Ana içeriğe geç
Sözlük

duyan ile cümle

duyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Arıcılar, genelde çoğu zaman bilgilerini paylaşmaya ilgi duyan nazik insanlar.Beekeepers are generally gentle people who are usually interested in sharing their knowledge.
Ödemeler dengesindeki güçlüklerden endişe duyan hükümet ise bir düzenleme getirmek istiyor.Concerned about balance-of-payment difficulties, the government is seeking to impose regulations.
Bunun dışında o, mutfak iç tasarımına ilgi duyan bir çeve düzenleme ressamı.Aside from that, he is a landscape painter with an interest in kitchen interior design.
Bölgenin geleceği, enerjiye ihtiyaç duyan Batı'ya petrol ve doğalgaz taşınmasına bağlı.The future of the region increasingly hinges on transporting oil and gas to the energy-hungry West.
Güreşçiyle gurur duyan babası Stefan da turnuva için Tokyo'daydı.The wrestler's proud father, Stefan, was in Tokyo to watch.
BH'nin sahip olamdığı şey, silah ve mühimmata ihtiyaç duyan dev bir ordu.What BiH lacks is a huge army in need of weapons and ammunition.
Belgradlı bilim kurgu yazarı Jovan Ristiç de Haudbourg'un çabalarına saygı duyanlardan.Belgrade science fiction writer Jovan Ristic says he respects Haudbourg's work.
Bu eğilim, Osmanlı geçmişlerinden daha fazla gurur duyan insanların sayısında da artışa neden oldu.The trend has led to an increase of people who have become much more proud of the Ottoman past.
Tarımsal toprak bilimi için özel olarak ilgi duyan bazı toprak değişkenleri şunlardır:Some soil variables of special interest to agricultural soil science are:
Bunu duyan XII. Kral Julien, krallığı için yeğeni XIII Kral Julien'e devreder.All the while, his devious uncle returns and tries to get rid of his nephew to reclaim the throne.
Çoğu mahalle muhtarlığında özel bakıma ihtiyaç duyan kişilerin kaydı bulunur.Most local communities maintain registries for special needs individuals.
Annesinin çığlıklarını duyan Arrietty, Shō'yu bahçede bırakır ve ve neler olduğuna bakmaya gider.Alerted by her mother's screams, Arrietty leaves Shō in the garden and goes to investigate.
Tiksinti duyan ama kutsal topraklarda savaşması yasak olan Connor ayrılır.Disgusted, but prohibited from fighting on holy ground, Connor leaves.
Sayaçların giderlerini yönetir ve nüfuzuna ihtiyaç duyan konularda onları destekler.He manages the Counters' expenses and supports them in matters that need his influence.
Çok fazla odaya ihtiyaç duyan aktif kuşlardır.They are active birds that need a lot of room.
Gürültüyü duyan gardiyanlar alarma geçti.Hearing the noise, the guards gave alarm.
Ancak buna ihtiyaç duyanlar hanehalkının sayısı yaklaşık beş katı kadar daha fazlaydı."[1]But there were five times as many households that needed it".[7]
Bunu duyan Edward, Margaret ile evlenmeyi reddederek Fransa'ya savaş ilan etti.Upon hearing this, Edward declared war on France, refusing to marry Margaret.
Sempati duyan Zeus, Hermes'i suyun üzerinde koşabilecek kadar hızlı iki atla gönderdi.Sympathetic, Zeus sent Hermes with two horses so swift they could run over water.
2022 itibarıyla, KSKN'ye ihtiyaç duyan 101 kattan 77'sinin onaylanmış KSKN'ye sahiptir.[1]As of 2022, 77 of the 101 stages that need a GSSP have a ratified GSSP.[1]
Yağmacı tacizci: Başkalarını aşağılamaktan cinsel heyecan duyan kişi.A predatory harasser: a person who gets sexual thrills from humiliating others.
Çocuğu duyan diğer yarısı bacadan düşer ve geri kalanıyla yeniden birleşir.The other half, hearing the boy, fell from the chimney and reunited with the rest.
Doğrusu asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır."Du aber sollst sein der Obervetter!"
Duyan herkes tebrik etti.Alle Umstehenden applaudieren.
Sadist, başkalarına acı çektirmekten haz duyan kimse.Des Sadisten, der foltert?
Bunu duyan Yahudi otoriteleri hemen harekete geçti.Die jüdische Gemeinde informierte daraufhin sofort die Obrigkeit.
Linnee de babası gibi bitkilere ilgi duyan bir çocuktu.Farrer interessierte sich bereits als Kind für Pflanzen.
Bunu duyan Kratos, acılarını dindirmek için kendini yüksek bir dağdan Ege Denizi'ne atarak intihar eder.Von den Göttern enttäuscht, stürzt sich Kratos von einer hohen Klippe ins Meer, um sich das Leben zu nehmen.
Doğrusu asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır."Mais vous n’êtes que des gens transgresseurs».
Öğrencilik yıllarından itibaren sanata büyük ilgi duyan Demirhindi, özellikle sinema ve karikatüre bağlandı.Depuis sa jeunesse, Néstor fait preuve d'un grand intérêt pour les arts, mais surtout pour le cinéma.
Fransızlar daha fazla korunmaya ihtiyaç duyan ilk insanlardı.Les Français seront les premiers à en bénéficier.
Bu durumu duyan annesi Frigg herkesi Balder'e karşı zarar vermemeleri konusunda baskı yaptı ve yemin ettirdi.Sa mère Frigg fait alors jurer à chaque élément de ne jamais faire de mal à son fils.
(Başta Patrona Halil ve Muslu Beşe olmak üzere) İçerideki silah seslerini duyan dışarıdaki yandaşları kaçtı.Six personnes armées de révolvers se précipitent à l'intérieur.
Doğrusu asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır."Sí, sois gente que viola la ley".
Bunu duyan Temuçin ve adamları hemen bulundukları yerden uzaklaştılar.Ella y Mentiritas tienen que irse al pueblo de donde venían.
Paris yıllarında çağdaş akımlara yakınlık duyan sanatçı, ilk sergisini 1948'de Paris'te açtı.Una nueva y difícil etapa de la vida del artista comenzó en París, donde llegó en 1948.
Babasına karşı büyük bir öfke duyan Bruce, onun babalığını reddeder.Bruce, furioso y resentido hacia su padre, se niega.
Ebeyi duyan çocuklar, oldukları yerde kalmak zorundadırlar.Los Hijos duermen en cualquier parte que puedan encontrar.
II. Gordian savaş sırasında öldü ve bunu duyan I. Gordian kendini kemeri ile astı.El hijo de Gordiano murió durante la lucha y, al escuchar esto, Gordiano se ahorcó con su propio cinturón.
(Başta Patrona Halil ve Muslu Beşe olmak üzere) İçerideki silah seslerini duyan dışarıdaki yandaşları kaçtı.Con su rifle en ristre gritó que salieran los que estaban dentro.
Çellonun sesini ilk kez dört yaşında radyo dinlerken duyan du Pré, annesinden bir çello istedi.Tenía cuatro años cuando escuchó el cello por primera vez, en la radio.
Leonardo'ya büyük hayranlık duyan kral, sık sık ziyarete gelir ve sohbet ederdi.El rey favoreció fuertemente a Hugo y Leonor, visitándolos a menudo y haciéndoles numerosos regalos.
Orada bunu duyan elfler çok şaşırmıştı.Y creo que todos los que lo escucharon estaban asombrados.
Kriz aynı zamanda "piyasa psikolojisi"ne ilgi duyan davranış ekonomistlerinin de ilgisini çekmiştir.Así, la crisis atrajo la atención de las finanzas conductuales interesadas en la psicología del mercado.
Doğrusu asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır."Siete dunque gravemente colpevoli».
Gordian II savaşta öldürüldü ve bu haberi duyan Gordian I kendini astı.Gordiano II venne ucciso in battaglia e venuto a sapere di questa notizia, Gordiano I si impiccò.
Bunu duyan Kenan intihar eder.Ma lei, che sente la conversazione, si suicida.
"Ne ?" diye haykırmış bunu duyan yaşlı adam, "Yoksa çan mı çaldı?"Che cosa succede?" urlò Olaf "che cosa si rompe con quel suono?"
Franklin, satranca büyük ilgi duyan biriydi.Franklin è stato un appassionato giocatore di scacchi.
Bunu duyan aileler ise çocukların küfür etmesini engellemeye çalışır.Come Mio, che non le piace che la gente la insulti per la statura infantile.
Sana saygı duyan birini bul.Найди того, кто тебя уважает.
Nokia 6700, iş sınıfı bir cihaz gibi, iş adamları için bir görüntüye ihtiyaç duyan bir telefondur.Nokia 6700 — это телефон бизнес-класса, телефон для деловых людей, которым важен имидж.
Gordian II savaşta öldürüldü ve bu haberi duyan Gordian I kendini astı.Гордиан II погиб в битве, и узнав об этом, Гордиан повесился.
Doğrusu asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır."Но ведь этот же является заурядным и робким, как такому кланяться!».
Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.Им высказано порицание.
Ama bu sözleri duyan hahamlar bunun Mesihlik iddiası olduğunu belirterek sert tepki gösterdiler.Однако, стоит заметить, что приведённые выше слова видимо означают Боговоплощение как таковое.
Leonardo'ya büyük hayranlık duyan kral, sık sık ziyarete gelir ve sohbet ederdi.Наш дорогой владыка очень часто приезжал и у нас служил.
Bunu duyan Temuçin ve adamları hemen bulundukları yerden uzaklaştılar.Слух дошел и до её мужа, который незамедлительно прибыл туда.
Bunları duyan Mürebbiye kendisini çocukları korumaya adar.Сёстры приняли решение защищать таких детей.
Kök sistemi bol suya ihtiyaç duyan bu tahıl türü genellikle su içerisinde yetişir.Многолетнее травянистое водное растение, обычно растущее погружённым в воду.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
duyan ile cümle - Sayfa 3 - duyan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App