Öyle söylediğini duymak başımı döndürüyor.It makes my head swim to hear you say that.
Ben onu duymaktan usandım.I am tired of hearing it.
Bu, çoğu insanın hiç duymadığı küçük bir ülke.It's a tiny country that most people have never heard of.
O ismi duyduğuma inanmıyorum.I don't believe I've heard that name.
O adam biraz uzak duruyordu, ama o Tom'un bağırdığını duyunca döndü.That man was standing a little ways away, but he turned when he heard Tom shout.
O adam biraz uzakta duruyordu fakat Tom'un bağırdığını duyunca geri döndü.That man was standing a little ways away, but he turned when he heard Tom shout.
Adam ölüm cezasına karşı duyarlı.The man is liable to the death penalty.
O, kazayı duyduğunu söyledi.She said she had heard of the accident.
Hiç böyle bir hikaye duydun mu?Have you ever heard such a story?
Ben böyle bir görevi başarmanın gururunu duyuyorum.I am proud of having accomplished such a task.
John'un anne babası onun güvende olduğunu duydukları için rahatlamış görünüyorlardı.John's parents seemed relieved to hear that he was safe.
John'a olanları duydun mu?Did you hear what happened to John?
John'un başına geleni duydun mu?Did you hear what happened to John?
John'a olanı duydun mu?Did you hear what happened to John?
Hiç böyle bir şey duydun mu?Have you ever heard of such a thing?
Bu konuda karışık duygularım var.I have mixed feelings about this.
Bunun son on yılda yaşadığımız en soğuk kış olduğunu duydum.I hear this is the coldest winter we have had in the past ten years.
Bu ezgiyi daha önce duyduğumu hatırlıyorum.I remember hearing this tune before.
Carol ve Will'in ayrıldığını duydum.I heard that Carol and Will have split up.
Sesi duyamıyor musun?Can't you hear the sound?
Her zaman başkalarının duygularını dikkate almalıyız.We must always consider the feelings of others.
Keskin bir yön duyun var.You have a sharp sense of direction.
Onun duygularını hafife almamalısın.You should not trifle with his feelings.
Haberi duydunuz mu?Did you hear the news?
Haberi duydun mu?Did you hear the news?
Sesinizi duyduğum için mutluyum.I am happy to hear your voice.
Ben de, sesinizi duymak istiyorum.I would like to hear your voice, too.
Ben başarınızdan mutluluk duyuyorum.I am delighted at your success.
Hayatında en çok kime saygı duyuyorsun?Whom do you respect most in your life?
Herne zaman yardıma ihtiyacın olursa yardım etmekten mutluluk duyarım.I am glad to help you whenever you need me.
Ön kapının çarptığını duydum.I heard the front door slam.
Kapının çaldığını duydum. Git ve kim olduğuna bak.I heard the doorbell ring. Go and see who it is.
Kamu yararına saygı duyulmalıdır.The public convenience should be respected.
Bunun bizim yirmi yıl içerisinde yaşadığımız en soğuk kış olduğunu duydum.This is the coldest winter we have had in twenty years, I hear.
Biz kapının kapandığını duyduk.We heard the door close.
Biz onun güvenli dönüşünü duyduğumuza sevindik.We were glad to hear of his safe return.
Onun başarısını duymaktan mutlu olduk.We were delighted to hear of his success.
Öğretmenimiz olarak ona saygı duyuyoruz.We look up to him as our teacher.
Biz ona hayranlık duyarız.We look up to him.
Adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called.
Adımı duyduğumda otomatikman cevap verdim.I replied automatically when I heard my name.
Duygularınıza zarar vermiş olabilirim, ancak bu benim niyetim değildi.I may have hurt your feelings, but such was not my intention.
Sana saygı duyuyorum.I look up to you.
Haberi duyduğuma memnun oldum.I am glad to hear the news.
Haberi duyduğuma şaşırdım.I was surprised to hear the news.
Mağazayı pek çok kişiye sordum, ancak kimse onu duymamıştı.I asked many persons about the store, but no one had heard of it.
Sizinle çalışmaktan gurur duyuyorum.I am proud to work with you.
Ben benim okulum ile gurur duyuyorum.I'm proud of my school.
Okula asla geç kalmamakla gurur duyuyorum.I am proud of never being late for school.
Okuldayken tembel olduğum için pişmanlık duyuyorum.I regret having been lazy in my school days.
Soğuğa karşı çok duyarlıyım.I am very sensitive to the cold.
İsmimin kafeteryada çağrıldığını duydum.I heard my name called in the cafeteria.
Birisinin kapıyı çaldığını duydum.I heard someone knock on the door.
Birinin çığlık attığını duydum.I heard someone scream.
Birinin odaya girdiğini duydum.I heard someone come into the room.
Ona ilgi duyuyorum.I'm attracted to him.
Babamın iyi bir aşçı olmasından gurur duyuyorum.I'm proud of my father being a good cook.
Tom'a liderimiz olarak saygı duyarız.We look up to Tom as our leader.
Duygularımızı kontrol etmek bazen zordur.It's sometimes difficult to control our feelings.
Duygularını gizlemek zorunda değilsin.You don't have to hide your feelings.