Ana içeriğe geç
Sözlük

duruş ile cümle

duruş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yeryüzündeki dürüst ve güvenilir insanları korur.街の平和を守る立派で厳格な軍人。
Kral derhal duruşma yapılmasını ve Elsa’nın sorguya çekilmesini emreder.王はエルザを呼び出し、釈明を促す。
O dürüst olmayı seçti.誠実に対応してくださった。
Çok uzun süreli ayakta duruş çalışması yapılır.非常に長い滞空時間を達成すること。
Amblem, dürüstlüğü ve samimiyeti sembolize ediyor.真実と、 誠実さが、私たちの絆を育む。
Bu ülkenin bir geçmişi, tarihî duruşu var.旧境内は国の史跡。
Hapiste duruşmayı beklerken tekrar kaçtı.裁判所で終身刑を受けた直後に脱走する。
1.Maceradaki başlığı Dürüstlük.第1章の主人公。
"Birbirlerinin yerine duruşmaya giriyorlar". mardinlife.』のレギュラーである塚地が出演するほか、『LIFE!
Boksörün duruşu rahat olmalıdır.あるとボス戦が楽になる。
Bu hareket için İsrail tarafından Uluslararası Dürüstler unvanı verilmiştir.これらの人々にはイスラエルに移住する法的権利が与えられている。
En bilindik duruşmalar 1692'de Salem kentinde Oyer ve Terminer Mahkemesinde yapılmıştır.最も悪名高い裁判は、セイラム町で1692年にオイヤー・アンド・ターミナー(英語版)裁判所によって行われた。
9 Eylül 1899'da yapılan duruşmada Dreyfus yeniden suçlu bulundu.1899年9月の軍法会議再審でドレフェスは禁錮10年に減刑された。
2 gün sonra davanın ikinci duruşmasında serbest bırakıldı.彼は2回目の裁判で無罪となった。
Korolenko dürüsttü.ユカリコは絶句。
Protestanların çoğunun duruşu buydu.また、指名打者での出場がほとんどだった。
Bu ilişkide önemli olan tek şey dürüstlüktü.本人曰く、正直だけが取り柄。
Davanın 35. duruşmasında bu sözleri düşünülmeden rastgele söyleniş sözler olarak nitelendirmiştir.^ 以下、本段落は特記ない限り第35話による。
CTU'da çalışan dürüst, güvenilir bir bilgisayar uzmanıdır.CTIのコンピューター担当の楽天的な若者。
Onu bugünkü duruşuna hazırlayan bu süreç, müzikal gelişiminde ciddi bir yer tuttu.彼が音楽と真剣に向き合うようになったのはこの頃である。
Duruşma için mahkeme toplandı.裁判の証人として出廷する。
Tanaka bey, bana dürüst bir adam gibi geliyor.田中氏はどちらかといえば正直な人だ。
Sana karşı dürüst değildim.私はあなたに正直でなかった。
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.如果他们能够获得新的证据,他们会将调查的情况带到下次会议。
Savaştan sonra, von Leeb, yüksek emir duruşmasında Nuremberg'de Amerikan askeri mahkeme tarafından yargılandı.戰爭結束後,馮·里布被在紐倫堡被美國軍事法庭的高級指揮官審判控告。
Nisan 2006'daki bir röportajında Matt Groening, "Dürüst olmak gerekirse, ufukta bir son görmüyorum.在2006年4月接受的一次采访中,马特·格勒宁曾说:“诚然,我不愿意看到任何一种结束的方式。
Onların tartıştıkları sefer dürüst, adil , erdemli ve inanışa yaraşır başarılacak seferdi.传说中王直生有異象,“少落魄,有任侠气,及壮多智略,善施与,以故人宗信之。
Yüz yüze olmadan duruşmayı yapamayız" dedi.进取不锐,则守御必不坚」。
SUV özellikleri ile coupe duruşunu birleştiren bir otomobildir.也就是說、SUV與皮卡車融合而成的車型。
O dürüst olmayı seçti.他选择说真话。
Hapiste duruşmayı beklerken tekrar kaçtı.在發佈會前,她從囚禁中逃走出來。
Duruşmada ilk cinayetini anlatırken soğukkanlıydı.第一季連環兇殺案的真凶。
Açıkta kalan oyundan çıkar ve her duruştan sonra da bir sandalye eksiltilir.將一顆已在某個棋盤的己方棋珠拿走,然後放在後方任何一位棋盤。
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.雖然官方說明會採取法律行動,但最後並沒有任何明顯的行動。
Kefalet duruşması sırasında Plessy v.刘楗、为户科给事中。
Genellikle, bir şeyin resmini görürsünüz; ona inanır, ondan büyülenir ve dürüstlüğüne güvenirsiniz.常見其事而歆羨, 則其勢必效而爲之, 益無疑矣。
Onlar, insanların dürüst, saygın ve güvenilir olduğuna inanırlar.他们往往相信,大多数人是诚实、正直和值得信赖的。
Duruşmada kişiler genellikle bir avukat tarafından temsil edilir.但實際上,該職經常由大律師出任。
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.後來轉為幫助純一。
Oyunu olabildiği kadar dürüst oynarım.盡全力地享受着比賽。
Duruşma ve hapis boyunca yüzlerce kadın hayranından mektup aldı.在服刑期間受到獄警友善的對待及收到許多仰慕者的信件。
Konfüçyüs, her şeyden önce dürüstlüğün önemini vurgular.簡單來說,混沌就是對初始條件的高度靈敏度。
Ayrıca yarış öncesi bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.除此之外,在比赛之前也为他们两人默哀了一分钟。
Kısa duruşmada avukatların bulunması ve avukat bakış açısıyla değerlendirme yapılması çok işe yarar.法庭会通过一个权衡性的测试来考虑律师的言论。
Sezar duruşmada Clodius'a karşı bir delil sunmayınca genç adam beraat etti.當法庭要求齊卡提洛結案陳詞時,他沒有說任何話。
Film bir anlamda, 2005 yılında intihar eden, romanın yazarı Hunter S. Thompson'a bir saygı duruşudur.美国作家亨特·汤普森2005年自杀身亡后即采用此种殡葬方式。
Tanıkların hepsinin dürüst olduğuna ve gerçeği söylediklerine de inanır.他們拒絕接受所有的證據與真理。
Çünkü eğer sabah duruşması olmasaydı, uçağı daha erken gelebileceklerdi.如果它看不到影子,春天不久就会来临。
Demokratik bir duruş yok.至此已無該行政區劃。
Bir sonraki duruşmada bu tutuklama emrinin çıkarılmasını istiyorum.在之后的审判中,禁止令被撤销了。
Bu duruş Charles Knight ve Rudolph Zallinger’in çizimlerinde görülebilir.這種站立方式可見於查爾斯·耐特(Charles R. Knight)與魯道夫·札林格(Rudolph F. Zallinger)的早期繪畫中。
Allah ayakta duranın ayakta duruş halini, oturduğu zaman da oturuş halini bilir.하나님에 대한 지식을 제공해 주며, 어리석음을 제하여 주고, 참 하나님을 보여 준다고 한다.
Tamamen dürüst olmak gerekirse, neden daha ileri gidemediğini bilmiyorum.그러나 실제로는 출마하지 않았으며, 왜 출마하지 않았는지의 이유는 밝혀지지 않았다.
Duruşmada ilk cinayetini anlatırken soğukkanlıydı.이 사건이 그가 최초의 살인으로 기소된 사건이었다.
O dürüst olmayı seçti.앨리스가 정수 a를 선택한다.
Bir dürüstlük ve alçakgönüllülük adamıydı.정국보는 성정이 온순하고 겸손한 사람이었다.
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.추가 입찰을 진행해 다시 한 번 인수 의향서를 법원에 제출 할 수도 있다.
Farklı sunucular için farklı duruşlar sağlar.다른 상인을 보조하는 방법이 다르다.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.실제로 친절하게 대해 주신다.
Stan, dörtlüdeki en "normal" çocuktur, çoğunlukla dürüsttür, yaşına göre olgundur ve mantıklıdır.스탠은 모든 아이들 중에서 가장 정상으로 논할 수 있고, 대체로 정직하며, 또래에 비해서 성숙하고, 선의가 있다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod