Ana içeriğe geç
Sözlük

duyan ile cümle

duyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Ale Míchaľ, druhá dcéra Saulova, milovala Dávida, a keď to oznámili Saulovi, ľúbila sa mu tá vec.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Ale się rozmiłowała Michol, córka Saulowa, Dawida; co gdy powiedziano Saulowi, miło mu to było.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.A Mihala, hči Savlova, je ljubila Davida. To so povedali Savlu, in videlo se mu je prav.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Intanto Mikal, l'altra figlia di Saul, s'invaghì di Davide; ne riferirono a Saul e la cosa gli piacque
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.사울의 딸 미갈이 다윗을 사랑하매 혹이 사울에게 고한지라 사울이 그 일을 좋게 여겨
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mas Mical, a outra filha de Saul, amava a Davi; sendo isto anunciado a Saul, pareceu bem aos seus olhos.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Men Sauls dotter Mikal hade David kär. Och när man omtalade detta för Saul, behagade det honom.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mical, fata lui Saul, iubea pe David. Au spus lui Saul, şi lucrul i -a plăcut.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mical, fille de Saül, aima David. On en informa Saül, et la chose lui convint.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mikál, a Saul leánya azonban megszereté Dávidot, és mikor ezt megmondák Saulnak, tetszék néki a dolog.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mikal, Sauls datter, elsket David. Da Saul fikk vite dette, syntes han godt om det.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mikhal putri Saul yang lain jatuh cinta kepada Daud. Ketika Saul mendengar hal itu, ia setuju juga
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Milovala pak Míkol dcera Saulova Davida; což když oznámili Saulovi, líbilo se to jemu.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Mutta Saulin tytär Miikal rakasti Daavidia. Ja kun se ilmoitettiin Saulille, oli se hänelle mieleen.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Nhưng Mi-canh, con gái của Sau-lơ, yêu mến Ða-vít. Khi Sau-lơ hay điều đó, thì lấy làm đẹp lòng.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Nhưng_Mi - canh , con_gái của Sau-lơ , yêu_mến Ða - vít . Khi_Sau - lơ hay điều đó , thì lấy_làm đẹp_lòng .
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Ondertussen was echter Sauls dochter Michal verliefd geworden op David en Saul was blij toen hij dat hoorde.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Pero Mical, la otra hija de Saúl, amaba a David. Esto le fue dicho a Saúl, y el asunto le pareció bien
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Sauls Datter Mikal fattede Kærlighed til David. Det kom Saul for Øre, og han syntes godt derom;
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.А Сауловата дъщеря Михала обичаше Давида, и като известиха това на Саула, стана му угодно.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.Но Давида полюбила другая дочь Саула, Мелхола; и когда возвестили об этом Саулу, то это было приятно ему.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.ותאהב מיכל בת שאול את דוד ויגדו לשאול וישר הדבר בעיניו׃
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.وميكال ابنة شاول احبت داود فاخبروا شاول فحسن الامر في عينيه.
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.掃 羅 的 次 女 米 甲 愛 大 衛 . 有 人 告 訴 掃 羅 、 掃 羅 就 喜 悅
Bu arada Saulun öbür kızı Mikal Davuta gönül vermişti. Bunu duyan Saul sevindi.掃羅 的 次女 米甲愛 大衛 . 有 人 告 訴掃羅 、 掃羅 就 喜悅
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Die Leute, die an diesem Kurs Interesse zeigen, haben normalerweise eine Hacker-Mentalität.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Jellemzően olyanokat vonzanak az ilyen kurzusok, akiket a hacker mentalitás jellemez.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.이런 강좌에 이끌린 사람들은 보통 해커의 정신을 갖고 있어요.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Las personas atraídas por estos cursos por lo general tienen mentalidad de 'hacker'.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Le persone che vengono attirate da questi corsi hanno di solito una mentalità da hacker.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Les gens qui sont attirés par ces cours ont typiquement un profil de hacker.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Lidé, které zajímají tyto kurzy, mají obvykle mentalitu hackera.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Ľudia, ktorých priťahujú tieto kurzy, majú zvyčajne hackerskú povahu.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Mensen die zich aangetrokken voelen tot deze cursussen hebben meestal een hackermentaliteit.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Những người bị cuốn hút vào những khóa học này thường thích làm "hacker."
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Oamenii care sunt atrași de aceste cursuri au de obicei o mentalitate de hacker.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Orang-orang yang tertarik dengan kuliah-kuliah ini biasanya mempunyai mentalitas sebagai hacker.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Zainteresowani takimi kursami mają mentalność hakerów.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Οι άνθρωποι που ελκύονται προς αυτά τα μαθήματα έχουν συνήθως τη νοοτροπία του χάκερ.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Люди, которые увлекались проектом, обладали хакерским менталитетом.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Хората, които са привлечени в тези курсове, обикновено имат ум на хакери.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.לאנשים שנמשכים לקורסים הללו יש בדרך כלל מנטליות של האקרים.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.الناس الذين ينجذبون إلى هذه الدورات عادة لديهم عقلية هاكر (قرصان الانترنت).
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.ハッカー精神を 持っています 物事の働く仕組みを 知りたがり
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Daher heißt diese Stätte Lustgräber, darum daß man daselbst begrub das lüsterne Volk.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.És elnevezék azt a helyet Kibrot-thaavának: mert ott temeték el a mohó népet.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.I nazwane jest imię miejsca onego Kibrot Hataawa; albowiem tam pogrzebli lud, który pożądał mięsa.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.그곳 이름을 기브롯 핫다아와라 칭하였으니 탐욕을 낸 백성을 거기 장사함이었더라
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Maka tempat itu dinamakan "Kuburan Kerakusan", karena di situ dikuburkan orang-orang yang mati karena rakus
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Người ta đặt tên chỗ đó là Kíp-rốt Ha-tha-va; vì tại đó người ta chôn dân sự sanh lòng tham muốn.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Người_ta đặt tên chỗ đó là Kíp-rốt Ha-tha-va ; vì tại đó người_ta chôn dân_sự sanh lòng tham muốn .
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Och detta ställe fick namnet Kibrot-Hattaava, ty där begrov man dem av folket, som hade gripits av lystnad.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Og man kaldte Stedet Kibrot Hattåva, thi der blev de lystne Folk jordet.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.On donna à ce lieu le nom de Kibroth Hattaava, parce qu`on y enterra le peuple que la convoitise avait saisi.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Pelo que se chamou aquele lugar Quibrote-Hataavá, porquanto ali enterraram o povo que tivera o desejo.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Preto nazvali meno toho miesta Kibrót-hattaavé, lebo tam pochovali ľud, tých, ktorí si žiadali.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Protož nazváno jest jméno místa toho Kibrot Hattáve; nebo tu pochovali lid, kterýž žádal masa.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Y llamó el nombre de aquel lugar Quibrot-hataavah, porque allí sepultaron al pueblo glotón
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.Και εκαλεσε το ονομα του τοπου εκεινου Κιβρωθ-αττααβα, διοτι εκει εταφη ο λαος ο επιθυμητης.
Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.И нарекли имя месту сему: Киброт-Гаттаава, ибо там похоронили прихотливый народ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod