Duvar yükseklikleri üç farklı haldedir.Три його портики стоять на різних рівнях.
Bu çift duvarlar bir metrenin üzerinde bir kalınlıkta olup gizli merdivenleri ve kuyusu vardır.Подвійна стіна завтовшки близько метра і містить таємні сходи і джерела.
Evlerin etrafında toprak veya tahtadan duvarlar bulunur.З будь-якого будинку видно поля і ліси.
Kaleden günümüze yalnızca kuzey ve doğu yönünde uzanan sur duvarı kalıntısı gelebilmiştir.Під час останнього зледеніння льодовик вкривав лише східні й північні райони країни.
Bahçe, denize paralel, rıhtım boyunca uzanan süslü bir duvarla çevrilidir.Зовні сад оточено білою стіною, обмежуючи таким чином простір.
Eski bir ortaçağ duvarı Eski bir tren istasyonu.XX століття Будівля старого вокзалу.
Duvarların içi ve dışı kille sıvanmıştır.Ззовні та всередині стіни були вібілені.
Yoksa duvardan boydan boya akan su kerpici eritir.При зволоженні гарячих стінок печі водою утвориться пара.
Eski tahkimatı oluşturan meşe duvarlar, 1513 yılında büyük bir yangınla tahrip olmuştur.При цьому зберігався старий дубовий кремль був знищений в сильна пожежа 1513.
Duvarlar genellikle beyaz kille sıvanmıştır.Птах зазвичай білого забарвлення.
Geniz sol medial duvarı.Мистецька спадщина Ол.
Burun boşluğu lateral duvarı, pozisyonda etmoid kemik gösteriyor.Бокова стінка носової порожнини, показана позиція етмоїдальної кістки.
Bu kararla, Batı Şeria duvarını inşa etmeye başladı.Воїни почали будувати стіну.
Duvarlar ortada tek durabilir ya da bir yapının yanında yapılabilir.Сука́ може стояти самостійно або включати декілька стін будівлі.
Proje tamamlandıktan sonra dünyanın en büyük 3. duvarı olma özelliğini taşıyacaktır.Після завершення будівництва цей хмарочос став другим найвищим хмарочосом у світі.
Uçar ve duvarlardan atlar.О. Коливання та хвилі.
29 Haziran 626'da, duvarlara eş güdümlü bir saldırı başladı.29 червня 626 року розпочався спільний штурм стін Константинополя силами союзників.
Başlangıçta kıstakta, kentin kuzeyinde bir duvar ördüler.Спочатку він огинає село з північного боку.
Forum boyunca uzanan uzun bir duvarın sonunda yer alıyordu.Вздовж стін розташував довгий, м'який диван.
Çiftin gölgesi arkadaki duvara yansıyor.Ширми вишикувалися вздовж задньої стіни.
İki yan duvarda da pencereler açılmıştır.Дві її стіни відкриті вікнами у парк.
Duvar Kağıtları şimdi bağımsız bir menü.На інших модифікаціях - незалежна підвіска.
600'den fazla paryetal duvar resmi mağaranın iç duvarlarını ve tavanlarını süslemektedir.Більше 400 статуй античних богів прикрашають фасад і балюстраду на даху палацу.
Kible duvarına küçük kubbeli bir mihrab inşa edildi.На одному з її торців перпендикулярно встановлена коротка стіна.
Çocuk duvara bir resim çizdi.Хлопець намалював картину на стіні.
M. Gorbatchev, bu duvarı yıkın!Пане Горбачов, зламайте цю стіну!
Bir duvar inşa edeceğiz.Ми побудуємо стіну.
Babası, bir duvar ustası idi.[2]Його батько був майстром кладки. [один]
Gençliğinde babasının yanında duvar ve bina yapımı işlerinde çalıştı ve aranılan bir usta oldu.У молодості Фаусто Зонаро працював в будівництві разом із батьком і став майстром своєї справи.
Bir DMZ oluşturmak için iki güvenlik duvarı kullanmak çok daha güvenli bir yaklaşımdır.Mnohem bezpečnější je použít dva firewally k vytvoření DMZ.
13 Ağustos - Berlin Duvarı'nın yapımına başlandı.13. srpna – zahájena stavba Berlínské zdi.
Kuzey duvarı.Severní stěna.
Berlin Ablukası Berlin Duvarı Berlin Duvarının YıkılışıBerlín Rozdělení Berlína Berlínská zeď Berlínská blokáda Západní Berlín Okupační zóny Německa
Çarpıcı bir örneği Kafe duvarı yanılsamasıdır.Obzvláště nádherné je obložení stěn.
Tüm kompleks savunma duvarlarıyla çevrilidir.Celý komplex je obklopen obrannou zdí.
Duvardaki parıltılı bir taşı fark eden Amanda can havliyle taşı çeker, ve yaratık yok olur.Na to Amanda vytáhne ze zdi zářící klenot a tvor náhle zmizí.
Duvar (Fransızca: Le mur) Jean-Paul Sartre'nın 5 kısa öyküsünden oluşmuş hikâye kitabıdır.Zeď (francouzsky: Le Mur) je název souboru pěti novel Jeana Paula Sartrea.
Sahil boyunca uzanan duvarlar, şehri bir deniz filosu saldırısından korumak için inşa edilmiştir.Zeď zde byla vybudována za účelem ochrany města před záplavami.
Çıkıp duvarın üzerine oturmuştur.Vychází ze zdi.
Duvar, duvar!Stůl a zeď.
Benjen Stark'ın atı Duvar'ın kuzeyinden döner fakat kendisi yoktur.Do Černého hradu se vrací kůň Benjena Starka, ale bez jezdce.
Duvarlara resim çizilmiştir.Na zdech bývaly malby.
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.Neplatí zásah od země nebo od stěny.
Sinüzoidlerin duvarlarında kan duvarlarında olduğu gibi kas dokusu yoktur.Oproti žilám sinusoidy ve svých stěnách nemají svalovou tkáň.
Harebelerde ağlarını genellikle duvar yarıklarına örerler.Koně jsou po většinu času jsou přivázáni hlavou ke zdi.
Bugün bu görkemli manastırdan sadece bir iki duvar kalmış.Do dnešních dnů se z celého kláštera dochovala jen jediná zeď.
Taş Duvar Açık Pencere, (derleme), 2009.Kámen v okrasné zahradě. : Grada, 2009.
Sloan Seddi veya Büyük Duvar, 2010 yılında tanımlanmıştır ve evrenin bilinen en büyük kozmik yapısıdır.Sloanova velká zeď byla do roku 2013 největší objevenou strukturou ve vesmíru.
Kaleler ve şehirler büyüklüklerine ve önemlerine göre burçlarla veya duvarlarla çevrilerek resmedilmiştir.Na nich jsou vytesána jména měst či obcí, která se na úpravě pramene podílela a kterými Ohře protéká.
11. yüzyıl Bizans bazilikasının kuzey duvarı halen Loo semtinde ayaktadır.Dodneška se v sočské části Loo dochovala severní zeď byzantské baziliky z 11. století.
Evlerin batısında bölme duvarları vardır.Na západní straně jsou bytové domy.
Güneybatı duvarında üçgen güneş saati bulunmaktadır.Na východní straně jsou sluneční hodiny.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.Na místě dnešního Puerta del Sol se v 15. století nacházela jedna z mnoha bran madridského opevnění.
Sentriyolün her bir duvarı genellikle üçlü gruptan oluşan dokuz mikrotübülden oluşur.Stěna válce je zpravidla tvořena z 9 trojic periferně souběžných mikrotubulů.
Perona ulaşmak için dokuzuncu ve onuncu peronları ayıran duvara doğru hızla koşmak gerekir.Na toto nástupiště se lze dostat přepážkou mezi nástupišti devět a deset.
Duvarlar genelde tek renkli oluyordu.Ilustrace byly obvykle barevné.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Podsíň chrání stěny.
Duvarlar, dört veya beş adet normal parçayla birleştirilen paralel parçalardan oluşuyordu.Žilnatina je tvořena nejčastěji 4 až 5 páry postranních žilek.
Swift duvara yaslanıp ağlar.U řeky Piedra jsem usedla a plakala.
Örneğin, çoğu arkenin hücre duvarı S-tabakası olarak adlandırılan yüzey proteinlerinden oluşur.Mnohá archea mají ve stěně tzv. S-vrstvu, tvořenou povrchovými proteiny.