Ana içeriğe geç
Sözlük

durmadan ile cümle

durmadan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sonra fark ettim ki oyun bana durmadan bir şeyler öğretiyor.Sie fragen mich nach dem Spiel, das mir am unvergesslichsten ist.
Hiç durmadan kuşkuya düşer, korku ve suçluluk duygusu hiç peşini bırakmaz.Immer wieder gerät er ins Zweifeln, gefolgt von Angst- und Schuldgefühlen.
Renkler durmadan değişiyor.Die erste Farbe bleibt unverändert.
O daima sürekli durmadan Wendy Winkle 'ye aşır derecede kızar, onu daima ezer.Eine Uhr für Wendy Wendy ist sehr unzufrieden, dass ständig alle zu spät kommen.
Zurnacılar da durmadan eski havalar çalarlardı.Die Drehkreuze akzeptierten aber auch weiterhin die alten Tokens.
1460 ve 1463'te yapılan ateşkesler dışında Arnavut-Osmanlı savaşı hiç durmadan sürdü.Nur 1460 und 1463 unterbrachen Waffenstillstände die Kampfhandlungen.
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.Mein Herz wendet sich gegen mich, mein Mitleid lodert auf.
Böylece bir-iki senede olgunlaşan besteleri her gün durmadan çalışarak beraber bitirmeye başladılar.Wer Stunden hart geschuftet hat, ist jedesmal geschafft.
Onlar durmadan kavga eder.Ils se chamaillaient sans cesse.
Durmadan kar yağıyor.La neige tombe sans cesse.
Sabahtan akşama kadar durmadan çalışıyordu.Il travaillait sans cesse, du matin jusqu'au soir.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”Elle « pouvait pleurer toute la journée durant ».
Ağrı geceleri kötüleşebilir, şiddetlenebilir, durmadan devam edebilir.Puis la douleur peut s'intensifier et devenir permanente, présente même au repos.
İnsan yerlerinin ve toplam nüfusun sayısı durmadan artıyor.Mais alors nous comptons sur de plus en plus de gens sans arrêt.
O daima sürekli durmadan Wendy Winkle 'ye aşır derecede kızar, onu daima ezer.Greg est constamment harcelé par Wendy Winkle, qui a un faible pour lui.
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.Mon corps se raidit et mon cœur bat à tout rompre.
Zaman içinde evler durmadan yeniden yapılıyordu.Bâtissons-nous des maisons pour toujours ?
Renkler durmadan değişiyor.Les couleurs ne seront jamais changées depuis.
Sinekler hiç durmadan vızlıyor.Las moscas zumban sin descanso.
Bugün telefon durmadan çalıyor!¡Hoy el teléfono está sonando sin parar!
Sahip olunan Ood'lar durmadan "çember kırılmalı" demeye başlar.Los Ood poseídos no dejan de repetir que "el círculo debe romperse".
"Bir anda durmadan çalışır olmuştum.Yo, por el contrario, trabajo sin cesar.
İlk ve ikinci muvmanlar arasında verilen ara dışında eser hiç durmadan, arasız çalınır.El devanado primario y secundario se suelen arrollar uno dentro del otro.
Durmadan bir şeyler yer.¿Oye, estás comiendo algo?
Sonra Kratos, kabuslarından kurtulacağı vaatleri ile Olimpos Tanrılarına 10 yıl boyunca durmadan hizmet eder.El juego se desarrolla en el periodo en el cual, Kratos sirve a los dioses del Olimpo durante 10 años.
Gece gündüz durmadan çalışır.Trabajaba noche y día.
Sihiri durmadan büyümek ve uçmak için kullanırlar.Nunca aparecen solos y son capaces de volar.
Bana durmadan yüzlerini değil, sırtlarını döndüler.Ellos se dejan sin volver la vista atrás, sin preguntarse sus nombres.
Herzog'a göre iki gün boyunca hiç durmadan konuştular ve birbirleri ile hikâyelerini paylaştılar.Fueron a cenar y hablaron mutuamente de su pasado.
Yeryüzündeki sular yerle gök arasında durmadan devam eden bir döngü içindedir.Entrati trovano il Cristallo della Terra, che li benedice.
Fakat kendilerine durmadan kin besleyen NOD halkına bu aşıyı vermemişlerdir.Essi non dimenticarono mai l'ingiustizia di cui furono vittime.
Ben durmadan düşünen biriyim.Fu costantemente un uomo di fede.
Fakat durmadan kesildiği için varla yok arasıdır.Tuttavia, non è forte abbastanza da fermarlo per sempre.
Superman kendini durmadan geliştiren biridir.Il suo è un continuo migliorarsi.
Durmadan yürüyeceğiz."Non ti stanchi mai di camminare”.
Zaman içinde evler durmadan yeniden yapılıyordu.L'edificio nel corso del tempo fu più volte restaurato.
Neden Kırgızistan'ın eski cumhurbaşkanının evine durmadan baskın yapılıyor?Зачем они бесконечно штурмуют дом бывшего президента Киргизии?
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”Неутомимо работал до последнего дня.
Durmadan "Doktor kim?"«Доктор Кто».
Yeryüzündeki sular yerle gök arasında durmadan devam eden bir döngü içindedir.И чем глубже в землю врастают корни, тем выше в небо простираются ветви.
Eğer sağlamıyorsa, meziyetleri geliştirmek amacıyla durmadan çalışılmalıdır. )Чтобы ничто не мешало ей работать, (думать о своей профессии).
Renkler durmadan değişiyor.قد تغيرت الألوان..
Yerde yürürken durmadan, yavaşça hareket ederler.وأثناء حركته في البرية يمشي ببطء ولكن بلا توقف.
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.هاءنذا أبتهج، ولكن قلبي لا يزال يرتجف من الخوف.
Durmadan "Doktor kim?"Literalmente, "Doutor quem?".
Ben durmadan düşünen biriyim.Eu minto constantemente, incessantemente.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”“Passava os dias chorando.
2 sene sonra geri döndü, ancak pek fazla durmadan gitti.Dois anos mais tarde voltou ao Prada mas não passou para a final.
Durmadan gülüyordu.Ele sorria sem parar.
Büyülü Ülek (Sihirli Testi): Hiç durmadan su akıtır.Het is een zware houtsoort die (in de regel) in water zinkt.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”Anders lag ze de hele avond op de grond te huilen.
Violet Beauregarde: Durmadan sakız çiğneyen kız.Violet Beauderest (Violet Beauregarde) is een meisje dat voortdurend kauwgom kauwt.
Durmadan yürüyeceğiz."En dan gaan we wandelen."
Toplam 74 asansör vardır, bunların bir kısmı ara katlarda durmadan en üst kata çıkan ekspres asansörlerdir.Van de 73 liften gaat er niet één rechtstreeks naar de bovenste verdieping.
Bu kent devletleri aralarında durmadan savaşırlar.Het bestond uit stadstaten die elkaar voortdurend bevochten.
Piccard, aynı zamanda dünyanın etrafını hiç durmadan balonla dolanan uçuşun yardımcı pilotuydu.Piccard realiseerde als eerste een non-stop ballonvaart rond de wereld.
"Bir anda durmadan çalışır olmuştum."Hier heb ik altijd snel gelopen.
O durmadan mendilini kaybeder.Ze verliest altijd opnieuw haar zakdoek.
Dans sonunda ayaklarıyla ne yaptığını soran haberciye Snowden, 'Hiç durmadan Lindy.' demiştir.Na co Snowden bez wahania odpowiedział "The Lindy".
Renkler durmadan değişiyor.Barwy nadal nie uległy zmianie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod