Ana içeriğe geç
Sözlük

duyan ile cümle

duyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu şiiri duyan hiç kimse onu unutamaz.Niemand die dit gedicht heeft gehoord, vergeet het.
Bu şiiri duyan hiç kimse onu unutamaz.Nimeni din cei care au auzit acest poem nu-l uită.
Bu şiiri duyan hiç kimse onu unutamaz.Quiconque a entendu ce poème ne peut l'oublier.
Bu şiiri duyan hiç kimse onu unutamaz.Wer dieses Gedicht hört, wird es nie wieder vergessen.
Bu şiiri duyan hiç kimse onu unutamaz.Αυτό το ποίημα έμεινε αξέχαστο σε όλους όσους το άκουσαν.
Bu şiiri duyan hiç kimse onu unutamaz.Кто слышал стихотворение, не забудет его.
Bu şiiri duyan hiç kimse onu unutamaz.אף אחד ששמע את השיר הזה לא שוכח אותו.
Bu şiiri duyan hiç kimse onu unutamaz.لم ينسَ أحدٌ هذه القصيدة بعدما سمعها،
Bu şiiri duyan hiç kimse onu unutamaz.霧が視界に入ると もうその近くに小さな灰色の猫がいるのです
Bu terimi yeni duyanlar için hemen açıklayalım, Bitcoin tam anlamıyla elektronik bir ödeme sistemidir.Tedy pro začátečníky, Bitcoin je pouze elektronický platební systém.
Bu terimi yeni duyanlar için hemen açıklayalım, Bitcoin tam anlamıyla elektronik bir ödeme sistemidir.Що ж, для початку, Біткоїн це лише електронна платіжна система.
Bu terimi yeni duyanlar için hemen açıklayalım, Bitcoin tam anlamıyla elektronik bir ödeme sistemidir.ネット越しに2つの主体がやりとりを行うものです
Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.A všetok Izrael, všetci, ktorí boli vôkol nich, utekali na ich krik, lebo vraveli: Aby i nás nepohltila zem!
Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.In vsi Izraelci, ki so bili okoli njih, zbeže ob njih vpitju; zakaj dejali so: Da nas ne požre zemlja!
Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.그 주위에 있는 온 이스라엘이 그들의 부르짖음을 듣고 도망하며 가로되 땅이 우리도 삼킬까 두렵다 하였고
Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.Og hele Israel som stod rundt omkring dem, rømte da de hørte deres skrik; de sa: Jorden kunde sluke oss og.
Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.Και πας ο Ισραηλ ο περιξ αυτων εφυγον εις την βοην αυτων, λεγοντες, Μηπως καταπιη και ημας η γη.
Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.А целият Израил, който бяха около тях, погинаха, като извикаха, думайки: Да не погълне земята и нас.
Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.וכל ישראל אשר סביבתיהם נסו לקלם כי אמרו פן תבלענו הארץ׃
Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.وكل اسرائيل الذين حولهم هربوا من صوتهم. لانهم قالوا لعل الارض تبتلعنا.
Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.在 他 們 四 圍 的 以 色 列 眾 人 聽 他 們 呼 號 、 就 都 逃 跑 、 說 、 恐 怕 地 也 把 我 們 吞 下 去
Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.在 他 們 四 圍 的 以色列 眾人聽 他 們呼號 、 就 都 逃跑 、 說 、 恐怕 地 也 把 我 們吞 下去
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.A legújabban Thomas Schelling érvel egy háztulajdonos példájával, aki zajt hall az alagsorban.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Bliżej naszych czasów Thomas Schelling przedstawił analogię właściciela domu, który słyszy szelest w piwnicy.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Etwas aktueller bot Thomas Schelling eine Analogie eines Hausbesitzers der ein Rascheln im Keller hört.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.지하실에 무슨 소리가 나서 내려가는 집주인의 예를 들어
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Mai recent Thomas Schelling propune analogia unui gospodar care aude un zgomot în pivniță.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Mais recentemente, Thomas Schelling propôs a analogia de um proprietário que ouve um ruído na cave.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Onlangs maakte Thomas Schelling de vergelijking met een huiseigenaar die gerommel hoort in de kelder.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Più di recente, Thomas Schelling ha fatto l'esempio di un padrone di casa che sente un rumore in cantina.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Récemment, Thomas Schelling donnait l'analogie d'un propriétaire qui entend un bruit dans sa cave.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Recientemente Thomas Schelling da la analogía del dueño de una casa que escucha un crujido en el sótano.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Πιο πρόσφατα, ο Τόμας Σέλινγκ παρουσιάζει την αναλογία με έναν νοικοκύρη που ακούει ένα θόρυβο στο υπόγειο.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Домовладелец слышит шуршание в подвале.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.Домовласник чує шурхіт у підвалі.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.По-наскоро Томас Шилинг дава аналогия за собственик на жилище, който чува шумолене в мазето.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.הציג את הדוגמה של בעל-הבית ששומע רשרוש במרתף.
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.يعطي قياس على أي مالك منزل عندما يسمع صوت غريب
Daha yakın dönemde Thomas Schelling, zemin katta hışırtı duyan bir evsahibi benzetmesini yapar.目に飛び込んだのは 銃を持った侵入者
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.A keď počuli ľudia slová, ktoré hovoril Dávid, oznámili to Saulovi, ktorý ho povolal k sebe.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.A tak roznesla se slova, kteráž mluvil David, a oznámili je Saulovi. Kterýžto povolal ho.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Cînd s'au auzit cuvintele rostite de David, au fost spuse înaintea lui Saul, care a trimes să -l caute.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Có người nghe các lời Ða - vít nói , bèn thuật lại cho Sau-lơ hay ; Sau-lơ đòi người đến .
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Có người nghe các lời Ða-vít nói, bèn thuật lại cho Sau-lơ hay; Sau-lơ đòi người đến.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Det kom ut hvad David hadde sagt, og Saul fikk og høre det. Han lot ham hente,
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Então, ouvidas as palavras que Davi falara, foram elas referidas a Saul, que mandou chamá-lo.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.És mikor meghallották azokat a szavakat, a melyeket Dávid szóla, megmondák Saulnak, ki magához hívatá õt.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Imidlertid rygtedes det, hvad David havde sagt; det kom også Saul for Øre, og han lod ham hente.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.In ko so slišali besede, ki jih je govoril David, jih povedo pred Savlom; in Savel pošlje ponj.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.I usłyszano słowa, które mówił Dawid, i opowiedziano je Saulowi, którego Saul wziął do siebie.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.혹이 다윗의 한 말을 듣고 그것을 사울에게 고하였으므로 사울이 다윗을 부른지라
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Las palabras que David había dicho fueron oídas y le fueron referidas a Saúl, quien le hizo venir
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Lorsqu`on eut entendu les paroles prononcées par David, on les répéta devant Saül, qui le fit chercher.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Men vad David hade talat blev bekant; och man berättade det för Saul, och denne lät hämta honom.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Mutta tuli tunnetuksi, mitä Daavid oli puhunut; ja se kerrottiin Saulille, ja tämä noudatti hänet luoksensa.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Sentendo le domande che faceva Davide, pensarono di riferirle a Saul e questi lo fece venire a sé
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Und da sie die Worte hörten, die David sagte, verkündigten sie es vor Saul, und er ließ ihn holen.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Και οτε ηκουσθησαν οι λογοι, τους οποιους ελαλησεν ο Δαβιδ, ανηγγειλαν προς τον Σαουλ και παρελαβεν αυτον.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.И когато се чуха думите, които говори Давид, известиха ги на Саула; и той го повика при себе си.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.И услышали слова, которые говорил Давид, и пересказали Саулу, и тот призвал его.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod