Ana içeriğe geç
Sözlük

duvar ile cümle

duvar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir ağaç veya duvardaki bir delikte yuva kurar.В середине помещения или у стены помещался очаг.
Peki neden seyirciyle performans arasındaki duvarı yıkmıyor ve bunu dev bir partiye dönüştürmüyor?Каково это — очаровать зрителя, не говоря ни слова?
Duvarlarda ayna ve birkaç taşbasma asılıdır.На стенах стали появляться зеркала, часы.
Duvarları yığma taş olarak inşa edilmiştir.Стены построены из камня.
Skene Frons: Sahne binasının ön yüzü – ön duvarları.Авансце́на (фр. avant-scène) — передняя часть сцены-коробки.
Eski tahkimatı oluşturan meşe duvarlar, 1513 yılında büyük bir yangınla tahrip olmuştur.При этом сохранявшийся старый дубовый кремль был уничтожен в сильном пожаре 1513 года.
İç duvarlarda sıva kullanılmamıştır.Настенной росписи нигде не было обнаружено.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Внешний слой сетевой безопасности предотвращает эту атаку.
"Eğer birinci perde açıldığında duvarda bir tüfek asılıysa takip eden sahnede tüfek mutlaka patlamalı.«Если вы в первом акте повесили на стену пистолет, то в последнем он должен выстрелить.
Doğu duvarı tepenin girinti çıkıntılarını izler.На востоке равнина переходит в холмы.
Duvarları kâgir, çatısı ahşaptır.Стены и крыши из пальмовых листьев.
Doğu duvarında üç, batıda üç, güneyde iki, kuzeyde iki penceresi vardır.3 окна выходят на юг, 3 на запад и 2 на север.
Ayak pençeleri sayesinde zeminde olduğu gibi düz duvarda da koşabilir.Как и другие поползни он умеет бегать вниз по стволу дерева.
Bu simgeler, ilk insanların mağara duvarları ve kayalara resmettikleri motifler (Stoneart) ile de ilişkilidir.Первой письменной формой передачи мысли была пиктография — рисунки на стенах пещер и на скалах.
Medrese duvarlarındaki mozaik çinilerin büyük bir kısmı dökülmüştür.Многие из больших млекопитающих в парке Мачалилья подвергнуты опасности вымирания.
Bu duvarda da kapı açıklığı bırakılmıştır.В это же время на стене ворот была укреплена выгравированная табличка.
Duvarları 6 metreye erişmektedir.Ширина стены достигала 6 метров.
Charles her seferinde aynı içtenlikle "bir duvarın diğerine ne dediğini" sorar.وكان تشارلز في كل مرة يسأل بجرأة (بصراحة) "ما الذي يقوله الحائط للحائط الآخر".
Bir DMZ oluşturmak için iki güvenlik duvarı kullanmak çok daha güvenli bir yaklaşımdır.نهج أكثر أمنا هو استخدام اثنين من الجدران النارية لإنشاء DMZ.
Birinci duvar ise halen durmaktadır.جدار القلعة الأول لا يزال قائما.
Şehrin eski duvarları hala izlenebilir.لا يزال يمكن تتبع دائرة الجدران القديمة.
Sarayın duvar ve tavan süslemeleri İtalyan ve Fransız sanatçılar tarafından yapılmıştır.أعد نقوش الجدران والسقوف بالقصر فنانون إيطاليون وفرنسيون.
2003 Nisanında Sloan Büyük Duvarı denen yeni bir büyük ölçekli yapı keşfedildi.وفي أبريل عام 2003 بين المسح أكتشاف جدار عظيم آخر سمي Sloan Great Wall.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.انهيار حائط برلين.
Bu sizi duvara karşı bırakıyor ve benim hoşuma giden şey de bu.أنا أكره الجدار، يؤسفني ذلك.
Analiz edilen gaz bileşikleri, sabit faz ile kaplı olan kolon duvarları ile etkileşime girer.المركبات الغازية التي يجري تحليلها تتفاعل مع جدران العمود والتي هي مطلية بطبقة الطور الثابت.
Normalde otomatik olarak açılır ve vajinal duvarlara karşı hafif bir mühür oluşturur.وسيفتح تلقائيا ويقوم بغلق خفيف ضد جدران المهبل.
Bazen de, basit bir şekilde, bir duvardaki sırasıyla birkaç taşı daha uzun tutarak uçan basamaklar yaparlardı.أحيانا أيضا وبشكل بسيط كانوا يحتفظون بعدة احجار موجودة بجدار ما على التوالى ويصنعون درجات طائرة .
Sandukanın bulunduğu türbenin içindeki batı ve güneydoğu duvarlarına dikdörtgen pencereler açılmıştır.تم فتح نوافذ مستطيلة على الجدران الغربية والجنوبية الشرقية داخل الضريح.
Benjen Stark'ın atı Duvar'ın kuzeyinden döner fakat kendisi yoktur.ويُذكر أنّ بنجن ستارك يذهب مع فرقةٍ صغيرة وراء الجدار، ولكنّه لا يعود.
İki eski ilçe Doğu Berlin'de kalıyordu, Berlin Duvarı yıkılmadan önce.يقع على أرض كانت سابقا تابعة لبرلين الغربية قبل سقوط جدار برلين.
O zamanlar bilinmemesine rağmen, sıkıştırılabilirlik ses duvarı olarak bilinen olgunun nedeniydi.ورغم أن في ذلك الوقت لم يكن الانضغاطية معروفا إلا أنه كان السبب في الظاهرة المعروفة باسم حاجز الصوت.
Bunlardan ilki Gask Ridge, üçüncüsü ise Antonine Duvarı'dır.وكان الثاني من ثلاثة أسوار بنيت عبر إنجلترا الأول كان Gask Ridge والثالث هو The Antonine Wall.
İnka kapıları, pencereleri ve duvarlardaki nişler ikizkenar yamuk şeklindedir.أبواب الإنكا و النوافذ و الجدران على شكل المحاريب شبه المنحرفه.
Ziyaretçi odasının içi ahşap panellerle dekore edilmişken diğer odaların duvarları sıvanmış ve boyanmıştır.تم تزيين الجزء الداخلي للغرفة مع لوحات خشبية، في حين أن جدران الغرف الأخرى لديها الجص واللوحات.
Sinüzoidlerin duvarlarında kan duvarlarında olduğu gibi kas dokusu yoktur.لا يوجد أنسجة عضلية في جدار الجيوب كما في الأوردة.
1989 yılında Berlin Duvarı'nın yıkılışı ardında Soğuk Savaş sona erdi.في عام 1989 مع سقوط حائط برلين، انهار الاتحاد السوفيتي أخيراً.
Adeta etten bir duvar örerler.أمامك يوجد حائط يبدو متصدعاً.
Duvarların önünde de çit veya hendek olabilir.يمكن أن يوجد علب فردية أو مكان للسكن على طول الحائط.
Masaj odasının duvarları 20 x 20 cm çiçek demeti desenli seramiklerle kaplıdır.يغطي جدران غرفة "التدليك" سراميك مزخرف بأكليل الورد قياسه 20 × 20 سم.
Duvarlara resim çizilmiştir.دلالات الكتابة على الجدران.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.تستنفر الشرطة لتهديم الجدار لتجد جثة الزوجة، وعلى رأسها المتعفن برعب تام من الراوي يقبع القط الصارخ.
Aynı zamanlarda, Türkmenler Trabzon'a saldırdılar ve şehrin duvarlarına kadar geldiler.وفى نفس الوقت قد قام التركمان بتنظيم هجوم على طرابزون ،ووصلوا إلى جدران المدينة وحدودها.
Çok yüksek enerjilerde, gluonların bu duvarda ki yoğunluğu çok yüksek şekilde artıyormuş gibi görünür.وفي حالات الطاقة المرتفعة، تزداد كثافة الغلوون في الجدار بشكل كبير.
Görevi, şehir duvarlarını tekrar dikmek ve şehir nüfusunu arttırmaktı.رفع المنظري أسوار المدينة من جديد وشجع ذلك على اعمار المدينة.
Varamyr Altıderi - 1 bölüm (Prolog) : Varg'dır ve Duvar'dan geçip kurtulan Yabanıllardan biridir.المُقدّمة: (ڤارامير), وْارج أحد الهمج الناجين وراء الجدار.
Bu teknikler kıyı duvarları ile korumalı yapılardır.“من الحواجز إلى جدران الحماية?
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.صفحات نيرات من حياة السابقات.
Duvar yükseklikleri üç farklı haldedir.الجدران لديها ما يصل إلى 3 تراسات تقع على مستويات مختلفة.
Caminin çeşmesi duvara bitişiktir.السباح يسبح على مقربة من الجدار في أسرع وقت ممكن.
Binalarda yapısal hasar verebilir ve zayıf duvarlar yıkılabilir.هذه الخاصية ستتأثر بشكل سلبي جدا مع تدمر جدران السنخ.
Duvarların temelleri zayıflatıldı.جدرانها في حالة سيئة.
Bu durum Wayronaların yan duvarlarının yer hizasında bulunan girintilerden anlaşılmaktadır.و قد فُهم من تجويف هذه المرحلة الموجودة في محاذاة مكان جدار الوايرون الجانبية.
Bunlardan ilki Duvar ve diğeri de İsyandır.المعلم : مفعولا أول، ومحمدا : مفعول ثان، وقادما مفعول ثالث.
Günümüzde bu kalenin güney bölümündeki duvarları görülebilmektedir.ويمكن رؤية بقايا الجدار الروماني اليوم.
Hem, nasıl ki büyük bir selin hücumunda, tâmir için duvarlarda delikler açmak gark olmaya vesîledir.كما هو الحال في الكلاب ، وسوف نعلق على الشصية جدار الأمعاء.
Doğu duvarında iki penceresi vardır.حيث أن لها مدخلان في الجدار الجنوبي.
Duvarlarının içinden nehir geçer.النهر يتدفق في داخلي.
Hamamın girişi doğu duvarındadır.مدخل الممر المُمهد للهرم يوجد في الطرف الجنوبي من الجدار الشرقي.
Bu duvarlardan günümüze çok az bir kısmı kalmıştır.لم يبق من هذه القرى سوى بعض المعالم القليلة جدا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod