Ana içeriğe geç
Sözlük

duvar ile cümle

duvar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.No pueden atravesar las paredes.
Britanya'da meşhur Hadrianus Duvarını inşa ettirdi.Se completa el Muro de Adriano en Britania.
Sonraki yıllarda asıl türbe kısmının kuzeydeki duvarı yıkılmış ve her iki bölüm birleştirilmiştir.En 1988, en el extremo norte de la línea fue reabierta y las dos secciones se unieron.
Kilise ile deniz tarafındaki duvarlar arasında "Tzykanisterion" isimli polo sahası vardı.Entre la iglesia y el mar estaban las murallas del Tzykanisterion.
İç duvara yazılar yazılarak bu yapı vandalizme uğramıştır.Escribir en los muros es sin duda una actividad ancestral.
Kuzey duvarı.Muro norte.
Duvarlara resim çizilmiştir.Escrito en las paredes.
Aynanın üstünde, duvarda "Jan van Eyck buradaydı."Su principal proyección fue en Jan van Eyck.
Türbenin orijinal duvarı 22.5 kilometreden uzun idi.La muralla original del mausoleo tenía 22 kilómetros.
Sahne binası ve auditorium kesintisiz bir çevre duvarı ile bir araya toplanmıştır.Asimismo se rodeó el conjunto arquitectónico y el caserío con una cerca murada.
Karşı duvarda bir raf vardı.Fue una mosca en la pared.
Falcon 9 yakıt tankı duvarları ve kubbesi alüminyum lityum alaşımından yapılmıştır.Las paredes del tanque Falcon 9 y las cúpulas están hechas de aleación de aluminio-litio.
Tarih boyunca hiçbir ordu Truva duvarlarını aşamamıştır.Durante su historia nadie pudo asaltar la fortaleza.
Bu sürede onların duvarı aşmaları gereklidir.Es en esta época que se construyeron las murallas.
Yarışmalarda başarılı olan gençlerin adları tapınağın duvarlarına yazılırdı.En las tablas ancestrales en el gran templo se anotaban los nombres de templo de los gobernantes.
Dört duvardan ibarettir.Pádel de cuatro paredes.
St. Bartholomew's Hospital)'nin duvarında asılıdır.Fue médico residente en el St Bartholomew's Hospital.
Duvardan geçişi yalnızca büyücüler gerçekleştirebilir.Así que, la única solución para atravesar el muro es con magia de hadas.
İç duvarlarından birinde Sultan Hüseyin Safevi'nin 1106 tarihli bir fermanı bulunur.Las primeras referencias de un mercado cercano a Sant Salvador datan de 1069.
Kapısı güney duvarında bulunmaktadır.La puerta se localiza en la pared sur.
Duvarlarda çatlamalar meydana gelmiştir.Motivos tallados en la pared.
1999 yılında da mekanın etrafına bir duvar inşa edilmiştir.Alrededor de ella se había construido una pared.
Kılcal damar duvarları tek bir hücre tabakasından (endotel) oluşur.La pared de los túbulos está formada por una capa de células.
Böylece ağlama duvarına gidiş kolaylaştırıldı.Este facilitaba el acceso a la Muralla del mar.
Çıkıp duvarın üzerine oturmuştur.Se aporrean en la pared.
Burada kısa süre önce Fokidalılar bir savunma duvarı yapmıştı.Probablemente existía una muralla defensiva.
Duvarlarda üç katman vardır.En sus muros se alojaban tres hornacinas.
İnka kapıları, pencereleri ve duvarlardaki nişler ikizkenar yamuk şeklindedir.Tanto los muros como las puertas y ventanas son románicas.
Bu demetler bitki hücre duvarının yapı birimidir.La celulosa forma parte de las paredes celulares vegetales.
Meydan eski kentin duvarlarının hemen dışında yer almaktadır.Se encuentra fuera de las murallas de la ciudad vieja.
Girişin karşısındaki kısa duvardaki tek pencerenin sağına Gülen Kadınlar, soluna Okuyan Adamlar çizilmişti.En el muro corto del fondo se veía Mujeres riendo a la derecha del vano y a la izquierda Hombres leyendo.
5. yüzyıl boyunca şehirler düşmeye başladı ve güçlendirilen duvarlarla korunmaya çalışıldı.En el siglo V, los visigodos ocuparon la ciudad y construyeron más fortificaciones que aún se conservan.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.Los nuevos caminos siguen hoy en parte los antiguos.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Los cables de tierra de seguridad serán puesto.
Enlil Tapınağı'yla çevresindeki duvarların üstüne daha sonraları Part yapıları kuruldu.A lo largo del muro se abrieron posteriormente otras troneras.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.En los lados largos existían dos ventanas cercanas a los muros cortos.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Cabañas, casas oficiales, templos y las murallas de la ciudad colapsaron totalmente en un instante.
Duvar resimleri toplam 42000 metrekare alanı kaplamaktadır.Estos murales cubren una superficie de 42 000 m².
Duvar pencereleri iki sıradır.Arcos de las ventanas en ⅔.
Kenarlardaki ahşap duvarlar topun oyun alanında kalmasını sağlar.Algunos tienen piernas cosidas que les permiten sentarse en el teatrino.
Duvarda Bob'un bir portresi var.Sul muro c'è un ritratto di Bob.
Tom duvarda bir çatlak gördü.Tom vide una crepa nel muro.
Bunlardan ilki Duvar ve diğeri de İsyandır.Battandier) prima in una sede e poi nell'altra.
Bir DMZ oluşturmak için iki güvenlik duvarı kullanmak çok daha güvenli bir yaklaşımdır.Un approccio più sicuro consiste nell'utilizzare due firewall per creare una DMZ.
Bu kararın 9 Kasım 1989'da Berlin Duvarı'nın çöküşüne yardımcı olduğu konusunda genel bir kabul vardır.Questa decisione aiutò fortemente la caduta del Muro di Berlino il 9 novembre 1989.
Benjen Stark'ın atı Duvar'ın kuzeyinden döner fakat kendisi yoktur.Alla Barriera, fa ritorno il cavallo di Benjen Stark, del ranger però non c'è traccia.
2011 yılında yapıdan geriye modern yapılar arasında kaybolan bazı duvarlar dışında bir şey kalmamıştı.Nel 2011 di essa rimanevano solo alcuni muri, nascosti tra edifici moderni.
Sol orbitalin orta duvarı.Parete mediale dell'orbita sinistra.
122 yılında, II Augusta Hadrian Duvarı'nın inşaasına yardım etti.Nel 122 la II Augusta contribuì a costruire il Vallo di Adriano.
Bu duvardan arta kalan kısımlar Kudüs'ün Eski Şehir'inde bulunmaktadır.Questo modello stradale è tuttora conservato nella Città Vecchia di Gerusalemme.
Yahudiler ise Batı Duvarı (Ağlama Duvarı) kenarında bulunan kendi sinagoglarına çekilmişlerdi.Appartenevano alla nobiltà ebraica, e contavano tra loro dei rabbini.
Bu görüşmeden kısa süre sonra Berlin Duvarı inşa edildi.Poco dopo la divisione della coppia, viene costruito il muro di Berlino.
İnsan evlerinin duvarlarında yaşarlar.Esse abitavano nelle case della gente.
O ve patronu eve duvar kağıdı takacaklardır.Solo lui e la padrona tengono la chiave.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.In alcuni tratti le nuove mura procedono unite alle antiche.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.Era l'inizio della costruzione del muro di Berlino.
Şehir duvarının kalıntıları.Il parco urbano delle Mura.
Duvarların taban genişliği 8,62 metre olup, üst kısımlara doğru incelerek 6,66 metreye düşer.Le pareti, alla base, sono larghe 8,62 metri per poi assottigliarsi a 6,66 metri in cima.
Duvarlar 70cm kalınlığındadır.I muri sono spessi 30 cm.
İki temel tip bakteri hücre duvarı vardır: biri Gram-pozitif diğeri de Gram-negatif.La parete delle cellule procariotiche può essere di due tipi: Gram-positivo o Gram-negativo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod