Ana içeriğe geç
Sözlük

duvar ile cümle

duvar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve tabiki demir perdeler, politik duvarlar yıkılmaya başladı.And of course the iron curtains, political walls have come tumbling down.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.It's used in paint for the texture, but also for the glossiness.
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.Donors' walls made out of Lucite.
Ancak buna ragmen; bizi ayiracak duvarlari ormeye devam ediyoruz.And yet we carry on raising walls to keep us apart.
Yatağımsa iki parmak hereketi ile duvardan dışarı çıkıyor.My bed just pops out of the wall with two fingers.
Hareketli duvarı kaydır ve katlanabilir yatakları çıkar.Move the moving wall, have some fold-down guest beds.
"Gli", "duvar" demektir,"Gli" is "wall"
Eşit olmayan duvarlara ve etraftaki ıvır zıvıra rağmen ses kulağa gerçekten baya iyi geliyordu.With all the uneven walls and all the crap everywhere, it actually sounded pretty good.
Cephane gibi, onlara mesajlar ekleyerek duvarlara spreylemeye başladım.like ammunition, and adding messages to them, and I started spraying them on the walls.
Bariyer duvarlara hayır.No to barrier walls.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Now, speaking of walls, I want to share with you the story of one wall in Cairo.
Bir grup sanatçı duvarın üstüne, gerçek boyutlarda bir tank çizmeye karar verdi.A group of artists decided to paint a life-size tank on a wall. It's one to one.
Varım.' Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Authority comes, paints the wall white,
Başını duvara çarptı.She hit her head on the pillar.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Come on, sit at the table," and they sat on the side of the room.
Gerçekten, her köşesi duvarla kaplı oda olması yeterli değil miydi?Gosh, really. All you need is 4 walls.
Benim işim, kalbinin etrafına diktiğin o duvarları parçalamak.Oil covered pelicans!
"Ben duvarı görmüyorum" ve bende size aynı şeyi söylüyorum, duvarı görmeyin."But when I came to see you," I said, "I didn't believe in myself.
"Bi duvarın karşısında duruyordum."I was at a wall."
Ama ne yaparsan yap, teslim olma, duvara boyun eğme.But whatever you do, don't succumb to it. Don't give in to the wall.
İneğe yaklaş, terliklerini bavuluna koy, duvarı görme, soruları yaşa, mucizeler topla.Approach the cow, pack your flipflops, don't see the wall, live the questions, harvest miracles.
Sonradan duvar koymak için gidip 600.000 pound daha harcadılar.They had to go back in and spend 600,000 pounds putting the walls in.
Bize duvarın Filistin'i İsrail'den ayıracağı söylendi.We were told the wall would separate Palestine from Israel.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Here in Budrus, we realized the wall would steal our land.
Duvar, hakikaten, teröre bir çözüm yarattı.The fence has, in fact, created a solution to terror.
Duvar çatışması devam ediyor.The clashes over the fence continue.
Sol alt köşede kafasını tuğla duvara vuran bir adam görüyoruz.On the bottom left you see a man who seems to be intent on hitting his head against a brick wall.
Şöyle bir duvar.So a wall that looks something like that.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.I basically embedded a computer into a wall of a slum in New Delhi.
Duvardaki Delik'i hatırlayın.Remember, from the Hole in the Wall.
22 numara, salonun duvarını yapacak.No. 22 will do the hall wall.
Boeun o koca duvarı tek başına nasıl boyar?How will Boeun paint that huge wall by herself?
Duvar müthiş olmuş.The wall's great.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.It's like trying to run into a brick wall.
Bahçıvanlık benim duvar yazım.Gardening is my graffiti.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.But that was clearly not as satisfying as painting a wall of blue like a morning sky.
Duvarlar maviydi, pencereler maviydi, ön taraftaki kaldırım maviydi.The walls were blue, the windows were blue, the sidewalk out front was painted blue.
Odanın üç duvarında bu panellerimiz var.So we had these panels on three walls of a room.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.But as soon as they passed by, it would start to climb up the wall in jerky fashion.
Yeşil bir yaya sahibiz - ve bu yay duvara sabitlenmiş durumda.So we have this green spring here, and let's see, there's a wall here.
Ve birden dengemi yitirdim ve duvara dayanmam gerekti.And then I lost my balance, and I'm propped up against the wall.
Düzenli kullanacak olursak bu ince tutmak için yumuşak jaws parçası duvarlıIf he were to use regular soft jaws to hold this thin walled part
Pasta jaws kez tam desteği olmadan kolayca deforme ince duvar parçaları tutmak için kullanılırPie jaws are often used to hold thin wall parts that will deform easily without full support
Bu kasnak bize standart yumuşak jaws kullanmasına izin vermek için yeterli duvar kalınlığı vardırThis pulley has sufficient wall thickness to allow us to use standard soft jaws
Her duvar dört bin milimetre (0,004 ", 0,102 mm) konikIt will taper each wall four thousandths of an inch (0.004", 0.102 mm)
16. Louis şimdiden duvardaki yazıları görmeye başladı.So already, Louis XVI started to see the writing on the wall.
Bu akşam sizlere 4 duvar arasından çıkmaktan bahsedeceğim.I am going to talk to you tonight about coming out of the closet.
Pek çoğumuz gibi ben de hayatım boyunca pek çok 4 duvar arasında yaşadım.So, like many of us,
4 duvar arasında yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilirsin sadece.You just know what it feels like to live in a closet.
Hayatımızın belli bir noktasında hepimiz 4 duvar arasında yaşarız ve bu bize güven verir.At some point in our lives, we all live in closets, and they may feel safe.
Ya da en azından, 4 duvarın ardındaki dünyadan daha güvenli olduğunu hissederiz.Or at least, safer than what lies on the other side of that door.
Öyleyse, 4 duvarın arasından çıkmak, o konuşmayı yapmak, niçin bu kadar zor?So why is coming out of any closet, why is having that conversation, why is it so hard?
Bu başlangıç adımı ve bu konuşmayı yapmak, onların kendi duvarlarını yıkması anlamına geliyordu.That starting, and having that conversation, was them coming out of their closets.
Arka duvarda bir ayna yer alıyor, bu ayna resmin içindeki bir bulmaca gibi.And on the back wall a mirror, which is the sort of puzzle in a way of the painting.
Duvar ağırlıklı olarak neyden oluşuyordu?He quickened his pace, almost to a jog now. 'What is the wall mostly made of?'
Bir duvarın 75 santim ilerisine kağıt bir para yerleştirinPlace a note about 75cm from a wall, and ask your friends to stand against the wall.
Arkadaşınızdan duvarın önünde durup topuklarını duvardan ayırmadan parayı almasını isteyinNow challenge them to pick up the note without moving their heels away from the wall.
Montague'nün herhangi bir adam veya hizmetçi duvarına alacak.I will take the wall of any man or maid of Montague's.
Seni zayıf bir köle gösterir GREGORY; en zayıf gidiyor duvar.GREGORY That shows thee a weak slave; for the weakest goes to the wall.
Güvercin evin duvarında, güneşin altında oturarak, benim de Rabbim, sizin Mantua az sonra:Sitting in the sun under the dove-house wall; My lord and you were then at Mantua:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod