durmuş ile cümle

durmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Diplomatik ilişkiler, Ermenistan'ın Azebaycan'a savaş açtığı 1993 yılından beri durmuş durumda.Diplomatic relations have been blocked since 1993, when Armenia went to war with Azerbaijan.
Bu yüzden, meclis çalışmaları durmuş durumda.Thus, parliamentary work is at a standstill.
Genel olarak çektiği videolarda kuzeni Arifhan Durmuş'da yer almaktadır.In general, his cousin Arifhan Durmuş is included in the videos he shoots.
Stalin, sağ eli göğüs seviyesinde dik durmuş sert duran bir konuşmacı olarak tasvir edildi.Stalin was portrayed as a speaker, standing tall and rigid with his right hand at his chest.
Arabayı aniden yana kırarak okulun önünde durmuştu.His truck swerved and stopped in front of the building.
Saat, 26 Temmuz 1963'te durmuştur.The clock stopped at 5.17 on July 26, 1963.
Cinayetler 2010 ile 2013 yılları arasında durmuş gibi görünse de fail henüz yakalanamamıştır.Though the killings seemed to have stopped between 2010 and 2013 the perpetrator remains at large.
Albüm satışları hızla düştüğü için Sonny ve Cher'in kariyeri 1968'de durmuştu.Sonny and Cher's career had stalled by 1968 as album sales quickly dried up.
Razor-qt, artık geliştirilmesi durmuş özgür ve açık kaynaklı masaüstü ortamıdır.Razor-qt is a discontinued free and open-source desktop environment.
Hareket, doğal bir barajın oluştuğu 900 metre yükseklikte durmuştur.Movement ceased at an elevation of 900 m (3,000 ft) where a natural dam formed.
The Second Shift'te, ailenin "durmuş bir devrim" içinde sıkışıp kaldığını savunuyor.In The Second Shift, she argues that the family has been stuck in a "stalled revolution."
Tom'un kalbi durmuştu ama doktorlar onu hayata döndürmeyi başardılar.Tom hatte einen Herzstillstand, aber die Ärzte schafften es, ihn wieder ins Leben zurückzuholen.
Apartheid karşısında durmuştur.Er war gegen die Apartheid eingestellt.
""Kalbi 78 dakika durmuştu!"".Es dauerte 78 Minuten, bis sein Herz wieder schlug.
Bu sırada helikoptaşırın motorları durmuştur.Daraufhin wurden die Motoren gestoppt.
Britanyalı 8. Ordusu’nun taarruzu durmuştur.Korps wurde die britische 8. Armee gebildet.
Papalıktan da uzak durmuştur.Die Pfarre erlosch ebenfalls.
2011'de üretimi durmuştur ama kamyonetinin devam etmektedir.Das Café wurde 2013 geschlossen, jedoch steht der Wagen weiterhin dort.
Be Inc. CEO'su Jean-Louis Gassée 300.000.000 $ istediğinde müzakereler durmuş ve vazgeçilmiştir.Dies scheiterte jedoch, da Jean-Louis Gassée 300 Millionen US-Dollar und einen Sitz im Vorstand verlangte.
Çan sesleri durmuştur.Das Glockenläuten musste eingestellt werden.
Yeni gemi yapımı esasen durmuştur.Das letzte Schiff ist dummerweise gerade ausgelaufen.
Rusya'da üretimi 2012 yılında durmuş olup Lada 2107'nin üretimi Mısır'da devam etmektedir.Die Produktion des 2105 wurde 2010 eingestellt, ab 2011 wurde die Produktion des 2107 zu Ischmasch verlegt.
Kozan Durmuşlu mahallesinde de yaşamaya devam ederler.Er kommt auch in gestörten Habitaten gut zurecht.
Üretimi 1927 yılında durmuştur.Die Produktion lief 1927 aus.
Merton, işlevsel birlik üzerinde eleştirel bir tavırla durmuştur.Dann war Hilton für die Gewerkschaft USDAW tätig.
Apartheid karşısında durmuştur.Il a milité contre l'apartheid.
Hayatı katı bir disiplin içinde geçmiş ve evindeki tüm lükslerden uzak durmuştur.Il mena une vie de discipline stricte et bannit toute forme de luxe de sa maison.
Çan sesleri durmuştur.Les cloches sonnent.
Başlanan baraj inşaatı bir süre sonra durmuş, 2015 yılında yeniden başlamıştır.Sa restauration, commencée il y a quelques années, se poursuit durant l'année 2015.
Luftwaffe’nin 48. Panzer Kolordusunu korumadaki yetersizliği sonucunda taarruz durmuştur.Un des résultats de l'inactivité de la Luftwaffe pour le 48e Panzercorps fut l'arrêt de son action offensive.
İzmir Tümeni’nin ileri harekatı, saat 18:00 dolaylarında Ebeköy’de durmuştur.Plancenoit tombe aux mains des Prussiens vers 18 h 00.
Bu sırada helikoptaşırın motorları durmuştur.Le capitaine fit aussitôt stopper les machines.
Çayan ve Bardakçı'nın tutuklanmasından sonra THKP-C eylemleri durmuştur.Après l'arrestation des guérilleros du THKP-C, les procès commencèrent.
Saat durmuş. Yeni bir pil gerekli.Se paró el reloj. Necesita una nueva pila.
1949 yılında Londra'da Big Ben'in akrep ve yelkovanına o kadar çok kuş tünemiştir ki saat durmuştur.En 1949, se posaron tantas aves en las manecillas del reloj de Big Ben en Londres, que se detuvo.
Apartheid karşısında durmuştur.Véase Apartheid.
Beyin ölümü geliştiği an solunum durmuş ve ölüm gerçekleşmiştir.La sangre dejaba de llegar al cerebro y la muerte se producía de manera inmediata.
Yeni gemi yapımı esasen durmuştur.La construcción del nuevo submarino es urgente.
Çayan ve Bardakçı'nın tutuklanmasından sonra THKP-C eylemleri durmuştur.Çayan fue capturado.​ Después del arresto de los guerrilleros del THKP-C, comienzan los juicios.
Kısa süre önce durmuş bir tankın önemli bir ısı izi vardır.Un tanque detenido que acaba de apagar su motor tiene una marca de calor considerable.
31 Ocak 2017 tarihinde ise üretimi durmuştur.Finalmente, el 30 de enero de 2017, comenzó el funcionamiento de esta nueva estación.
Bu göç üzerine, 1974 yılına kadar kulüp faaliyetleri tamamen durmuştur.Así, desde 1964 hasta 1974, se suspendió la actividad del club.
Eğitim ve kültürün üzerinde durmuştur.Sobre la educación y la cultura.
Apartheid karşısında durmuştur.Siamo nel periodo dell'apartheid.
Çan sesleri durmuştur.Suona le campane!
Eddington durmuş ve hiçbir cevap verememiştir.Bertha resta immobile e non risponde.
Poe Eureka'yı yazarken bilimsel yöntemden uzak durmuş ve tamamen sezgilerini kullanarak denemeyi yazmıştır.Poe non utilizzò il metodo scientifico in Eureka che invece fu scritta utilizzando la pura intuizione.
Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ'dur.Il protagonista è il "dottore pazzo" prof.
Kazanan, Derya Durmuşlar olmuş ve ödül olarak 250.000 Euro kazanmıştır.Si è deciso di concedere a entrambi i vincitori il premio intero, aumentando così il montepremi di 50 000 €.
Apartheid karşısında durmuştur.Выступал против политики апартеида.
Ben çarpmış bir kabuk görür ve orada durmuştur.Но он как выяснилось, стоял на обрыве, и покатился вниз.
Durmuştepe, Elâzığ ilinin Maden ilçesine bağlı bir köydür.Человек этот был из вполне определённого селения — Guaytará.
Yangın söndürüldüğünde yaralı Paletti'nin kalbi durmuştu.Когда огонь удалось потушить, у Палетти уже не было пульса.
2014 yılının Mayıs ayında finansman yetersizliği nedeniyle inşaat durmuştur.16 февраля 2013 года — проект остановлен из-за недостатка финансирования.
Britanyalı 8. Ordusu’nun taarruzu durmuştur.Ей противостояла 8-я германская армия.
Çan sesleri durmuştur.Умолкнувшие колокола.
Hayatı katı bir disiplin içinde geçmiş ve evindeki tüm lükslerden uzak durmuştur.Мужчина в Греции жил полноценной жизнью и пользовался полной свободой вне дома.
28 kasım 2005'te 1050'ci sinin shanghai airlines'a teslimi ile üretimi durmuştur.Последний самолёт этого типа был передан 28 ноября 2005 года авиакомпании Shanghai Airlines.
Ben çarpmış bir kabuk görür ve orada durmuştur.يرون دماراً هنا وخراباً هناك.
İtalya'ya kaçma niyetinde olan Servet, Calvin ve reformcularının suçlandığı Cenevre'de durmuştur.بقصد الهروب إلى إيطاليا، توقف سيرفيت في جنيف، حيث شجبه كالفين ومصلحوه.
İlgili Sayfalar