Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Albo niechaj ci sami powiedzą, jeźli we mnie znaleźli jaką nieprawość, gdym stał przed radą;
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Alebo aj títo sami nech povedia, či našli na mne nejakú neprávosť, keď som stál pred vysokou radou,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Ali naj ti sami povedo, če so našli krivico na meni, ko sem stal pred velikim zborom,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Anebo nechať tito sami povědí, nalezli-li jsou na mně jakou nepravost, když jsem stál v radě,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Eller lad disse her selv sige, hvad Uret de have fundet hos mig, da jeg stod for Rådet,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Eller la disse selv si hvad skyld de fant hos mig dengang jeg stod for rådet,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Hay là các người ở đây phải nói cho biết đã thấy tôi có sự gì đáng tội, lúc tôi đứng tại tòa công luận,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Hay_là các người_ở đây phải nói cho_biết đã thấy tôi có sự gì đáng tội , lúc tôi đứng tại tòa công_luận ,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.그렇지 않으면 이 사람들이 내가 공회 앞에 섰을 때에 무슨 옳지 않은 것을 보았는가 말하라 하소서
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Oder laß diese selbst sagen, ob sie etwas Unrechtes an mir gefunden haben, dieweil ich stand vor dem Rat,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.oppure dicano i presenti stessi quale colpa han trovato in me quando sono comparso davanti al sinedrio
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.O que digan éstos mismos qué delito hallaron cuando comparecí ante el Sanedrín
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.ou estes mesmos digam que iniquidade acharam, quando compareci perante o sinédrio,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Sau să spună aceştia singuri de ce nelegiuire m'au găsit vinovat, cînd am stat înaintea Soborului,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Tai sanokoot nämä läsnäolevat, mitä rikollista he minussa huomasivat, kun minä seisoin neuvoston edessä;
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Η αυτοι ουτοι ας ειπωσιν εαν ευρον εν εμοι τι αδικημα, οτε παρεσταθην ενωπιον του συνεδριου,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Або самі оці нехай скажуть, чи знайшли в менї яку неправду, як стояв я перед радою,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.Или пусть сии самые скажут, какую нашли они во мне неправду, когда я стоял перед синедрионом,
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.או אלה ידברו נא המה מה מצאו בי עול בעמדי לפני הסנהדרין׃
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.او ليقل هؤلاء انفسهم ماذا وجدوا فيّ من الذنب وانا قائم امام المجمع
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.即 或 不 然 、 這 些 人 、 若 看 出 我 站 在 公 會 前 、 有 妄 為 的 地 方 、 他 們 自 己 也 可 以 說 明
Buradakiler de, Yüksek Kurulun önündeki duruşmam sırasında bende ne suç bulduklarını açıklasınlar.即或 不然 、 這些 人 、 若 看出 我 站在 公會 前 、 有 妄為 的 地方 、 他 們 自己 也 可以 說明
Daha fazlasına yer olmadığı için sadece 51 sanık duruşmaya katılabildi.51 accusés seulement assistaient aux audiences parce que l'espace ne pouvait en contenir davantage.
Daha fazlasına yer olmadığı için sadece 51 sanık duruşmaya katılabildi.Nur 51 Angeklagte waren im Gerichtsprozess anwesend, denn es gab nicht genug Raum für mehr Angeklagte.
Daha fazlasına yer olmadığı için sadece 51 sanık duruşmaya katılabildi.Slechts 51 aangeklaagden woonden de zitting bij omdat er geen plaats meer was voor de anderen.
Daha fazlasına yer olmadığı için sadece 51 sanık duruşmaya katılabildi.Solo 51 acusados asistieron al juicio, porque no había espacio para más acusados.
Davalı Peter Sunde'yi dinleyebiliriz. Duruşma başlayabilir.Công tố viên có thể bắt đầu cùng bị cáo Peter Sund.
Davalı Peter Sunde'yi dinleyebiliriz. Duruşma başlayabilir.Förhör med tilltalade Peter Sunde, och förhöret påbörjas av åklagaren.
Davalı Peter Sunde'yi dinleyebiliriz. Duruşma başlayabilir.Förhör med tilltalade Peter Sunde, och förhöret påbörjas av åklagaren.
Davalı Peter Sunde'yi dinleyebiliriz. Duruşma başlayabilir.피고 Peter Sunde의 발언을 시작으로 기소절차가 진행되겠습니다.
Davalı Peter Sunde'yi dinleyebiliriz. Duruşma başlayabilir.TPBのコンピュータに 貴方個人の物がありますね?
Davalı Peter Sunde'yi dinleyebiliriz. Duruşma başlayabilir.Vastaaja Peter Sunden kuuleminen -syyttäjäpuoli voi aloittaa.
Davalı Peter Sunde'yi dinleyebiliriz. Duruşma başlayabilir.שימוע עם הנאשם פיטר סונדה .התביעה יכולה להתחיל
Davalı Peter Sunde'yi dinleyebiliriz. Duruşma başlayabilir."الإستماع للمتهم "بيتر ساندي ستبدأ المحاكمة
dört Serie A duruşma çıktı alışılmadık bir şey başka türlüشيء نوع آخر من المألوف أن خرج من دوري الدرجة الاولى الايطالي جلسات استماع في أربعة
dört Serie A duruşma çıktı alışılmadık bir şey başka türlü上院外交インテリジェンス委員会昨日
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."Avocaţii spun: "Această frică de lege îi face pe doctori să practice mai bine medicina."
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."Các luật sư ở tòa án nói, " Nỗi sợ hãi pháp luật này khiến các bác sĩ hành nghề tốt hơn."
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."Gli avvocati dicono "La paura della legge costringe i medici a una maggiore professionalità"
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."법정 변호사들이 말하기를, "그럼 이와 같은 법적 두려움이 의사들이 더 나은 진료를 하게 만들어줍니다." 라고 하죠.
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."Los abogados dicen "Bueno, este miedo legal hace que los doctores practiquen una medicina mejor."
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."Procesadvocaten zeggen: "Deze juridische angst zorgt dat artsen hun vak beter uitoefenen."
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."Soudní právníci říkají: "Tento právní strach nutí doktory k lepší medicíně."
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."Strafverteidiger sagen, dass Ärzte wegen dieser Angst vor rechtlichen Dingen eine bessere Arbeit machen.
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."Súdny právnici hovoria, "Veď, tento právny strach núti lekárov, aby liečili lepšie."
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."Адвокатите на процесите казват: "Е, този страх от закона кара лекарите да практикуват по-добра медицина."
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."Адвокаты говорят: "Но зато страх перед законом заставляет врачей работать старательней".
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."הליטיגטורים אומרים, "ובכן, הפחד המשפטי הזה מאלץ רופאים לתפקד טוב יותר, רפואית."
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."المحامون يقولون " لا بأس هذا الهوس القضائي .. سوف يجعل الطب أفضل "
Durusma avukatlari diyor ki, " Dava edilme korkusuyla doktorlar daha dikkatli calisiyorlar."医者がよりよい医療を提供するのだと言いますが 米国医学研究所などの研究を通して
Duruşma başlayabilir.Acuzarea poate începe.
Duruşma başlayabilir.Anklageren må begynde.
Duruşma başlayabilir.A vád elkezdheti.
Duruşma başlayabilir.Công tố viên có thể bắt đầu.
Duruşma başlayabilir.De vervolging mag beginnen.
Duruşma başlayabilir.Die Staatsanwaltschaft kann beginnen.
Duruşma başlayabilir.Die Staatsanwaltschaft möge beginnen.
Duruşma başlayabilir.El proceso puede comenzar.
Duruşma başlayabilir.Il procedimento puo' iniziare.
Duruşma başlayabilir.Le procès peu commencer.