Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Και ιδων ο Εζεκιας, οτι ο Σενναχειρειμ ηλθε και ο σκοπος αυτου ητο να πολεμηση εναντιον της Ιερουσαλημ,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,А Езекия, като видя, че Сенахирим дойде и че намерението му бе да воюва против Ерусалим,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,Когда Езекия увидел, что пришел Сеннахирим с намерением воевать против Иерусалима,
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,וירא יחזקיהו כי בא סנחריב ופניו למלחמה על ירושלם׃
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,ولما رأى حزقيا ان سنحاريب قد اتى ووجهه على محاربة اورشليم
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,希 西 家 見 西 拿 基 立 來 、 定 意 要 攻 打 耶 路 撒 冷
Sanheribin Yeruşalimle savaşmaya hazırlandığını duyan Hizkiya,希西家 見 西拿基立 來 、 定意 要 攻打 耶路撒冷
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Allora Sara disse: «Motivo di lieto riso mi ha dato Dio: chiunque lo saprà sorriderà di me!»
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.A Sára povedala: Bôh mi spôsobil smiech. Každý, kto to počuje, bude sa mi smiať.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Da sagde Sara: "Gud ham beredt mig Latter; enhver, der hører det, vil le ad mig."
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Da sa Sara: Gud har gjort det så at jeg må le; alle som hører dette, vil le av mig.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Entonces Sara dijo: --Dios me ha hecho reír, y cualquiera que lo oiga se reirá conmigo
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.És monda Sára: Nevetést szerzett az Isten, énnékem; a ki csak hallja, nevet rajtam.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Et Sara dit: Dieu m`a fait un sujet de rire; quiconque l`apprendra rira de moi.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.In Sara reče: Smeh mi je napravil Bog; kdorkoli bo slišal, smejal se bo z menoj vred.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.I řekla Sára: Radost mi učinil Bůh; kdokoli uslyší, radovati se bude spolu se mnou.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Ja Saara sanoi: "Jumala on saattanut minut naurunalaiseksi; kuka ikinä saa tämän kuulla, se nauraa minulle".
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.사라가 가로되 하나님이 나로 웃게 하시니 듣는 자가 다 나와 함께 웃으리로다
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Och Sara sade: »Gud har berett mig ett löje; var och en som får höra detta skall le mot mig.»
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Pelo que disse Sara: Deus preparou riso para mim; todo aquele que o ouvir, se rirá comigo.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Şi Sara a zis: ,,Dumnezeu m'a făcut de rîs: oricine va auzi, va rîde de mine.``
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Tedy rzekła Sara: Śmiech mi uczynił Bóg; ktokolwiek usłyszy, śmiać się będzie ze mną.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Und Sara sprach: Gott hat mir ein Lachen zugerichtet; denn wer es hören wird, der wird über mich lachen,
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Και ειπεν η Σαρρα, Ο Θεος με εκαμε να γελω οστις ακουση, θελει γελα μετ' εμου.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.И Сара каза: Бог ме направи за смях; всеки, който чуе, ще ми се смее.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.И сказала Сарра: смех сделал мне Бог; кто ни услышит обо мне, рассмеется.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.ותאמר שרה צחק עשה לי אלהים כל השמע יצחק לי׃
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.وقالت سارة قد صنع اليّ الله ضحكا. كل من يسمع يضحك لي.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.撒 拉 說 、 神 使 我 喜 笑 、 凡 聽 見 的 必 與 我 一 同 喜 笑
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.撒拉說 、 神 使 我 喜笑 、 凡聽見 的 必與 我 一同 喜笑
Senden duyana dek Scriabin Piyano Sonat'ını duymamıştım bile.- É o que eu sinto. Nunca tinha ouvido a sonata do Scriabin.. Scriabin?
Senden duyana dek Scriabin Piyano Sonat'ını duymamıştım bile.Ik had nog nooit gehoord van een pianosonate, totdat jij het me liet horen.
Senden duyana dek Scriabin Piyano Sonat'ını duymamıştım bile.J'avais encore jamais entendu la sonate de Scriabine,
Senden duyana dek Scriabin Piyano Sonat'ını duymamıştım bile.ألم تسمعي سوناتا بيانو و لا أتوقف عن سماعها
Seyirciler arasında bu noktada şüphe duyan birileri olduğunu biliyorum ve belki "Ama, Naomi.Ik weet dat er mensen zijn in het publiek die nu sceptisch worden. Misschien zeggen fashionista's:
Seyirciler arasında bu noktada şüphe duyan birileri olduğunu biliyorum ve belki "Ama, Naomi.이 점에 대해 여러분들 중에는 회의적인 분들도 계시다는 건 알고 있습니다. 어쩌면, 어떤 패셔니스트들은
Seyirciler arasında bu noktada şüphe duyan birileri olduğunu biliyorum ve belki "Ama, Naomi.Я знаю, що в залі є люди, досить скептично налаштовані щодо цього. Можливо, тут є знавці моди, що скажуть:
Seyirciler arasında bu noktada şüphe duyan birileri olduğunu biliyorum ve belki "Ama, Naomi.אני יודעת שישנם אנשים בקהל שמעלים ספקות בנקודה זו,
Seyirciler arasında bu noktada şüphe duyan birileri olduğunu biliyorum ve belki "Ama, Naomi.ファッションに詳しい方は こう言うかもしれません ファッションに詳しい方は こう言うかもしれません 「ナオミやタイラ、ジョン・スモールズ、リウ・ウェンなど 白人以外のモデルもいるぞ」
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Devo ancora vedere qualcuno che è così eccitato da qualcuno che ha bisogno di lui.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.En ole vielä tavannut ketään, joka erityisesti kiihottuisi siitä, että joku tarvitsee häntä.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Eu ainda estou para ver alguém que fique assim tão excitado por alguém que precise dele.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Ich habe noch nie jemanden gesehen, der sich von jemandem angeturnt fühlt, der ihn braucht.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Ik moet de eerste persoon nog tegenkomen die opgewonden raakt van iemand die hem nodig heeft.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Încă nu am văzut pe cineva care să fie foarte atras de cineva care are nevoie de ei.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Jag vet ingen som tänder på att någon är beroende av dem.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Jeg har endnu ikke mødt nogen, der bliver tændt af nogen der har brug for dem.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Je n'ai encore jamais vu quelqu'un être excité par quelqu'un qui a besoin de lui.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Ještě jsem neviděla někoho, kdo je celý nažhavený na někoho, kdo ho potřebuje.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Jeszcze nie widziałam osoby podnieconej kimś, kto jej potrzebuje.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.저는 아직 누군가가 자신을 필요로 하는 사람에 의해 흥분한 것을 아직까지 본 적이 없습니다.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Még nem láttam olyant, aki igazán beindul valakire, akinek szüksége van rá.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Nisem še videla, da bi nekoga vzburilo dejstvo, da ga nekdo potrebuje.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm. Onları istemek bir şeydir.Tôi chưa thấy một ai đó cảm thấy rạo rực chỉ vì ai đó cần họ. ham muốn là một chuyện.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Todavía estoy por ver a alguien que esté excitado por alguien que lo necesita.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Δεν έχω δει ακόμη κανέναν να ποθεί ερωτικά κάποιον που τον χρειάζεται.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Мне, наверное, ещё предстоит увидеть людей, которых возбуждает кто-то, кто в них нуждается.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Още не съм видяла човек, възбуден от това, че някой се нуждае от него.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.Я ще не бачив людини, охопленої бажанням до когось, хто її потребує.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.עוד לא ראיתי מישהו שנדלק בגלל אדם שזקוק לו.