Ana içeriğe geç
Sözlük

duvar ile cümle

duvar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şato, çift duvarla bağlantılı olan iki yapı içerir.Doornveld heeft twee bouwlagen onder een samengestelde kap.
122 yılında, II Augusta Hadrian Duvarı'nın inşaasına yardım etti.In 122 n.Chr. begon het legioen aan de bouw van de Muur van Hadrianus.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.De verdedigingsmuren vallen uit elkaar.
Duvarlarda bulunan kâğıtlar yanmaya başlar.Op de muren branden houtvuren.
Gençliğinde duvar örme işinde çalıştı.In zijn jeugd heeft hij gewerkt in de Mini Efteling.
Duvarın kuzeyinde taş temelli iki kule vardır.Aan de noordzijde van de toren zijn twee stenen koppen te zien.
Bugün bu görkemli manastırdan sadece bir iki duvar kalmış.Tegenwoordig zijn van het klooster nog twee vleugels aanwezig.
Duvarlarda üç katman vardır.In de muren zitten eveneens drie kruisen.
Daha sonra duvar yıkılmıştır.Het pand is daarna gesloopt.
Çevresi yüksek duvarlarla kaplıdır ve kameralarla izlenmektedir.Ze heeft de spiegel daarom omringd door videocamera's.
Berlin Duvarı, Soğuk Savaş'ın simgesi haline geldi.De val van de muur was ook het symbool van het einde van de Koude Oorlog.
Hamamın girişi doğu duvarındadır.De ingang bevindt zich in de oostmuur.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hutten, officiële gebouwen, tempels en stadswallen stortten plots in."
Bir bütün olarak Perde'nin sembolü olan Berlin Duvarı ve Checkpoint Charlie en önemli sınır kabul edilmiştir.De Muur had een aantal grensovergangen, waarvan Checkpoint Charlie de bekendste is.
Doğu Alman hükümeti, duvarın kaldırılmasına onay vermişti.De communistische regering van Oost-Duitsland heeft het gebouw onteigend.
O, duvara sıkıştırarak tehlikeli bir şekilde Rubens Barrichello’yu engellediği için böyle cezalandırılmıştır.Dankzij deze actie kon Rubens Barrichello opschuiven naar de tweede plaats.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla Ku'damm'ın önemi azalmaya başladı.Met de val van de Berlijnse Muur komt haar identiteit echter aan het licht.
Hatta Penahabad kalesi duvarlarının altında savaş toplarını bile bırakmıştı.Ook liet hij zijn leger tunnels onder de kasteelmuren doorgraven.
Bu sürede onların duvarı aşmaları gereklidir.Hierdoor kan ze tegen muren opklimmen.
Burada topu duvar veya yuvarlanılan tepeyi geçmek için ödünç alan olarak düşünebiliriz.Een steenmannetje wordt wel gebruikt om een pad of de top van een heuvel te markeren.
Daha küçük kare ve dikdörtgen kâğıt parçalarını kullanarak duvarlara yerleştirdi.Men ging zo ver dat men de gewelven en muren bekleedde met tassopapier.
Kapıcı ve ziyaretçi keşişler için kilisenin kuzey duvarına bitişik odalar bulunmaktaydı.Voor gasten waren er kamers aan de noordwestkant van de kerk.
Kimi duvarların üstünden atlayarak asilere katıldı.Een groot deel sprong vanaf de muren de gracht in.
Kremlin duvarının yakınında toprağa verildi.Hij werd bijgezet in de Kremlinmuur.
Kuzen Aenchen duvardan düşen resmi yeniden asmaktadır.Op het kasteel Bommelstein hangt het bord vuilnisbelt weer aan de gevel.
O duvarda asılı.Het is aan de muur opgehangen.
Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halindedir.Znajdowały się w nich cztery bramy (trzy murowane).
Duvarlar geri çekilir ve birisi adamı yakalar.Ściany się wycofują i ktoś chwyta go za rękę.
Bunlardan ilki Duvar ve diğeri de İsyandır.Składa się ona z grudek chłonnych pierwotnych oraz wtórnych.
Bu duvarlardan günümüze çok az bir kısmı kalmıştır.Obecnie z murów tych, pozostały niewielkie fragmenty.
Üçüncü ise şimdi tek bir duvar halindedir.Te drugie czasem mają tylko jedną ścianę.
Savunma duvarlarını onarmak için ilk girişim 1900'de yapıldı.W 1963 rozpoczęto konserwację murów obronnych.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.Rozpoczęła się budowa Muru Berlińskiego.
29 Haziran 626'da, duvarlara eş güdümlü bir saldırı başladı.29 czerwca 626 roku rozpoczął się skoordynowany atak na miasto.
Duvarlara tırmanabilirler.Potrafi biegać po ścianach.
Hohenschönhausen ve Lichtenberg Berlin Duvarı yıkılmadan önce Doğu Berlin'de bulunuyordu.Lichtenberg i Hohenschönhausen należały do Berlina Wschodniego w czasach podziału Niemiec.
Dört duvardan ibarettir.Cztery ściany.
Güneybatı duvarında üçgen güneş saati bulunmaktadır.Na południowej ścianie umieszczono zegar słoneczny.
Bir SSH tüneli, bir güvenlik duvarından sanal bir makineye Internet üzerinden güvenli bir yol sağlayabilir.Tunel SSH może zapewnić bezpieczną ścieżkę przez Internet, poprzez zaporę ogniową do maszyny wirtualnej.
Burada yerleşimin etrafına duvarla çevirerek güvenlikli bir alan oluşturmaya çalıştı.W celu zachowania kontroli nad tym terenem założył w pobliżu warownię.
Bu dağın güney yüzü Moğolistan'ın en geniş granit duvarıdır.Południowa część góry to największa granitowa ściana w kraju.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Jest ona chroniona przez mur bezpieczeństwa.
Yuva girişini çamurla kısmen duvar gibi örerler.Dlaczego w pnie drzewne jak we drzwi kołaczesz?
Onunda 1894 yılında mezarlık duvarıyla merasim holü inşâ edildi.W 1894 roku cmentarz został ogrodzony murem z cegły.
Bir DMZ oluşturmak için iki güvenlik duvarı kullanmak çok daha güvenli bir yaklaşımdır.W określaniu stabilności układu nieliniowego większe znaczenie mają dwie metody Lapunowa.
18. yüzyıla kadar, Avrupa'da, duvar kağıdı kumaştan değil, kağıttan oluşuyordu.W XVIII wieku sąd odbywał się na terenie Chojnic, a nie Człuchowa.
Kapısı güney duvarında bulunmaktadır.Drzwi zostały umieszczone w ścianie zachodniej.
Yeni kilisenin iç duvarları bir grup sanatçı tarafından fresklerle süslendi.Ściany nowej świątyni zostały ozdobione freskami przez wrocławskich malarzy.
Minber batı duvarındadır.Fresk znajduje się na zachodniej ścianie.
Minarelerin ikisi de beden duvarına oturmaz, yerden başlar.Pierwotnie obydwa minarety stały w narożnikach, nie przylegając do ceglanych murów.
Kilisenin duvarları fresklerle süslenmiştir.Ściany kaplicy ozdabiają freski.
Direksiyonu düzelttikten hemen sonra aracı kaymaya başladı ve hızla bir duvara çarptı.Wagon zaczął zjeżdżać w dół z nadmierną prędkością i uderzył w ścianę.
Yaklaşık dokuz bin yıllık olan surlar, Çin Seddi'nin ardından dünyadaki en uzun ve geniş savunma duvarıdır.Są to największe i najdłuższe mury obronne, zaraz po Wielkim Murze Chińskim.
Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır.Na ścianach kościoła umieszczone są liczne epitafia.
Havanlarla yıkılan duvarları yerle bir oldu.Przestrzeń pomiędzy murami wypełniono ziemią.
Bunlar yer duvar ya da tavanlarda kullanılabilmektedir.Potrafi chodzić po ścianach i suficie.
Haçlı Seferleri dönemindeki Kudüs Krallığı’nda, Kudüs’ün her tarafında bir adet olmak üzere 4 duvarı vardı.W okresie Królestwa Jerozolimskiego mury miejskie miały cztery bramy, po jednej z każdej strony.
Kubbesi ve onu çevreleyen duvarların bir kısmı 1950'lerde yıkılmıştır.Brama i część murów zostały zrekonstruowane w latach 60.
Yeni iPad duvar kâğıtları.Oto nowy iPad.
Kilisenin çevresinde kalın duvarlar bulunmaktadır.Wokół cerkwi wzniesiono ceglany mur.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
duvar ile cümle - Sayfa 38 - duvar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App