Ana içeriğe geç
Sözlük

duyan ile cümle

duyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Gerçek sürümü duyana kadar bekleyin." şeklinde bir yorum yaptı.Hãy chờ cho đến khi bạn nghe phiên bản thật sự."
Gordian II savaşta öldürüldü ve bu haberi duyan Gordian I kendini astı.Gordianus II bại vong tử trận và khi nghe được tin này thì Gordianus I cũng treo cổ tự vẫn.
Sulla'nın öldüğünü duyan Sezar, kendisi için yeterince güvenli hale geldiğine inandığı Roma'ya geri döndü.Năm 78 TCN, khi nghe tin Sulla chết, Caesar cảm thấy đây là thời điểm an toàn để trở về La Mã.
Bu durum yalnızlık duyan insanın diğer insanlarla sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasına sekte vurabilir.Điều này có thể dẫn đến các vấn đề trong quan hệ xã hội với người khác.
Bu durumu duyan annesi Frigg herkesi Balder'e karşı zarar vermemeleri konusunda baskı yaptı ve yemin ettirdi.Frigg lo lắng, nên gọi vạn vật tới và bắt phải thề là không được làm hại Balder.
Kargaşayı duyan MacReady yangın alarmını çalıştırır ve Childs yaratığı yakıp kül eder.MacReady ngồi bên cạnh trạm nghiên cứu đang bốc cháy, và Childs xuất hiện.
İnsanın düşünen ve duyan bir varlık olduğunu hesaba katarak," demişti.すなわち人(かみ)と化成(な)る」とあり、人を神と訓読みさせている。
Bu durumu duyan annesi Frigg herkesi Balder'e karşı zarar vermemeleri konusunda baskı yaptı ve yemin ettirdi.それを聞いた母フリッグは、万物に対し、決してバルドルに危害を加えないという誓いを立てさせた。
Duyan herkes tebrik etti.聞いていたみんなは喜んだ。
Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.まことに敬虔なる道者であった。
Nancy’nin çağrısını duyan babası hemen eve gelir.母親(松本)からの電話を受けた娘はすぐに列車で故郷に戻る。
Bunu duyan Bamsı sinirlenir.それを立ち聞きした父は激怒。
Başkalarının işine burnunu sokmaktan özel bir haz duyan bu sosyete asalağı, Maria'ya şantaj yapmaya başlar.ミナ姫暗殺を企てるヴァンパイアに協力して自らもヴァンパイアとなる。
O zaman, kıskançlığından utanç duyan Kont karısından kendini affetmesi için yalvarmaya başlar.自暴自棄に陥っていた市松は、合流した話頭に自分を殺してくれるよう懇願する。
Franklin, satranca büyük ilgi duyan biriydi.富蘭克林好玩西洋棋。
Duyan herkes tebrik etti.听到的人都很痛心。
Günahlarından pişmanlık duyan şeytanlar başlarını eğerek sıralarına geçerler.”凡得罪耶和華的人,他們的血必倒出如灰塵。
Duyanlar ise protesto amaçlı eski adetlerine devam ettiler.有奸民故亂其舊案嘗之。
Planı duyan Hansel ve Gretel, eve dönüş yolunu bulabilmek için beyaz çakıltaşları biriktirir.헨젤과 그레텔은 그녀의 계획을 듣고 집으로 가는 길을 표시하기 위해 하얀 조약돌을 모은다.
Doğrusu asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır."그러나 그에게는 오히려 욕탐수면은 있느니라.(나아가 의결의 자세한 설명도 그러하셨다.)’”
İnsanın düşünen ve duyan bir varlık olduğunu hesaba katarak," demişti.들은바 가 바르고 틀림이 있다해도 그것은 사람의 사견(私見)이다.
Yaptığından pişmanlık duyan genç yayını kırıp atar.자기가 한 짓을 뉘우치는 정신 작용.
Onun sesini duyan kötücül ejderhalar kaçacak yer ararlar.용의 안식처는 용들이 찾아와 일생을 마치는 곳이라고 한다.
40 yıl boyunca Saylonları gören ya da duyan olmadı.אף אחד לא ראה או שמע מן הסיילונים למשך 40 שנה.
Gordian II savaşta öldürüldü ve bu haberi duyan Gordian I kendini astı.בתום יום הקרבות נהרג גורדיאנוס השני ואביו התאבד בתליה לאחר שקיבל את החדשות המרות.
Nardole'un yardım çağrısını duyan Ramone sese doğru gider.בשידור נשמע קולו של מקאריוס עצמו המבקש עזרה.
Bu suçlamayı duyan Yaşar Nabi'nin yorumu "Peyami Safa edebi günahlarına bir yenisini ekliyor" oldu.המחבר עשה זאת כדי שידע השב בתשובה את "גודל כל חטא מחטאיו...
Kargaşayı duyan MacReady yangın alarmını çalıştırır ve Childs yaratığı yakıp kül eder.Когато чува разстроеният им вой, Макрейди пуска пожароизвестителната аларма, а Чайлдс изгаря създанието.
Filmin ismindeki "kız" Nell Tiscowitz atlara ilgi duyan bir aktristir.Филмът разказва за Нел Тисковиц, младо момиче, което може да комуникира с конете.
Bunu duyan Tanrı üçünü de mişkan'a çağırdı.Бог чул молитвата и на двамата (3 гл.).
Böyle bir saldırıdan endişe duyan kullanıcılar bunun yerine /dev/random kullanmalıdır.Към редови войник, кандидатстващ за такъв статус се обръщат с Унтерфюрер-Анвертер.
Sürekli bir iç sıkıntısı duyan Mürşit ise bir türlü hayalini kurduğu uzaklara gidememiştir.Mjesečar se u budnom stanju obično ne sjeća onog što je činio tijekom sna.
Birine alerji duyan kişiler bu nedenle başkalarına sempati duyabilir.U nekim proizvodima se nalaze sastojci na koje mogu biti alergične neke osobe.
Kendine aşırı bir güven duyan İmparator önden bir keşif birliği göndermeyi ihmal etti.Še vedno pretirano samozavestnemu cesarju se ni zdelo potrebno, da bi pred glavnino vojske poslal izvidnico.
Ebeyi duyan çocuklar, oldukları yerde kalmak zorundadırlar.Sinovi spijo kjerkoli lahko najdejo prostor.
40 yıl boyunca Saylonları gören ya da duyan olmadı.Pol stoletja nanje ni bilo mogoče igrati niti jih videti.
Gordian II savaşta öldürüldü ve bu haberi duyan Gordian I kendini astı.Gordijan II. je bil v bojih ubit, Gordijan I. pa se je potem, ko je izvedel za sinovo smrt, obesil.
Düşünen, nefes alan, duyan ve de görebilen iki ağaç...Mrtvi vidijo,sanjajo in slišijo.
Dağıtım, ihtiyaç duyan tüketici veya işletme kullanıcısı için bir ürün veya hizmet hazırlama sürecidir.To je pomembno za dolgoročni razvoj podjetja, ki bo izdelek/storitev delal in tržil.
Kriz aynı zamanda "piyasa psikolojisi"ne ilgi duyan davranış ekonomistlerinin de ilgisini çekmiştir.Tuo krizė patraukė elgsenos ekonomistų, besidominčių rinkos psichologija, dėmesį.
Aşırı şüphe duyan insanlara "Paranoyak" veya "Kuşkucu" adı verilir.Paranoja sergantis žmogus vadinamas „paranoiku“.
Bu durumu duyan annesi Frigg herkesi Balder'e karşı zarar vermemeleri konusunda baskı yaptı ve yemin ettirdi.Tema ema lasi kõigil elusolendeil ja eluta asjadel vanduda, et nad ei tee Baldrile kunagi viga.
Ama bunu duyan çingeneler onu alaya alırlar.Kes tõesti kuulab, saab need kätte.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.A spravedlivého Lota, ztrápeného těch nešlechetníků chlipným obcováním, vytrhl.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.A sprawiedliwego Lota, onych niezbożników rozpustnem obcowaniem strapionego, wyrwał.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.e se livrou ao justo Ló, atribulado pela vida dissoluta daqueles perversos
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.[ha] megszabadította az igaz Lótot, a ki az istenteleneknek fajtalanságban való forgolódása miatt elfáradt;
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.in pravičnega Lota, trpečega od razuzdanega vedenja krivičnikov, je otel
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.I spravedlivého Lota, strápeného až do ustania bezúzdnym životom bezbožníkov, vytrhol.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.무법한 자의 음란한 행실을 인하여 고통하는 의로운 롯을 건지셨으니
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.Kuitenkin hän pelasti hurskaan Lootin, jota rietasten vaellus irstaudessa vaivasi;
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.Liberò invece il giusto Lot, angustiato dal comportamento immorale di quegli scellerati
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.Maar de Here redde Lot uit Sodom, omdat die aan Zijn kant stond.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.Men han frälste den rättfärdige Lot, som svårt pinades av de gudlösa människornas lösaktiga vandel.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.nếu Ngài đã giải cứu người công bình là Lót, tức là kẻ quá lo vì cách ăn ở luông tuồng của bọn gian tà kia,
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.nếu Ngài đã giải_cứu người công_bình là Lót , tức_là kẻ quá lo vì cách ăn_ở luông_tuồng của bọn gian_tà kia ,
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.og fridde ut den rettferdige Lot, som plagedes ved de ugudeliges skamløse ferd
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.og udfriede den retfærdige Lot, som plagedes af de ryggesløses uterlige Vandel,
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.şi dacă a scăpat pe neprihănitul Lot, care era foarte întristat de viaţa destrăbălată a acestor stricaţi;
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.y si rescató al justo Lot, quien era acosado por la conducta sensual de los malvado
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod