Ana içeriğe geç
Sözlük

duy ile cümle

duy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kurt uluması duydum.I heard a wolf crying.
Owen'la aranızın iyi olmadığını duydum.I hear you're on bad terms with Owen.
Ondan henüz bir şey duymadım.I have heard nothing from him yet.
Bir köpeğin keskin bir koku alma duyusu vardır.A dog has an acute sense of smell.
Gazetedeki bir duyuru vasıtasıyla kaybolan köpeğimi buldum.I found my lost dog by means of a notice in the paper.
Her zaman başkalarının duygularını dikkate almalıyız.We must always consider the feelings of others.
Haberi ne zaman duydun?When did you hear the news?
İngiltere şairleriyle gurur duyar.England is proud of her poets.
Duyduklarımdan çok şey öğrendim.I learned a lot from what I heard.
İngilizcenin öyle hızlı konuşulduğunu hiç duymadım.I've never heard English spoken so quickly.
Endişeli ev hanımı telefonun zilini duydu ve hemen ahizeyi kaldırdı.The worried housewife heard the telephone ring and quickly picked up the receiver.
Her yerde insanlar dünya barışına adanmış kamu liderleri için özlem duyuyorlar.People everywhere yearn for public leaders dedicated to world peace.
O kadar çok gürültü vardı ki, konuşmacı kendisini duyuramadı.There was so much noise that the speaker couldn't make himself heard.
Onun "sadece arkadaş olalım" diyerek onu başından savdığını duydum.I heard she brushed him off, saying "Let's just be friends."
Lise günlerimi hatırlamadan o şarkıyı hiç duymuyorum.I never hear that song without remembering my high school days.
O şarkının hiç Fransızca söylenildiğini duydun mu?Have you ever heard that song sung in French?
Siz Amerikalıların bir yerden bir yere taşınmayı sevdiğinizi duydum.I hear you Americans like to move from place to place.
Ebeveynlerine saygı duyuyor musun?Do you look up to your parents?
Keskin bir yön duyun var.You have a sharp sense of direction.
Onun duygularını hafife almamalısın.You should not trifle with his feelings.
Çok zengin olduğunu duyuyorum.I hear you're very rich.
Oğlumun keman çaldığını duydun mu?Did you hear my son play the violin?
Bütün ihtiyaç duyduklarımı bana sağlayabilir misin?Can you supply me with all I need?
İleride pişmanlık duymak istemiyorsan elinden geleni yapmalısın.You must do all you can lest you should regret later.
Bir şey duyabiliyor musun?Can you hear anything?
Harika bir mizah duygun var.You've got a great sense of humor.
Haberi henüz duydun mu?Have you heard the news yet?
Senin piyano çaldığını duyuyorum.I hear that you play the piano.
Duyduğuma göre piyano çalıyormuşsun.I hear that you play the piano.
Partide huzursuz hissettiğini duydum.I hear that you felt ill at ease at the party.
O kadar düşük sesle konuşuyorsun ki ne dediğini tam olarak duyamıyorum.You speak so softly that I cannot quite hear what you say.
Ben, iyi bir tenis oyuncusu olduğunu duyuyorum.I hear that you are a good tennis player.
Herkes tarafından saygı duyuluyorsun.You're respected by everybody.
Haberi duydunuz mu?Did you hear the news?
Haberi duydun mu?Did you hear the news?
Bunu duyduğuna şok olacaksın.You will be shocked to hear this.
Bu operanın İtalyanca söylendiğini hiç duydun mu?Have you ever heard this opera sung in Italian?
Kuzey kutbu kırlangıcı denilen bir kuş duydun mu?Have you heard of a bird called the Arctic Tern?
Amerika Birleşik Devletlerine gideceğini duyuyorum.I hear that you are going to the United States.
Hiç onun sahnede şarkı söylediğini duydun mu?Have you ever heard her sing on the stage?
Samimi fikrini duymak istiyorum.I would like to hear your honest opinion.
Sesinizi duyduğum için mutluyum.I am happy to hear your voice.
Ben de, sesinizi duymak istiyorum.I would like to hear your voice, too.
Ben başarınızdan mutluluk duyuyorum.I am delighted at your success.
Başarınızı duyduğuma çok memnun oldum.I am very pleased to hear of your success.
Senin hakkında duydum.I've heard about you.
Nişanını duyduğuma çok mutlu oldum.I am very happy to hear about your engagement.
Babanla gurur duyuyor musun?Are you proud of your father?
Size yardım etmekten mutluluk duyuyoruz.We are glad to help you.
Erkek kardeşinden duyduğun o hikayeyi bana anlat.Tell me that story you heard from your brother.
Seni çok iyi duyamıyorum.I can't hear you very well.
Sizi çok iyi duyamıyorum.I can't hear you very well.
Senin hakkında sık sık duydum.I've often heard about you.
Senin bir mizah duygun var.You have a sense of humor.
Siz geç insanların mizah duygusu yok.You young people have no sense of humor at all.
Hayatında en çok kime saygı duyuyorsun?Whom do you respect most in your life?
Herne zaman yardıma ihtiyacın olursa yardım etmekten mutluluk duyarım.I am glad to help you whenever you need me.
Biz sık sık senin şarkı söylediğini duyarız.We often hear you sing.
Gelemediğini duyduğumda hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed when I heard that you couldn't come.
Ben dört yıldır onlardan bir kelime duymadım.I haven't heard a word from them in over four years.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod