Çalışmaları yasaklandı duvarlardan indirildi, yok edildi.Havren skalades (skräddes) och kärnorna maldes.
Duvarlarda çatlamalar meydana gelmiştir.I murarna hade sprickor uppstått.
Duvarları yıkmak için Ballistae kullanıldı.Användbara om man vill ta bort förstörbara väggar.
Yapıların çoğunluğu yıkılmıştır, bazı duvarlar ve temeller günümüzde halen ayaktadır.Överbyggnaden är till stora delar förstörd, men en del väggar och dörrar står fortfarande upp.
Binalar da duvar resimleri ile dekore edilmişti.Tak och väggar fick dekorationsmålningar.
2074: Çin Yeşil Duvarı tamamlanacak.234 f.Kr. – Byggandet av kinesiska muren inleds.
Birbirine bitişik inşa edilmiş yapılar duvarlardan bir geçit vermemektedir.Konstruktivt skiljer man mellan bärande väggar och icke bärande väggar.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Området låg runt sjön Onega ända upp till Onegabukten.
Duvardan bahçeye atlar.Fasad mot gården.
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?För andra betydelser, se Paredes.
Yani, duvar kağıdı tek ve çift yönlüdür.Pistillen är ensam och tvådelad.
Binalar bu sur duvarına bitişik inşa edilmiştir.I östra delen är de byggda direkt på muren.
Duvarları taş bloklardan yapılmış olup 12 kulesi ve burçları vardır.Från stenåldern finns boplatser och tolv hällkistor.
Kütüphanede kitap ruloları, duvarlardaki nişlerde saklanıyordu.På ett bibliotek skulle böckerna sitta på hyllan spänning.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.Vissa murar från gamla kyrkan ingår i den nuvarande.
Duvarlara tırmanabilirler.Murar kan falla.
Duvarında top mermisinin bıraktığı delik mevcuttur.Kulhålen i väggen har bevarats.
Kuzey duvarında bulunan üç pencere ile aydınlık almaktadır.Nya fönster togs upp i norra väggen.
Diyalogları sırasında üç kere bir duvar bilmecesi hakkında konuşurlar.Under turen får man via högtalarsystemet information om nationalparken på olika språk.
Yalnızca bir yanına evler sıralanmıştı, diğer yanı ise Ayasofya’nın bahçe duvarıydı.Över dessa fanns läktare, och över den västra väggen fanns orgelläktaren.
Bu kişi duvardaki gölge ve ışığı gerçekliğin kendisi zanneder.Skuggorna på väggen bildar sedan själva figuren.
Mağara ve kaya sığınaklarının duvarlarına çizilen resimler yine bu çağın belirgin özelliklerindendir.Av de väldiga murarna och tornen från den tiden finns ännu betydande lämningar.
Diğer yandan lağımcılar hisar duvarının dibine bir delik açtılar.En fånge lyckade till exempel bryta upp ett hål i yttermuren under fönstret.
Aynı yıllarda başlayan Otuz Yıl Savaşı da yeni duvarların yapılmasını teşvik etti.Under de tre decennier som förflutit sedan invigningen av det nya huset har mycket hänt.
Hapishanenin duvarları yıkılıp kaybolur ve Marguerite'nin ruhu gökyüzü cennetine çıkar.Стіни в'язниці розсуваються, і душа Маргарити піднімається на небо.
Duvarlar sadece gizliliği değil, ayrıca güneşe karşı korumayı da sağlamak üzere tasarlandı.Стіни не тільки забезпечують конфіденційність, але захищені від сонця.
Zamanımıza sadece antik şehrin duvar kalıntıları kalmıştır.До наших днів збереглися лише стіни колишньої божниці.
Bunlardan ilki Duvar ve diğeri de İsyandır.Над першим та другим поверхом між'ярусні тяги.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.Зруйнування Берлінської стіни.
İsrail Abu Dis’i, Kudüs’ü çevreleyen güvenlik duvarı içine almadı.Ізраїль не включив Абу Дис у межі своєї стіни безпеки навколо Єрусалиму.
Duvardan geçişi yalnızca büyücüler gerçekleştirebilir.Потрапити туди можуть тільки чаклуни.
Duvarlara resim çizilmiştir.На стінах картини.
Şehir duvarının kalıntıları.Залишки міських стін.
Kuzey duvarı.Північна стіна.
Duvar, duvar!Франка, «Стіна.
Yan duvarlarda giriş yoktur.Не вистачає внутрішньої стіни.
Duvarların taban genişliği 8,62 metre olup, üst kısımlara doğru incelerek 6,66 metreye düşer.Ширина стін біля основи становить 8,62 метра, до вершини вони сходяться до 6,66 метрів.
Küçük Barış'ın (Ozan Bilen) bu dört duvar arasında ne suçu vardır ki?По кутках стіни стояли чотири невеликі храми.
Duvarları kâgir, çatısı ahşaptır.При ударно-обертальному свердлінні (бурінні) каміння, бетону.
Diğer yandan lağımcılar hisar duvarının dibine bir delik açtılar.Одночасно нападники копали під стінами підземний хід.
İç duvarların bütün bölgelerinin her dalga boyunda çok iyi birer emici olması çok önemli değildir.Не обов'язково, щоб кожна внутрішня стіна добре поглинала кожну хвилю.
Duvarlara işlenmiş 80 sahnede 240 insan figürü yer alır.На стінах висять близько 8000 картин.
Bir duvarı ise yıkılmıştır.Стіну було зламано.
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.Ящик не можна рухати на інший ящик або стіну.
Duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu.Стіни були пофарбовані в білий колір і могли бути покриті пофарбованими лляними гобеленами.
Sol orbitalin orta duvarı.Орбітальна поверхня лівої лобової частки.
Kentin savunmasını güçlendirmek için duvarlarda inşaat çalışmaları yeniden başladı.З метою посилення оборони міста знову були розпочаті роботи над пристроєм фортечних стін.
Değirmenlerden günümüze yalnızca yıkık duvarları kalmıştır.На жаль, до наших днів збереглися лише стіни споруди.
Doğu duvarında iki penceresi vardır.На східній стіні стоять дві вежі.
Mişkanın duvarları melek resimleriyle bezeli kumaştan yapılmıştı.Стіни каплички вчителька оздобила ангелами.
Kilisenin iç duvarlarında seyrek de olsa fresk izlerine rastlanmaktadır.Очевидно, внутрішні дерев'яні стіни церкви були прикрашені фресками.
Duvarları yığma taş olarak inşa edilmiştir.Стіни побудовані з каменю.
Kilisenin çevresinde kalın duvarlar bulunmaktadır.Навколо церкви знаходяться хачкари.
Malbork Kalesi'ni güçlendirdi ve kuzey tarafına fazladan duvarlar yaptırttı.Абісаріхі збудував палац та укріпив стіни Ларси.
Bazıları Mundanın duvarlarından içeri girmeyi başardıysa da çoğu kaçış yolunda öldürüldü.Хоча деякі що відступали, і змогли знайти порятунок в стінах Мунда, багато з них було вбито під час втечі.
Sümerlerde halka ait cenazeler, evin zemini altına ya da duvar kalınlığı içine gömülür.Часті поховання під підлогою жител або умуровані у стіни.
Duvardan bahçeye atlar.Відскок від стіни.
Etrafı alçak bir duvar ve demir parmaklıklarla çevrilidir.Межує з селами Круглоозерка та Залізний Порт.
Ancak, damar duvarının içindeki ateromlar yumuşak ve yırtılmaya müsaittir, fazla bir esneklikleri yoktur.Проте вода всередині стовбура темна, смердюча і не придатна до вживання.
Duvarları kargirdir.Стіни потиньковані.