Ana içeriğe geç
Sözlük

duvar ile cümle

duvar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cesedi demir bir kafes içerisine konulup kale duvarına asılarak halka gösterildi.Fu imprigionato e mostrato al popolo in una gabbia di ferro.
Kuzey duvarı.Parete nord.
Ocak Duvarıdır çünkü, Ocak kümesi'ne benzer bir mesafede bulunmaktadır.L'interno ha una bassa albedo, simile a quella del vicino mare lunare.
Duvarlara işlenmiş 80 sahnede 240 insan figürü yer alır.Sui muri della chiesa sono dipinte un totale di 89 scene, con 240 figure umane.
Duvar halıları bazı önemli törenlerde hala sergilenmektedir.Le sculture panciute si trovano in importanti centri cerimoniali.
Pompei kentindeki buluntularda da duvara kazınmış benzer ilanlara rastlanmıştır.Dall'impasto si ricavano poi degli gnocchi (come se fossero quelli con patate).
Bu duvarlar hem savunma hem de istinat duvarı işlevi görür.Queste mura servono sia come difesa sia come sostegno per i palazzi.
Aralık 1947'de Sovyetler bunker havaya uçurmaya çalıştı, ancak yalnızca bölme duvarları hasar gördü.Nel 1947 i sovietici tentarono di far saltare in aria, invano, il bunker, che rimase parzialmente danneggiato.
Size silahı verip oraya duvarüstü atlarsınız.Prendi la pistola e provala!
Duvar, duvar!Muro per muro.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.Il muro venne demolito e fu così scoperto il cadavere della donna, con sulla testa il gatto che miagolava.
Duvarında top mermisinin bıraktığı delik mevcuttur.Quel buco di proiettile rimane lì oggi.
Meydan eski kentin duvarlarının hemen dışında yer almaktadır.La piazza infatti si trova immediatamente al di fuori delle mura della città antica.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(Nè ancora aveva Romolo innalzato le mura dell'Eterna Urbe).
Bunun kanıtı birçok mağaralarda bulunan duvar resimlerinde görülmektedir.Ne fanno testimonianza le molteplici scritte sulle pareti della grotta.
Rick, Glenn ve Maggie, duvarın üzerinden kaçıp Michonne ile bulaşırlar.Rick, Glenn, e Maggie fuggono e si ricongiungono con Michonne.
Bugün ayakta duran duvarlarında da çatlaklar vardır.Ancora oggi è parzialmente presente il fossato che circondava le mura.
Hohenschönhausen ve Lichtenberg Berlin Duvarı yıkılmadan önce Doğu Berlin'de bulunuyordu.Attualmente esso ha sede a Potsdam/Berlino dopo la caduta del Muro di Berlino.
Duvardaki lejyonların tamamı Hadrian Duvarı'na çekildi.Il muro venne poi inglobato nelle mura Aureliane.
Kuzey kilisenin duvarları tuğla ve küçük sert taş blokların birlikte kullanılmasıyla inşa edilmişti.La muratura della chiesa nord fu eretta alternando file di mattoni a file di piccoli blocchi di pietra grezza.
Dünya'dan yaklaşık olarak 300 milyon ışık yılı uzaklıkta, Gökada duvarı'nın merkezindedir.Posto a 300 milioni di anni luce dalla terra, si trova nel centro della Grande Muraglia.
Söylene söylene duvarları yumruklar.Vari stemmi adornano le pareti.
Bu ayaklanmalarda olan çarpışma mevkileri isimleri dik duvarlar üzerine kazılmıştır.I nomi dei caduti di queste guerre sono incisi sulle pareti.
Romalılar şehirlerini taştan duvarlarla korurlardı.I Romani posero le scale ovunque lungo le mura.
1961'de Berlin Duvarı ile Batı Berlin'den ayrılmıştır.Nel 1961 la strada fu divisa dal muro di Berlino.
Bu yüzden duvarlar kalın ve pencereler küçüktür.Le celle hanno delle piccole finestre.
Bu güne kadar korunan en eski kağıt duvar kağıdı 1509'a dayanıyor.La più antica attestazione del culto risale al 1509.
Kilisenin iç duvarlarında seyrek de olsa fresk izlerine rastlanmaktadır.Visitando i ruderi della chiesa, al suo interno si notano ancora tracce degli affreschi.
Aşırı derecede dine dönmesinin sebebi duvarında İsa resmi görmüş olmasıdır.La parete di fondo è affrescata con l'immagine del Cristo alla colonna.
İlk girişte duvarlarda bulunan kâğıtları gördüğünde oldukça şaşırır.Lungo il percorso si possono leggere sulle pareti le incisioni dei primi che vi si avventurarono.
Sinagogun yeniden inşası Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılmasından sonra başladı.La loro diffusione riprese solo dopo la caduta del Muro di Berlino nel 1989.
Çarpıcı bir örneği Kafe duvarı yanılsamasıdır.Un esempio di cavatappi da parete.
Dış duvarları mermer kaplıdır ve iç mekandaki duvarlar sıvalı bir şekildedir.Il forte all'interno delle mura ha una forma a U rovesciata.
Binanın aydınlatması, karşılıklı duvarlara açılan pencerelerle sağlanmıştır.L'illuminazione è garantita da finestre poste nella parte superiore dei muri.
En ünlü eseri, Han Duvarları adlı şiiridir.La costruzione più rappresentativa è la chiesetta dedicata ai SS.
Görece önemsiz olan Batı duvarında adı olmayan iki kapı daha bulunur.Due scogli senza nome si trovano ancora più a ovest.
Duvar ve tavan süslemeleri, kalem işleri ve ahşap oymalar döneminin üslubunun özel örneklerinden sayılır.Si possono ammirare pale, oggetti di legno e ombrelli artigianali unici nel loro genere.
Eğer yeteri kadar sağlığınız varsa duvarlara da tırmanabilirsiniz.Poteva essere dotata di scala se si elevava al di sopra delle mura.
Duvarlara resim çizilmiştir.Onde o linee disegnate sulle pareti.
Küllerini içeren semaver, Kremlin nekropolis duvarında gömülüdür.L'urna contenente le sue ceneri si trova nella necropoli delle mura del Cremlino.
Jon Snow, Duvar'da yeni bir tehditle yüzleşir.Jon Snow cade a terra in una pozza di sangue.
Kütüphanede kitap ruloları, duvarlardaki nişlerde saklanıyordu.Alle pareti spiccano alcune librerie incastonate nei muri.
Kaleden günümüze yalnızca kuzey ve doğu yönünde uzanan sur duvarı kalıntısı gelebilmiştir.Della fortezza oggi rimane solo parte del basamento delle mura volte a nord e a est.
Bugün kilisenin ayakta duran duvarları da asıl olarak o zaman zarar görmüştür.A quel momento soro le pareti della chiesa erano ancora in piedi.
1526 - Duvar resimleri tamamlandı.Nel 1557 le mura risultano completate.
Duvar resimleri 2,100 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır.I murali coprono un'area di 2.100 m².
İki yan duvarda da pencereler açılmıştır.Ai lati si aprono invece due finestre.
Yani, duvar kağıdı tek ve çift yönlüdür.Quello sinistro è chiaro e uniforme.
Kale duvarı şehri çevrelemektedir.Alla scoperta delle mura che circondavano la città.
Burçlar olan hatlarda savunma duvarı, savunması daha da güçlendirmek içe doğru açılı yapılmıştır.Un fossato appena fuori le mura incrementava ulteriormente le difese.
Evre IIIA: Pelvis duvarına ulaşmamıştır, fakat vajen alt 1/3'ü tutulmuştur.Aleen Stein non ha più un ruolo attivo all'interno ma continua ad avere 1/3 della compagnia.
(Dünyada ses duvarını aşan ilk uçaktır.)Il velivolo fu anche il primo aereo svedese a superare il muro del suono.
Çünkü, bu formül sadece ışınımın yapıldığı duvar ile ilgilidir.Questa tipologia di timone a vento è composta solamente dalla banderuola.
Farklı düzeylere basamakları duvarlara döşenmiş merdivenlerle geçilir.Altri assedianti stanno scavalcando le mura con delle scale.
Grup Castelgrande, Montebello kalesi, Sasso Corbaro kalesi ile koruma duvarlarından oluşur.I tre castelli sono Castelgrande, il Castello di Montebello e il Castello di Sasso Corbaro.
Swift duvara yaslanıp ağlar.Liza urla e sviene sul pavimento.
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.Inoltre, può oltrepassare i muri.
Bu kubbeler dört paye ve duvarlar arasındaki kemerlere oturmaktadır.Il fulcro della tavola è composto da 4 molle situate tra la base e la piattaforma.
M.Ö.5000'lerde Çatalhöyük duvar resimlerinde kullanıldı.Sui numerosi altari laterali sono collocati dipinti cinque-seicenteschi.
Hamak, evde, karşılıklı iki duvara asılabilir.Si appendono alle pareti separati l'uno dall'altro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod