Bu inanılmaz renk skalası sırf zevk almamız için bize durmadan sunulan.De ese increíble surtido de colores que se nos ofrece constantemente para el puro disfrute.
Bu inanılmaz renk skalası sırf zevk almamız için bize durmadan sunulan.Die ongelooflijke verscheidenheid aan kleuren waar we voortdurend van mogen genieten.
Bu inanılmaz renk skalası sırf zevk almamız için bize durmadan sunulan.שאותו מערך צבעים לא-ייאמן מוצע לנו ללא-הרף להנאתנו, ותו-לא.
Bu karara göre, durmadan daha insafsýzca teknolojikleţmek bizim kaderimiz.- Civilizácie si často samé režú pod veľmi viditeľne, veľmi očividne, ale
Bu karara göre, durmadan daha insafsýzca teknolojikleţmek bizim kaderimiz.- 문명이란 건 자기 자신을 파멸로 몰고갑니다. 하지만 이 노골적이고 뻔한 짓을 스스로 멈추지는 못합니다.
Bu karara göre, durmadan daha insafsýzca teknolojikleţmek bizim kaderimiz.- Δεν γνωρίζω κανένα πολιτισμό που να ήταν βιώσιμος, δεν πιστεύω πως έχει ποτέ υπάρξει κάποιος.
Bunun yerine, durmadan eselemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kaliyorlar.Ehelyett végtelen kaparásra, körözésre, és járkálásra kényszerülnek.
Bunun yerine, durmadan eselemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kaliyorlar.In schimb, sunt limitate la a zgaria, a se invarti in cerc si a pasi la nesfarsit.
Bunun yerine, durmadan eselemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kaliyorlar.I stället är de begränsade till att skrapa, cirkla och gå av och an oavbrutet.
Bunun yerine, durmadan eselemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kaliyorlar.Sekarang, mereka hanya bisa mengais, berputar-putar, dan melangkah bolak-balik tanpa henti.
Bunun yerine, durmadan eselemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kaliyorlar.Sono invece ridotti a sfregarsi contro le gabbie, girare in circolo e muoversi a piccoli passi senza sosta.
Bunun yerine, durmadan eselemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kaliyorlar.Statt dessen sind sie darauf reduziert, zu kratzen, zu kreisen und endlos auf und ab zu gehen.
Bunun yerine, durmadan eselemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kaliyorlar.,במקום זאת, הם נשרטים .ומסתובבים ללא הפסקה
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Así, no pueden escapar, andan en círculos y desesperan sin parar.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Ehelyett végtelen kaparásra, körözésre, és járkálásra kényszerülnek.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.In schimb, sunt limitate la a zgaria, a se invarti in cerc si a pasi la nesfarsit.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.I stället är de begränsade till att skrapa, cirkla och gå av och an oavbrutet.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Místo toho mohou pouze donekonečna škrábat, točit se a pochodovat v kleci.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Namesto tega lahko samo praskajo, krožijo in se brez prestanka prestopajo.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Sebaliknya, mereka dikurangi menjadi menggaruk, berputar-putar dan mondar-mandir tanpa henti.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Sono invece ridotti a sfregarsi contro le gabbie, girare in circolo e muoversi a piccoli passi senza sosta.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Statt dessen sind sie darauf reduziert, zu kratzen, zu kreisen und endlos auf und ab zu gehen.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.W zamian za to są ograniczone do drapania i nieskończonego chodzenia w koło
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar. (YARALAR VE YAVAŞ ÖLÜM)Sen sijaan niiden ajanvietteet ovat raapiminen, kehän kulkeminen ja loputon askellus.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Вместо этого они уменьшены до царапание, кружась и шагая бесконечно.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.במקום זאת, הם נשרטים, ומסתובבים ללא הפסקה.
Bütün gün onu her yerde durmadan aradık durduk.Estuvimos todo el día desesperados buscándola de un lado para otro.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Annak ellenére, hogy egész délután folyamatosan ivott, még mindig sápadt volt.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.A pesar de haber bebido toda la tarde, él estaba todavía pálido.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu."Apesar de ter passado a tarde a beber, ele continuava pálido.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Il avait bu tout l'après-midi, mais malgré cela il était pâle.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.În ciuda faptului că băuse toată după-amiaza, era încă palid.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.오후 내내 술을 들이켰는데도 그는 여전히 핼쑥했다.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Mặc dù uống rất nhiều nhưng trông cậu ấy vẫn rất xanh xao.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Mimo że pił całe popołudnie, nadal był blady.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Nonostante avesse bevuto senza sosta tutto il pomeriggio, era ancora pallido.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Obwohl er den ganzen Nachmittag getrunken hatte, war er immer noch blass.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Ondanks een namiddag van drinken, was hij nog steeds bleek.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.På trods af at han havde drukket hele eftermiddagen, var han stadig bleg.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Přestože celé odpoledne vytrvale pil, byl stále bledý.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Trots att han druckit kontinuerligt hela eftermiddagen var han fortfarande blek.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Walaupun terus minum sepanjang sore, dia masih terlihat pucat.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Αν και έπινε σταθερά όλο το απόγευμα, ήταν ακόμη χλωμός.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Він пив весь вечір, але все ще був блідий.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Вместо да мисли трезво цял следобед, той беше блед.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Он пил весь вечер, но всё ещё был бледен.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.למרות שהוא שתה ללא הרף כל הערב, הוא נותר חיוור.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.ومع أنه كان يشرب بثبات طوال الظهيرة، كان مايزال شاحباً
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.僕たちは立ったままレタスを切る召使いを見ていた
Bu volkanik bölge milyonlarca yıldır aktif durmadan ada üstüne ada üretirĐiểm nóng này đắt đầu hoạt động cách đây hàng triệu năm Tạo nên hết hòn đảo này tới hòn đảo khác
Bu volkanik bölge milyonlarca yıldır aktif durmadan ada üstüne ada üretirHorká skvrna je aktivní již miliony let a tvoří jeden ostrov za druhým.
Bu volkanik bölge milyonlarca yıldır aktif durmadan ada üstüne ada üretirPunctul fierbinte e activ de milioane de ani, clădind insulă după insulă.
Bu volkanik bölge milyonlarca yıldır aktif durmadan ada üstüne ada üretirΗ εστία είναι ενεργή εδώ και εκατομμύρια χρόνια... ...σχηματίζοντας το ένα νησί μετά το άλλο.
Bu volkanik bölge milyonlarca yıldır aktif durmadan ada üstüne ada üretirИзвержения идут непрерывно уже многие миллионы лет, образуя один остров за другим.
Bu volkanik bölge milyonlarca yıldır aktif durmadan ada üstüne ada üretirהנקודות החמות' פעילות' ,במשך מיליוני שנים .בונות אי אחר אי
Bu volkanik bölge milyonlarca yıldır aktif durmadan ada üstüne ada üretirالبقعة الساخنة كانت نشطة لملايين السنوات تبني جزيرة بعد الجزيرة
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?¿Acaso para sembrar, el labrador sólo ara, rompe y deshace los terrones de tierra durante todo el día
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ainako kyntäjä vain kyntää, kun olisi kylväminen, ainako vakoaa ja äestää maatansa?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ali neprestano orje oratar za setev? brazdi li in vlači vedno zemljo svojo?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ara forse tutti i giorni l'aratore, rompe e sarchia la terra