Ana içeriğe geç
Sözlük

duruş ile cümle

duruş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Oyunu olabildiği kadar dürüst oynarım.Коефициент за честна игра.
20 Temmuz 2004'teki duruşmada ise dava, tüm sanıkların beratıyla sonuçlandı.В крайна сметка на 23 октомври 2007 г. той е оправдан по всички обвинения от съда.
Bu duruşma Sovyet Rusya’nın ilk büyük medya olayı idi.Това е първият международен договор на Съветска Русия.
Dik duruşun bir başka özelliği de yer çekimine daha az yüzey sunmasıdır.Резолюцията е прекалено малка за да се различат някакви особености от повърхността.
Çin halk inancında Guan Gong olarak adlandırılır; dürüstlüğün ve kardeşliğin sembolüdür.Познат е още като Фестивал Чонгсиао (китайски: 忠孝節; пинин: Zhōngxiàojié), чествайки вярността и благочестието.
Böyle bir dünyada dürüst olmak "budala" olmaktır.По-частно разбиране за герой в този смисъл е „национален герой“.
Genel olarak hukuk dilinde davalının duruşmalara katılmasa bile gıyabında yargılanmasını ifade eder.Защитната му реч пред съда също помага.
O dürüst olmayı seçti.Тя го предизвиква да се покаже решителен.
En çok sadakate ve dürüstlüğe önem verir.От тях тя очаквала единствено трудолюбие и честност.
Bazılarına göre duruşma hatalı, ve bir takım mahkum edilmiş sanıklar aslında masumdur.Не след дълго се разбира кои са истинските виновници и Мито е освободен.
Duruşmanın son gününde Doris mahkemeye geç kalır.Na dan početka suđenja, Doris kasni, kao i sudac.
Artaphernes tarafından kurulan barış, uzun süre adil ve dürüst olarak kabul edilmiştir.Mir koji je uspostavio Artafern dugo se pamtio kao pravedan i pošten.
Akıllı ve dürüst bir öğrencidir ve arkadaşlarına bağlıdır.Inteligentan i savjestan dečko, odan svojim prijateljima.
Bir ay süren duruşmalar sonunda Dreyfus yine suçlu bulundu.Nakon 6 godina, Dreyfus je napokon proglašen nevinim.
Sonraki gün, Moore duruşmaya tekrar çağrılır ve Emily'nin ölmeden önce yazdığı mektubu okur.Ondje on čita pismo koje mu je Emily napisala prije nego li je umrla.
Bu yeni duruşun gelişmiş örneğine Olimpiya Zeus tapınağında rastlanır.Za Zeusov hram u Olimpiji izradio je kip Zeusa Olimpijskog.
Semih Özakça, davanın altıncı duruşmasında yargılandığı tüm suçlamalardan beraat etmiştir.Trećeg dana suđenja je priznao krivnju po svih šest točaka optužnice.
Dürüst ve güvenilir.Odlična ali samopouzdana.
Bu olay, onun dürüstlüğünü efsane haline getirdi.Ovako si dokazao svoje poštenje.
Bir Dürüstlük Dürterölçer gizlenme büyülerini ve büyülü nesneleri ortaya çıkarır.Otkriva skrivene stvari, razotkriva vještice i čarobnjake.
Herzl, Dreyfus duruşmasından sonraki protestolara şahitlik etti.Zola zahtijeva drugi proces nakon kojega oslobođaju Dreyfusa.
Duruşma, 1999 tarihli sinema filmi.S vremena na vrijeme, Prljavo kazalište 1999.
Kurumsal yönetim, kurumların şeffaf ve dürüst olarak yönetilmesidir.Dotadašnja je uprava, jasno, smijenjena.
Uzunçarşılı'nın değerlendirmesinde: Dürüst ve temiz bir insandı...Doktorica Vidović se sjeća Stjepanovih vrlina: "Bio je pošten i častan čovjek...
Korolenko dürüsttü.Jurja Krnjevića.
Duruşması 3 ay tutukluluktan sonra Nürnberg'de başladı.Počeli su nakon suđenja u Nürnbergu.
Ama Stan dürüstlüğü gereği Kenny'den 2 dolar alır, cüzdana koyar ve 20'liği kendine alır.Rodney se tada okladio u 20 funti da će biti uspješan, a na njihov užas, ona je i pristala.
Muzip tavırları, kimseye benzemeyen kendine has duruşu O’nu diğer “mafya” kadınlarından ayırır.Populističke mjere i imidž "običnog čovjeka" ga razdvajaju od ostatka kineske političke elite.
O dürüst olmayı seçti.Izabralo ga je plemstvo.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Pravo se poštuje bezuvjetno, pa nije moguće poslušnost uvjetovati suglasnošću.
Yasalar güven ve dürüstlük ilkesine göre işler.Bavi se obranom vjere i vjerničke prakse.
Film bir anlamda Woody Allen'ın kendi Amarcord'udur, sevgili şehri New York'a bir saygı duruşudur.Manhattan je vlastne osobným vyznaním lásky Woodyho Allena mestu New York.
Bu hareket için İsrail tarafından Uluslararası Dürüstler unvanı verilmiştir.Za tento čin mu bol udelený titul Spravodlivý medzi národmi.
Ancak sanıkların büyük kısmı yakalanamadığı için duruşmada 15'i tutuklu, 4'ü tutuksuz 19 kişi hazır bulundu.O ostatných 15 zajatých nie sú žiadne informácie, pravdepodobne boli popravení.
Böyle bir dünyada dürüst olmak "budala" olmaktır.V tomto ponímaní to znamená perverzný.
Duruşma salonunda bayrak olacaktır.Ponúkne schôdzku v mestskej galérii.
Duruşmada madenci yakınları sanıkların duruşmaya getirilmemesine tepki gösterdi.V prípravnom konaní svedčila v neprospech odsúdených.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum."Neznášam slovo pomáhať.
Ayrıca Meksika Birinci Ligi'nde oynanan bütün maçlarda saygı duruşunda bulunuldu.Iba Mexiko sa zúčastnilo všetkých hier.
Bu dönemdeki duruşu ona FKP içinde kötü bir şöhret kazandırdı.Práve úloha v tomto kasovom trháku mu priniesla slávu.
Konfüçyüs, her şeyden önce dürüstlüğün önemini vurgular.Protagoras poukazuje predovšetkým na klamlivosť zmyslového vnímania.
Dik duruşun bir başka özelliği de yer çekimine daha az yüzey sunmasıdır.Preto materiál, ktorý ho tvorí, musí byť menej hustý ako na Zemi.
Halkı çalışkan, iyi niyetli, misafirperver, dürüst ve saygılıdır.Ľudia sú sympatickí, dobrí, pohostinní a otvorení.
Bu duruş Charles Knight ve Rudolph Zallinger’in çizimlerinde görülebilir.To se lahko vidi na slikah, ki sta jih izdelala Charles Knight in Rudolph Zallinger.
Ayrıca yarış öncesi bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.Pred dirko pa je bila v njun spomin še minuta molka.
Duruşma salonunda bayrak olacaktır.V palači nastane hrušč.
Ceza davalarında, yasayla belirlenen özel durumlarda sanık bulunmadan da duruşma yapılabilir.Nikomur ne more biti odvzeta prostost, razen v primerih, ki so v postopku, določenih z zakonom.
Kesinlikle dört ayaklı olmasına rağmen, duruş şekli bazı tartışmalar doğurmuştur.Čeprav je skoraj zagotovo hodil po vseh štirih, so o položaju nog potekale dolge razprave.
Konfüçyüs, her şeyden önce dürüstlüğün önemini vurgular.Pravljica predvsem poudari pomen prijateljstva.
Protestanların çoğunun duruşu buydu.Večina prebivalcev je protestantov.
Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.Kralj je darilo sprejel, ni ga pa z ničemer upošteval pri pogajanjih.
Nürnberg duruşmalarında savaş suçlusu olarak hüküm giydi ve idam edildi.Na sojenju v Nürnbergu je tajil vse svoje zločine in obsojen je bil na smrt z obešanjem.
Bu yeni duruşun gelişmiş örneğine Olimpiya Zeus tapınağında rastlanır.Najboljši primeri tega sloga so na metopah Zevsovega templja v Olimpiji.
Duruşma için mahkeme toplandı.Teismo posėdis - teismo proceso posėdis.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Už tai jis sąžiningai tarnavo.
Cumhuriyetçiler bu duruşu ile partinin liberal ve muhafazakar bölümlerine ulaşabilmeyi amaçlamıştır.Šios aplinkybės skatino įvairių tautybių miestiečius kurti liberalių ir konservatyvių pakraipų partijas.
Bütün sevgimiz ve dayanışma ile duruş sergiliyoruz.".Dėkoju jums visiems, kurie rodote mums meilę ir palaikymą.“
Boksörün duruşu rahat olmalıdır.Boksininko vaikystė nebuvo lengva.
Dürüst ve güvenilir.Laikomas patikimu ir tiksliu.
Senin refahını zahmetle, sevgiyle ve barışla elde edeceğiz, Sana karşı her zaman dürüst olacağız!Būk už Gėrį ir Teisybę, Gerbkime vieni kitus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod