Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.Dwie trzecie uczniów w ośrodkach specjalnych i leczniczych to chłopcy.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.Hai phần ba sinh viên của chương trình giáo dục phục hồi là con trai.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.To tredjedele af elever i hjælpeprogrammer er drenge.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.Två tredjedelar av eleverna i olika specialklasser är killar.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.Tweederde van de leerlingen in speciale educatieve remediërende programma's zijn jongens.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.Zwei Drittel der Schüler an Sonderschulen sind Jungen.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.Τα δύο τρίτα των σπουδαστών σε ειδικά προγράμματα αποκατάστασης είναι αγόρια.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.Две трети от учениците в специални поправителни образователни програми са момчета.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.Две трети студентов в специальных исправительных учебных программах — парни.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.Дві третіх студентів виправно-виховних закладів - хлопці.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.שני שלישים מהתלמידים בחינוך מיוחד הם בנים.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.ثلثا الطلبة في البرامج الإصلاحية الخاصة ذكور.
Özel eğitime ihtiyaç duyan her üç öğrenciden ikisi erkek.ご存じの通り
Pazardaki atık miktarları, ucuz hammaddeye ihtiyaç duyan Çin gibi bir ülkede maliyetleri düşük tutmaktadır.Avfallsvolymerna på marknaden håller nere kostnaderna för ett land som Kina, som behöver billiga råmaterial.
Pazardaki atık miktarları, ucuz hammaddeye ihtiyaç duyan Çin gibi bir ülkede maliyetleri düşük tutmaktadır.Objemy odpadu na trhu udržují ceny na nízké úrovni pro země, jako je Čína, které potřebují levné suroviny.
Pazardaki atık miktarları, ucuz hammaddeye ihtiyaç duyan Çin gibi bir ülkede maliyetleri düşük tutmaktadır.Zaradi količin odpadkov na trgu so stroški nizki za države, kot je Kitajska, ki potrebujejo poceni surovine.
Pazardaki atık miktarları, ucuz hammaddeye ihtiyaç duyan Çin gibi bir ülkede maliyetleri düşük tutmaktadır.Обемите отпадъци на пазара поддържат цените ниски за страна като Китай, която има нужда от евтини суровини.
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.이방 모든 나라가 여호와께서 이스라엘의 적군을 치셨다 함을 듣고 하나님을 두려워한고로
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.Men en Guds Rædsel kom over alle Lande og Riger, da de hørte, at HERREN havde kæmpet mod Israels Fjender.
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.Og frykt for Gud kom over alle riker rundt i landene, da de hørte at Herren hadde stridt mot Israels fiender.
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.Semua negara lain menjadi takut ketika mendengar bagaimana TUHAN mengalahkan musuh-musuh Israel
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.И был страх Божий на всех царствах земных, когда они услышали, что Сам Господь воевал против врагов Израиля.
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.ויהי פחד אלהים על כל ממלכות הארצות בשמעם כי נלחם יהוה עם אויבי ישראל׃
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.وكانت هيبة الله على كل ممالك الاراضي حين سمعوا ان الرب حارب اعداء اسرائيل.
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.列 邦 諸 國 聽 見 耶 和 華 戰 敗 以 色 列 的 仇 敵 、 就 甚 懼 怕
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.列邦 諸國聽見 耶和華 戰敗 以色列 的 仇敵 、 就 甚 懼怕
RABbin sözünü duyup anlamak için RABbin meclisinde kim bulundu ki? Onun sözüne kulak verip duyan kim?Bo któż stanął w radzie Pańskiej, a widział i słyszał słowo jego? kto pilnował słowa jego, i słuchał go?
RABbin sözünü duyup anlamak için RABbin meclisinde kim bulundu ki? Onun sözüne kulak verip duyan kim?누가 여호와의 회의에 참여하여 그 말을 알아들었으며 누가 귀를 기울여 그말을 들었느뇨
RABbin sözünü duyup anlamak için RABbin meclisinde kim bulundu ki? Onun sözüne kulak verip duyan kim?Thi hvem stod i HERRENs fortrolige Råd, så han så og hørte hans Ord, hvem lyttede til hans Ord og hørte det?
RABbin sözünü duyup anlamak için RABbin meclisinde kim bulundu ki? Onun sözüne kulak verip duyan kim?Ибо кто стоял в совете Господа и видел и слышал слово Его? Кто внимал слову Его и услышал?
RABbin sözünü duyup anlamak için RABbin meclisinde kim bulundu ki? Onun sözüne kulak verip duyan kim?כי מי עמד בסוד יהוה וירא וישמע את דברו מי הקשיב דברי וישמע׃
RABbin sözünü duyup anlamak için RABbin meclisinde kim bulundu ki? Onun sözüne kulak verip duyan kim?لانه من وقف في مجلس الرب وراى وسمع كلمته. من اصغى لكلمته وسمع
RABbin sözünü duyup anlamak için RABbin meclisinde kim bulundu ki? Onun sözüne kulak verip duyan kim?有 誰 站 在 耶 和 華 的 會 中 、 得 以 聽 見 並 會 悟 他 的 話 呢 . 有 誰 留 心 聽 他 的 話 呢
RABbin sözünü duyup anlamak için RABbin meclisinde kim bulundu ki? Onun sözüne kulak verip duyan kim?有 誰站 在 耶和華 的 會中 、 得以 聽見並會 悟 他 的 話呢 . 有 誰留心 聽 他 的 話呢
RAB Samuele şöyle dedi: ‹‹Ben İsrailde her duyanı şaşkına çevirecek bir şey yapmak üzereyim.여호와께서 사무엘에게 이르시되 보라 내가 이스라엘 중에 한 일을 행하리니 그것을 듣는 자마다 두 귀가 울리리라
RAB Samuele şöyle dedi: ‹‹Ben İsrailde her duyanı şaşkına çevirecek bir şey yapmak üzereyim.Toen zei de HERE tegen Samuël: "Ik ben van plan in Israël dingen te doen, die niemand zal willen geloven.
RAB Samuele şöyle dedi: ‹‹Ben İsrailde her duyanı şaşkına çevirecek bir şey yapmak üzereyim.И сказал Господь Самуилу: вот, Я сделаю дело в Израиле, о которомкто услышит, у того зазвенит в обоих ушах;
RAB Samuele şöyle dedi: ‹‹Ben İsrailde her duyanı şaşkına çevirecek bir şey yapmak üzereyim.ויאמר יהוה אל שמואל הנה אנכי עשה דבר בישראל אשר כל שמעו תצלינה שתי אזניו׃
RAB Samuele şöyle dedi: ‹‹Ben İsrailde her duyanı şaşkına çevirecek bir şey yapmak üzereyim.فقال الرب لصموئيل هوذا انا فاعل امرا في اسرائيل كل من سمع به تطنّ اذناه.
RAB Samuele şöyle dedi: ‹‹Ben İsrailde her duyanı şaşkına çevirecek bir şey yapmak üzereyim.耶 和 華 對 撒 母 耳 說 、 我 在 以 色 列 中 必 行 一 件 事 、 叫 聽 見 的 人 都 必 耳 鳴
RAB Samuele şöyle dedi: ‹‹Ben İsrailde her duyanı şaşkına çevirecek bir şey yapmak üzereyim.耶和華 對 撒母耳 說 、 我 在 以色列 中 必行 一 件 事 、 叫 聽見 的 人 都 必 耳鳴
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,A keď videl Ezechiáš, že prišiel Senacherib, a že jeho tvár je obrátená do boja proti Jeruzalemu,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Al ver que había venido Senaquerib y que su propósito era combatir contra Jerusalén, Ezequía
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Da Esekias fikk vite at Sankerib var kommet og hadde i sinne å angripe Jerusalem,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Da Ezekias så, at Sankerib kom, og at han havde i Sinde at angribe Jerusalem,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Då nu Hiskia såg att Sanherib kom, i avsikt att belägra Jerusalem,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Ézéchias, voyant que Sanchérib était venu et qu`il se proposait d`attaquer Jérusalem,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Ezechia, văzînd că a venit Sanherib şi că are de gînd să înceapă lupta împotriva Ierusalimului,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Ezechia vide l'avanzata di Sennàcherib, che si dirigeva verso Gerusalemme per assediarla
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,In ko vidi Ezekija, da je prišel Senaherib ter da se je namenil bojevati zoper Jeruzalem,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Ketika Hizkia mengetahui bahwa Sanherib berniat menyerbu Yerusalem
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Khi Ê - xê-chia thấy San-chê-ríp đã đến , toan hãm đánh Giê-ru-sa-lem ,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Khi Ê-xê-chia thấy San-chê-ríp đã đến, toan hãm đánh Giê-ru-sa-lem,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,히스기야가 산헤립이 예루살렘을 치러 온 것을 보고
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Kun Hiskia näki Sanheribin tulevan ja olevan aikeessa sotia Jerusalemia vastaan,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Mikor tehát Ezékiás látta, hogy Sénakhérib eljöve, és Jeruzsálemet meg akarná szállani:
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Quando Ezequias viu que Senaqueribe tinha vindo com o propósito de guerrear contra Jerusalém,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Toen duidelijk werd dat Sanherib het ook op Jeruzalem had voorzien,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Und da Hiskia sah, daß Sanherib kam und sein Angesicht stand zu streiten wider Jerusalem,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Vida pak Ezechiáš, že přitáhl Senacherib, a že tvář jeho obrácena jest k boji proti Jeruzalému,