Ana içeriğe geç
Sözlük

duvar ile cümle

duvar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Duvardan öylece söküp alabilirsiniz.So you can take it off the wall.
Sanatçı kitaplarını duvara asabilir beraberinizde götürebilirsiniz.So artist books, you take them off the wall. You take them for a walk.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.A thin film will creep up the inside wall, flow over the top and right out the outside.
Yeni Delhi'deki fakir bir mahallenin bir duvarına bir bilgisayar yerleştirdim.I basically embedded a computer into a wall of a slum in New Delhi.
Tekrardan, galaksilerin Büyük Duvar'ının uzantılarını burada görebiliyorsunuz.So again, you can see the extension of this Great Wall of galaxies showing up here.
Bu tüm anti-virüs programları ve güvenlik duvarlarını çalıştırmaktan daha önemli.That's much more important than running anti-viruses or running firewalls.
Sunak kısmının arkasındaki duvar, Michelangelo tarafından boyanmış.The wall behind the altar was painted by Michelangelo later in his life.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.I decided to paste in eight Israeli and Palestinian cities and on both sides of the wall.
Duvarın Filistin tarafına yapıştırdık.When we did the wall, we did the Palestinian side.
Biz de beyaz kağıt yapıştırmaya karar verdik. Duvarlara beyaz kağıt...So we decided to paste white, white on the walls.
OTE duvarlarda kullanılacak teknik malzemeyi hazırlıyor.The Tech. Team will be ready tomorrow morning for the wiretapping.
Ve projeksiyonu hastahanenin dışında bulunan park yerinde bulunan duvarın üzerine kurduk.And we set up a projector on a wall out in the parking lot outside of his hospital.
Duvarların hemen dibinde, heykeller yapıyordum.I made sculptures within inches of the walls. It was really difficult,
Duvara yaklaşın.Super 61 is down. We got a bird down in the city. Super 61 is on the deck now.
Grimes, duvardan çekil.Juliet 25, hostiles advancing, parallel west to your position. Women and children among them. Over.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.So we have Portal because you shoot walls in order to create new spaces.
Uh... ve ayrıca duvar beyaz olmasaydı bu kesinlikle başka bir sanat eseri olurdu.Uh... and also if the wall wasn't white it would be a different work of art. Kate:
Duvarın gerçekten düz olması ilginç.Jillian: It's interesting how the wall is really flat.
Belki yan duvarı nişan alıp yansımasını sağlarım.Maybe if I hit the side wall it will bounce around the room.
O zaman, şu arkadaki eğriyi, bir duvar gibi düşünebilirim. -And then this curve back here is going to be like a wall.
Duvarın şu yanını boyayayım da, neye benzediğini daha iyi görün. -And maybe I'll paint this side of the wall just so you can see what it kind of looks like.
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.Then I went to taking photos of people to paste them on the street to say, "They exist."
New York'ta ne zaman bir duvara denk gelsem, projeyi yaymak için onun fotoğraflarını kullanıyorum.Each time I get a wall in New York, I use his photos to continue spreading the project.
Elektrik karşısında bir duvar örecek, adeta.It's like a wall to the electricity.
Scothland'da, koruyucu duvarın arkasında.It's behind a protective wall.
Geçmişte, klimalardan önce, kalın duvarlarımız vardı.In the past, before air conditioning, we had thick walls.
Kalın duvarlar yalıtım için çok iyi.The thick walls are great for insulation.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Ignore those creeping fears that we have finally hit the wall.
Burada kilise duvarlarının açılımında ve geometride yeni bir odaktan bahsediyoruz.We're talking about a new focus on opening up the walls of the church and a new focus on geometry.
Şu an kilisenin tamiriyle uğraşan duvarcıları duyabiliyoruz.You can actually hear some of the masons working, doing some repairs on the church.
Bunlar yanyana duran iki konteynır, bunları duvar gibi de düşünebilirsiniz. -Well, we assume that there's some type of a container here. Maybe it's a solid wall.
Sasco duvar planýný dür, zýmbaný kaldýr!Roll up your Sasco wall plan and hang up your stapler!
Sınıfların duvarı yok.The classrooms have no walls.
Damar duvarlarında bu plaklar birikebilir.You can have these plaques build up along the walls of the artery.
Ve ayrılık duvarlarını kırıyor olursunuz.And that breaks down the walls of separateness.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.I had your poster on my wall in college.
Ve nereye gidersem gideyim önüme çıkan duvar şu:And everywhere I go the barrier is:
Berlin duvarı, komünizmin üstüne yıkıldı.The Berlin Wall has fallen on Communism.
Bunun üzerine, duvar yazısının söylediği şey ise,And with that, what this graffiti says is,
'Arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorum.' dedim.".'I get sexual pleasure from crashing cars into walls.'"
Sonunda bir duvara çarptılar. Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.They finally hit a wall; they couldn't shrink the vacuum tube any more and keep the vacuum.
Bu duvarları aşabilir.It can go beyond the walls.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.But if you push the button, of course, the whole wall goes dark.
İkinci grubun senaryosunda ise, duvarlar canlı ve Dilbert'i grup olarak kucaklıyor.In the second group's scenario, the walls are alive and actually give Dilbert a group hug.
Depo alanı direk duvarın içine inşa edilmiş.)The storage is built right into the wall.)
Kim olduğunu bilmedikleri için onu duvara asamazlar.They can't hang it on the wall, because they don't know who he is.
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.I apprenticed with a carpenter and learned about plumb, square and level.
Bu yüzden eşyaları duvara sabitleyin.So you want to tether things to the walls.
Biz duvarlara tırmanmak ve yankesicilik yapmaktan... ...daha büyük bir şeyler planlıyoruz.We are planning something bigger than... ...climbing over walls and picking pockets.
Sadece duvarlara tırmanmak ve yankesicilik yapmak istiyorum.I just want to climb walls and pick pockets.
Arada duvarın üstüne tırmanman gerekir.You should climb over the wall sometime.
Buna rağmen, sonunda, bir duvarı değiştirmek gerçekten çok zordur.And yet, at the end, it's so hard to change a wall.
Bu garip parmakları bir duvara bu kadar hızlı tırmanırken nasıl kullandıklarını merak ettik.And we wondered how they use these bizarre toes to climb up a wall so quickly.
Bugün ilk kez biri bununla duvara tırmandı.This the first time someone has actually climbed with it.
Videonun bir kısmını gösterirsek, duvara tırmandığını görebilirsiniz.If we can show some of the video, you can see it climbing up the wall.
"Hayvanlar duvara tırmanırken kuyruklarını kullanıyorlar mı?""Do animals use their tails when they climb up walls?"
Bir duvara veya ağaca tırmanıyorlar.They're climbing up a wall, or a tree.
Ticari duvarlar yıkılmaya başladı.Trade walls began to come tumbling down.
Ulaşım duvarları yıkılmaya başladı.Transportation walls came tumbling down.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Communication walls, I don't have to tell you -- the Internet -- have come tumbling down.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod