные чувства к Кадзуме.
İlerleyen zamanlarda odasındaki televizyondan karısının öldürüldüğü haberini duyar.Однажды женщина увидела по телевидению сообщение о пропаже своей семьи.
Bazı şirketler yüzlerce dijital depolama cihazı gereksinimi duyar.Существует несколько стандартов хранения данных на цифровых оптических дисках.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Ночью они услышали звук вертолёта.
Ancak 'yarattığı' bu şeyden ürker ve yaptığından pişmanlık duyar.Все те, что будут ему вверены и которые вытекают из его сущности.
İkincil duyargalar: (Lat.Второй поход (лат.)
Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.Обладает отличным нюхом, благодаря которому чует пищу за милю от себя.
Zorlukla okurken solcu fikirlere yakınlık duyar.Находясь в заключении, разочаровался в левых идеях.
Ve sesini duyarlar.Слышите наши голоса?
Birincil duyargalar (küçük ya da kısa duyargalar): (Lat.Ра́ценю или Ра́цени (латыш.
Diğerlerinin hislerine ilgi duyarım.Ведь всегда следует уважать чувства других.
Ne var ki, insan gözü bu spektrumun sadece bir bölümüne duyarlıdır.Кроме того, к лучам этой части спектра меньше чувствительность глаза человека.
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.Чётко выражена смена сезонов года.
Babasına korkuyla karışık bir saygı duyar.Так тревожно думает отец, беспокоясь за свою Веру.
Polisin biri, bir telefon sesi duyar.Внезапно звонит телефон, это полиция.
Otlamak için, akarsuyun yakın çevresinde otluk bölgelere ihtiyaç duyar.Для завоевания соседних земель необходимо передвинуть иконку своего легиона на близлежащую область.
Ancak evcil hayvanların duyarlılığı biraz daha farklıdır.Для домашних животных это немного некорректно.
"Sanat izleyicisi, yaptığım şeylere karşı çok duyarlı, bu karşılıklı bir etkileşim."Будут организационные выводы достаточно жесткие, включая меня».
Dışkısını tutmak veya bırakmaktan haz duyarlar.Или подчиняешься, или уходишь.
John, onun geçmiş ya da gelecekten geldiği konusunda şüphe duyar.Он спросил, действительно ли они прибыли из будущего.
Dışarıdan sesler duyar.Наверху слышен шум.
O kadar gurur duyar ki, herhangi bir şeyin sanatını yenebileceğini reddeder.Может позволить себе лёгкое раздражение, если ущемляют плоды его искусства.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Он растёт лучше на солнце и нуждается в очень небольшом количестве воды для полива.
Elbise dolabı içinden gelen bir tıkırdı duyar.На помещице треснуло платье.
Yardım alan insanlar ise topluma daha yapıcı bir biçimde hizmet etmeye heves duyarlar."Я думаю, эти деньги смогут реально помочь людям».
Pamina, Tamino’nun sadece resmini gördükten sonra kendisine âşık olmasından sevinç duyar.Агнимитра влюбляется в неё, увидев её изображение на картине.
Tüm omurgasızlar gibi bal arıları da viral enfeksiyonlara oldukça duyarlıdırlar.Как и все беспозвоночные, медоносная пчела чувствительна ко многим вирусным инфекциям.
Bu nedenle çok tekrara ihtiyaç duyarlar.По этой причине неоднократно перестраивался.
İmparator ona büyük güven duyar.Папа принял посла с великой честью.
Hızlı ve daha duyarlıdır.Является быстрым и весьма чувствительным.
Erkeklere karşı agresif, kızlara karşı nazik ve duyarlı davranır.Дружелюбна к девушкам, но с мужчинами ведет себя резко и грубо.
Salak!“ der ya da John öyle duyar.Их ключевая фраза — «Черт!» или «Черт возьми, Джон!»
Mayer böylece ekolojik duyarlığı artırmayı amaçladı.Считается, что оджас стимулирует развитие интеллектуальных способностей.
Bu sırada banyodan gelen sesleri duyar.وفي هذه الأثناء سمع أصوات أتية من المرحاض .
Bart okulda çok başarılı değildir ve bundan övünç duyar.لم يكن بارت ناجحاً في المدرسة وكان فخوراً بذلك.
Marge, Maggie'yi özlemeye başlar fakat bölümün sonunda Maggie, annesine tekrar ihtiyaç duyar.مارج تبدأ في إفتقاد ماجي، ولكن في نهاية الحلقة تبدأ ماجي أن تفتقد مارج.
Lisa'ya "Gördüğümüzden daha fazla yaşam olmalı, herkes inanacağı bir şeylere ihtiyaç duyar." der.وتخبر ليسا " يجب أن يكون هناك أكثر من حياة غير التى نعيشها، ويحتاج الجميع إلى الاعتقاد في شيء ما".
Asker arkadaşı Clay ise X'in neler hissettiğini göremeyecek kadar duyarsız bir adamdır.أيضاً كلاى أخو الجندى ؛ يكون رجل بلا مشاعر بالقدر الذي لن يجعله يرى مايشعر به X .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod