Ana içeriğe geç
Sözlük

duy ile cümle

duy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yapmış olduğumdan hiçbir pişmanlık duymuyorum.I have no regrets for what I have done.
Yaptığım hakkında kendimden çok utanç duyuyorum.I'm very ashamed of myself about what I've done.
Kelimelerle duygularımı ifade edemiyorum.I can't convey my feelings in words.
Hatamdan pişmanlık duydum.I came to regret my mistake.
Duygularımı ifade etmede iyi değilim.I'm not good at expressing my feelings.
O, oğlu ile gurur duyar.He is proud of his son.
İsmimin çağrıldığını duyduğuma şaşırdım.I was surprised to hear my name called.
Amcama saygı duyuyorum, bu yüzden ilk oğluma John adını verdim.I respect my uncle, so I named my first son John after him.
Isıya karşı çok duyarlıyım.I am very sensitive to heat.
Bir yardım çağrısı duydum.I heard a call for help.
Bir kadının çığlık attığını duydum.I heard a woman scream.
Küçük bir kızın ağladığını duydum.I heard a little girl crying.
Ben, kızın yardım için ağladığını duydum.I heard the girl crying for help.
Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.I heard the boys singing.
İsmimin kafeteryada çağrıldığını duydum.I heard my name called in the cafeteria.
Öğretmenime çok fazla saygı duyarım.I respect my teacher very much.
Gürültüden dolayı kendimi duyuramadım.I could not make myself heard on account of the noise.
Gürültülü sınıfta kendimi duyuramadım.I couldn't make myself heard in the noisy class.
Oğlumla gurur duyuyorum.I'm proud of my son.
Birisinin kapıyı çaldığını duydum.I heard someone knock on the door.
Birinin çığlık attığını duydum.I heard someone scream.
Birinin odaya girdiğini duydum.I heard someone come into the room.
Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkma alışkanlığı duyuyorum.I am in the habit of going for a walk before breakfast.
Sokakta birinin bana seslendiğini duydum.I heard someone on the street calling me.
Caddedeki biri tarafından adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called by someone on the street.
Sık sık aynı şeyi duymaktan bıktım.I got tired of hearing the same thing so often.
Onun konserde şarkı söylediğini duydum.I heard him sing at the concert.
Ben sık sık onun trompette melodi çaldığını duydum.I often heard him playing the melody on the trumpet.
Bir kez onun piyano çaldığını duydum.I heard him play the piano once.
Onun kendi kendine mırıldandığını duydum.I heard him mumble to himself.
Onun İngilizce konuştuğunu asla duymadım.I have never heard him speak English.
Onun hapishanede olduğunu duyduğuma şaşırdım.I'm surprised to hear that he is in prison.
Onun başkaları hakkında kötü konuştuğunu hiç duymadım.I have never heard him speak ill of others.
Onun suça karıştığını duydum.I heard of his involvement in crime.
Ona ilgi duyuyorum.I'm attracted to him.
Onun duygularını incittim mi?Did I hurt his feelings?
Onun duygularını incitmekten korkuyordum.I was afraid that I might hurt his feelings.
Onun planlarına en ufak bir ilgi duymuyorum.I have not the slightest interest in his plans.
Ben onun sağlığı hakkında endişe duyuyorum.I am very concerned about his health.
Onun başarısızlığını duyduğuma şaşırdım.I was surprised to hear of his failure.
Onun dürüstlüğünden güvence duyuyorum.I am assured of his honesty.
Ben onun hikayesinden şüphe duyuyorum.I doubt his story.
Ona saygı duymayı bırak, ondan hoşlanmıyorum.Far from respecting him, I dislike him.
Onun İngilizceyi akıcı konuştuğunu duydum.I heard her speak English fluently.
Onun bir şarkı söylediğini duydum.I heard her sing a song.
Onun şarkı söylediğini asla duymadım.I have never heard her sing.
Onun, odasında şarkı söylediğini duydum.I heard her singing in her room.
Babamın iyi bir aşçı olmasından gurur duyuyorum.I'm proud of my father being a good cook.
Babamla gurur duyuyorum.I'm proud of my father.
Babamla çok gurur duyuyorum.I'm very proud of my father.
Fiyatların çok yüksek gittiğini duyduğuma şaşırdım.I am surprised to hear that prices have gone up so high.
Onu duymaktan usandım.I am tired of hearing that.
Annemin bir şarkı söylediğini asla duymadım.I've never heard my mother sing a song.
Bunu duyduğumda şaşkınlıktan dilim tutulmuştu.When I heard it, I was dumbfounded.
Ben iyi bir yön duyusuna sahibim, bu yüzden kaybolmam.I have a good sense of direction, so I don't get lost.
Trenin evimin yanından geçişini duymaya alışkınım.I am used to hearing the train pass by my house.
Ben de bu konuda çok şey duydum.I've heard a lot about that, too.
Benden başka hiç kimse onu duymadı.Nobody has heard of it but me.
Biz geleceğin hakkında endişe duyuyoruz.We worry about your future.
Çocuğun Keman çaldığını duyduk.We heard the boy playing the violin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod