Ama sorun şuydu, insanlar durmadan bir şeyleri havaya uçuruyordu.私の通学していたベルファストでは
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.A minha mãe estava a dizer-lhe o mal que ele tinha feito.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Anyu meg tudatta vele hogy mennyire zűrös.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mama dawała mu to do zrozumienia.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mama mea îi sublinia cât de tare o încurcase.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Ma mère lui faisait savoir à quel point il avait tout bousillé.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Meine Mutter ließ ihn wissen, wie fertig er war.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mẹ tôi thì đang cho ông biết ông tệ hại thế nào.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mia madre gli faceva capire quanto lui avesse incasinato tutto.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mi madre le hacía saber el mal que había hecho.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Moja mama mu dávala vedieť, ako veľmi to spackal.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Moje máma mu dávala najevo, jak strašně to zpackal.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor. O an birileri kapıya gelip yemek getirdi.Mijn moeder liet hem weten hoe erg hij het had verknald.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Η μητέρα μου του έδειχνε πόσο άσχημα τα είχε θαλασσώσει.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.І мама пояснювала йому, як погано все в нього.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Майка ми му говореше, колко се е провалил.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Мама ему объясняла, насколько серьёзно он провинился.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.C'est comme si un homme était derrière vous avec un marteau en train de vous taper sur la tête en permanence.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.E ca şi cum cineva ar sta în spatele tău cu un ciocan şi te-ar lovi tot timpul peste cap,
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Giống như là có 1 người đàn ông cầm búa nện ngay vào đầu bạn suốt chặng đường.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Het voelt alsof een man achter je staat met een hamer en constant op je hoofd klopt.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Imaš občutek, kot da za tabo stoji človek s kladivom in te ves čas udarja po glavi.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.마치 누가 뒤에서 망치로 머리를 계속 때리고 있는 듯한 그런 느낌이 들 정도입니다.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Masz wrażenie, że stoi za tobą facet z młotkiem i bez przerwy cię po głowie.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Máte pocit, že za vami stojí muž s kladivom mlátiaci vám stále do hlavy.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Saya merasa seperti ada orang berdiri di belakang dengan sebuah palu dan terus memukul kepala saya.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Sembra di avere una persona alle spalle con un martello che vi picchia in testa tutto il tempo.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Sientes como si tuvieras detrás un hombre con un martillo pegándote en la cabeza constantemente.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Úgy érzed, mintha állna mögötted valaki egy kalapáccsal, és mintha folyamatosan ütné a fejedet.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Σαν να στέκεται κάποιος πίσω σου με ένα σφυρί και να σε χτυπάει στο κεφάλι συνέχεια.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.З'являється відчуття, що за вами стоїть чоловік з молотком і весь час стукає вас по голові.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Кажется, что позади стоит человек с молотком который все время стучит по голове.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Усещането е, все едно зад теб стои човек с чук и непрекъснато те удря по главата.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.כך שזה ממש בשמיים. זה מאוד, מאוד קשה לנשום. יש לך מחלה גבהים.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.وتشعر كما لو أن هناك شخص خلفك يحمل مطرقة ويضربك على رأسك طوال الوقت
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.感覚がします それよりも大変なことがありました
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Dengar, kamu harus melakukan yang selalu kamu bicarakan dan membuat mesin penjual ini."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Devi farlo, non solo parlarne, devi costruire il distributore automatico".
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Ecoute, tu devrais vraiment faire ce dont tu parles et fabriquer ce distributeur." Et donc je l'ai fait.
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Hörru, du måste göra den här grejen som du har pratat om, och bygga godisautomaten."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Kijk, je moet dat, waar je het altijd over hebt, maar eens gaan doen namelijk een automaat bouwen."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."만날 얘기하는 그 자판기 만들어야 되지 않겠어?"
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Mira, tienes que hacer esto de lo que has estado hablando y construir la máquina expendedora."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Nézd, meg kell végre csinálnod amiről beszélsz, meg kell építened az automatát."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Podívej, víš, měl bys udělat tu věc, o které jsi mluvil, a postavit ten prodejní automat."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Pozri, musíš spraviť tú vec o ktorej rozprávaš, a postaviť ten predajný automat."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Se, du ved, du må gøre denne ting du har snakket om, og bygge den automat."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Sinun ei auta kuin tarttua toimeen ja rakentaa se kolukkoautomaatti, josta puhut kaiken aikaa."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Słuchaj, wiesz co, musisz zrobić to o czym mówiłeś i zbudować automat"
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Uite, stii, trebuie sa faci chestia asta despre care ai tot vorbit, si sa construiesti automatul."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Weisst du, du solltest das machen, wovon du erzählt hast und den Snackautomaten bauen."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Xem này, anh thấy đấy, anh phải làm cái việc mà anh cứ nói hoài, và dựng cái máy bán tự động."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi.Κοίταξε, ξέρεις, πρέπει να κάνεις αυτό το πράγμα για το οποίο μιλούσες και να φτιάξεις τον αυτόματο πωλητή."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Виж, знаеш, че трябва да направиш това нещо, за което говориш и да построиш автомат за закуски."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Знаєш, ти повинен зробити те, про що ти казав, і побудувати цей торгівельний автомат."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Послушай, ты просто должен сделать эту штуку, о которой говорил. Создай этот торговый автомат!"
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."תשמע, אתה חייב לעשות את הדבר הזה שאתה מדבר עליו ולבנות את מכונת המכירה האוטומטית."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."أنظر، تعرف، عليك أن تفعل هذا الشئ الذي كنت تتحدث عنه وتبني آلة البيع."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi.自動販売機を作ってみたら?」ってね それで実行しました
Başka insanlara, doğaya karşı. Durmadan doğaya karşı güç kullandı.Κάποιος σοφός είχε πει πως η αμαρτία είναι άχρηστη.