Ana içeriğe geç
Sözlük

duvar ile cümle

duvar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yazıları pek çok mimari eserin duvarlarını süsler.وقد طمست معظم رسومات الحائط.
Özellikle anterior göğüs duvarında görülürler.تمزق سابق لجدار الرحم.
Doğu duvarında üç, batıda üç, güneyde iki, kuzeyde iki penceresi vardır.تحتوي هذه الغرفة على ثلاث نوافذ ، اثنتان في الغرب وواحدة في الشرق.
Asla dinlemiyorsun. Duvara konuşsam daha iyi.إنك لا تنصت مطلقاً. من الأفضل لي أن أتحدث إلى الجدار.
Gazete Duvar.Gazete Duvar (بTürkçe).
Sol orbitalin orta duvarı.Parede medial da órbita esquerda.
29 Haziran 626'da, duvarlara eş güdümlü bir saldırı başladı.Em 29 de junho de 626, um assalto coordenado aos muros começou.
Pilot bölüm, Bahçe Duvarının Ötesinde için katalizör olmuştur.O piloto se tornou o catalisador para Over the Garden Wall.
122 yılında, II Augusta Hadrian Duvarı'nın inşaasına yardım etti.Em 122, a II Augusta ajudou a construir a Muralha de Adriano.
Nazi Almanyası tarafından Siegfried Hattı ve Atlantik Duvarı boyunca yoğunlukla kullanılmıştır.Os Alemães usaram-nos extensivamente na Linha Siegfried e na Muralha do Atlântico.
Havanlarla yıkılan duvarları yerle bir oldu.As nuvens que cobriam o céu desapareceram.
Gece Nöbeti'nden bir keşif grubu Duvar'ın kuzeyine doğru yola çıkar.Um grupo de reconhecimento da Patrulha da Noite avança para o norte da Muralha.
Bu dağın güney yüzü Moğolistan'ın en geniş granit duvarıdır.A face sul do Otgontenger é a maior parede de granito da Mongólia.
Ev, duvarları olmadan tasarlanmıştı.Ela pediu para que a casa fosse planejada sem muros.
Berlin Ablukası Berlin Duvarı Berlin Duvarının YıkılışıMuro da Cisjordânia Muro de Berlim wall
Sonraki hafta Reigns, arka alanda Mahal'a saldırdı ve duvara doğru ona spear yaptı.Na semana seguinte, Reigns atacou Mahal nos bastidores e aplicou o spear no mesmo contra uma parede.
Duvarlara resim çizilmiştir.As paredes estão pintadas.
Doktor, evdeki gizemli sesleri merak eder ve Doktor duvarlara vurdukça cevabının geldiğini hisseder.O Doutor fica curioso com os ruídos que a casa faz, percebendo que o lugar responde a suas batidas na parede.
Theodosiopolis'i bypass ederek, Satala'ya doğru yola çıktı ve kampını şehir duvarlarından biraz uzakta kurdu.Ignorando Teodosiópolis, dirigiu-se para Satala e estabeleceu campo a alguma distância dos muros da cidade.
530'da Persler duvarlarının önünde yenildi.Em 530, os Sassânidas foram derrotados sob as suas muralhas.
Jon, Rayder'ın yüzbinlerce asker ile Duvar'a doğru yol aldığını öğrenir.Jon descobre que Rayder já está se movimentando contra a Muralha com milhares de guerreiros.
O zaman sana meydan okuyabilirdim!" dedi ve duvardan bir parlama görüldü.Você deve!" olhando para ele, ele achou um pedaço de vidro.
"2. bölüm duvara tosladı"."Nós todos tentávamos subir na parede.
Girişin karşısındaki kısa duvardaki tek pencerenin sağına Gülen Kadınlar, soluna Okuyan Adamlar çizilmişti.No muro curto do fundo via-se Mulheres rindo à direita do vão e à esquerda Homens lendo.
Bazıları sulkusun bir duvarından diğerine geçer.Algumas ultrapassam de uma parede do sulco para a outra.
Berlin Duvarı, Soğuk Savaş'ın simgesi haline geldi.O golpe se tornou sinônimo da Guerra Fria.
Kilise ile deniz tarafındaki duvarlar arasında "Tzykanisterion" isimli polo sahası vardı.Entre a igreja e as muralhas marítimas existia o campo de polo do Tzicanistério.
Guiscard, ordusunu yarımadaya getirip, şehir duvarlarının yanına kamp kurdu.Guiscardo posicionou seu exército na península e armou seu acampamento próximo das muralhas da cidade.
1989'da Berlin Duvarı yıkıldı ve iki ülke Almanya Federal Cumhuriyeti adı altında tekrar birleşti.Em 1989 cai o Muro de Berlim e as duas Alemanhas são reunificadas.
Bu eserin Eski Saray'ın Salone dei Cinquecento duvarı için fresk bir tablo olacağı niyet edilmişti.Inicialmente, a obra deveria ser um afresco pintado numa parede do Salone dei Cinquecento, no Palazzo Vecchio.
Dünya'dan yaklaşık olarak 300 milyon ışık yılı uzaklıkta, Gökada duvarı'nın merkezindedir.Localizado a 300 milhões de anos luz da Terra, está localizada no centro da Grande Muralha.
Bu sürede onların duvarı aşmaları gereklidir.(11) Ora, essa parede vai cair!
Bu kararın 9 Kasım 1989'da Berlin Duvarı'nın çöküşüne yardımcı olduğu konusunda genel bir kabul vardır.O ato abriu caminho para a queda do muro de Berlim, em 9 de novembro de 1989.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.(A queda do Muro de Berlim.
Arya ve Gendry, Yoren'in eşlikçileriyle Duvar'a doğru yola çıkarlar.Depois de uma rápida conversa, Arya e Gendry partem com a caravana de Yoren para a Muralha.
Sol nazal kavitenin tavanı, tabanı ve yan duvarı.Teto, piso e parede lateral da cavidade nasal esquerda.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.Actualmente, o antigo reboco das paredes só se mantém em parte.
Uygulama güvenlik duvarı özellikleri Web tabanlı saldırılara karşı koruyabilir.Paredes podem prover proteção contra ruído.
Duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu.As paredes eram pintadas de branco e podiam ser cobertas com tapetes de linho tingido.
Şehir duvarının kalıntıları.As muralhas da cidade
Sinagogun yeniden inşası Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılmasından sonra başladı.A sua distribuição retomou somente após a queda do Muro de Berlim em 1989.
Eğer baloncuklar eşit büyüklüğe sahipse ortak duvarları düzlemseldir.Se possuem um mesmo tamanho a parede é plana.
Duvar Market Tiyatrosunun yanındadır.Fica bem ao lado do Straboek Market.
Bazıları kendileri iple şehir duvarlarından sarkıtarak ya da atlayarak kaçmaya başladılar.Alguns começaram a desertar descendo as muralhas com cordas ou saltando.
(1975) Berlin Duvarının yıkılışı.1989 — Queda do Muro de Berlim.
Duvarlar hala görülebilimektedir.As estradas ainda são visíveis.
Böylece duvardan yansıyan ses en aza indirilebilir.O cheiro do lixo que ela emana pode ser sentido muito além de suas muralhas.
Dış dekorasyonunun çoğu kayboldu, ancak iç mekanın muhteşem mozaikleri, çinileri ve duvar resimleri korundu.Muita da decoração exterior perdeu-se, mas o interior preserva ainda soberbos mosaicos, faianças e murais.
Duvarlara tırmanabilirler.Pode se transformar em paredes.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.Nos lados longos existiam duas janelas próximas aos muros curtos.
13 Ağustos - Berlin Duvarı'nın yapımına başlandı.13 de agosto: Inicia a construção do Muro de Berlim.
Kasaba içinde üç burç temeli birçok duvar izlerine de ulaşmak mümkündür.Em Viena, é possível encontrar vestígios destas três cozinhas.
Bu çift duvarlar bir metrenin üzerinde bir kalınlıkta olup gizli merdivenleri ve kuyusu vardır.A parede dupla tem mais de um metro de espessura e continha escadarias secretas e um poço.
Tüm kompleks savunma duvarlarıyla çevrilidir.O sítio todo foi circundado por uma muralha defensiva.
Karşı duvarda ise “at nalı biçiminde” bir fırın yer almaktadır.Na parede oposta, há também representado um cavalo.
Duvar boyamaları değişik dönemlere aittir.Parece que estes desenhos pertencem a diferentes épocas.
Rampa duvarlarında yer yer eski tuğla kemerler görülür.Subsistem no local vestígios das antigas muralhas.
Bu kararla, Batı Şeria duvarını inşa etmeye başladı.Dançar nos fez pular o muro.
Ekran ayrıca bir duvara monte edilebilir veya bir standa konfigüre edilebilir.O monitor também pode ser montado em uma parede ou ser configurado em um suporte.
Bunun sonucunda duvar incelir, balon gibi şişerek damarın genişlemesine yol açar.No final, Chaves estoura o Nhonho como se ele fosse um balão.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
duvar ile cümle - Sayfa 36 - duvar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App