durmadan, her şey için Rabbimiz İsa Mesihin adıyla Baba Tanrıya şükredin;شاكرين كل حين على كل شيء في اسم ربنا يسوع المسيح للّه والآب.
durmadan, her şey için Rabbimiz İsa Mesihin adıyla Baba Tanrıya şükredin;凡 事 要 奉 我 們 主 耶 穌 基 督 的 名 、 常 常 感 謝 父 神
durmadan, her şey için Rabbimiz İsa Mesihin adıyla Baba Tanrıya şükredin;凡事 要 奉 我 們主 耶穌基督 的 名 、 常常 感謝 父 神
Durmadan sızlanan,söylenen çalışanlar böyle yerlede okuyan çocuklar gerçek bir işe hazır olamazdı.다른 문제는 고용주들이 졸업하는 아이들이 실제 업무를 하기 위한 경험이나 자세를 갖추지 않았다고
Durmadan sızlanan,söylenen çalışanlar böyle yerlede okuyan çocuklar gerçek bir işe hazır olamazdı.ועבודות עתידיות. ומעסיקים שהמשיכו להתלונן שהילדים שמגיעים מבית הספר לא היו באמת מוכנים לעבודה,
Durmadan sızlanan,söylenen çalışanlar böyle yerlede okuyan çocuklar gerçek bir işe hazır olamazdı.و الثانية في ارباب العمل الذين ظلوا يشكون بان الطلاب المتخرجين من المدارس لم يكونوا مهيئين للعمل الجاد،
Durmadan sızlanan,söylenen çalışanlar böyle yerlede okuyan çocuklar gerçek bir işe hazır olamazdı.実際の仕事に役立つことを何も学んでいないことに 不満をもっていたのです
Durmadan sızlanıp yakınamayız, Batılılar şunu yapıyor, bunu yapıyor diye.Chúng ta không thể rên rỉ và than vãn đổ cho các nước phương Tây.
Durmadan sızlanıp yakınamayız, Batılılar şunu yapıyor, bunu yapıyor diye.Zeur niet en klaag niet dat het Westen dit doet.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.A spus ca ar fi o risipa sa-si casatoreasca nepoata cu un oarecare.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Dia mengatakan bahwa akan sia-sia menikahkan cucunya dengan orang lain.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Er hat gesagt,es wäre eine Verschwendung seine Enkelin einfach einen anderen zu verheiraten.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Ha detto che sarebbe uno spreco dare in matrimonio la sua nipote a qualunque.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Han pratade om hur det vore bortkastad att gifta bort hans barnbarn till bara vem som helst.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Hij zei dat het een verspilling zou zijn om zijn kleindochter met zomaar iemand te laten trouwen.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Il a dit qu'il serait dommage de marier sa petite-fille à n'importe qui.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Ông ấy nói sẽ thật phí hoài nếu gả cháu gái cho người bình thường nào đấy.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Λέει πως θα είναι κρίμα να παντρέψει την εγγονή του με τον οποιονδήποτε.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Он говорил, что выдать его внучку замуж за кого-то просто так - пустая трата.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Сърдечния ти ритъм също е високо.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.لقد كان يقول كم سيكون الامر مضيعة إذا زوج حفيدته إلى أى شخص
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.我が社は ユン会長の支援が 必要な立場におりますので
Eğer bunun kavrayışı içinize damlamadıysa önemli değil. Çünkü hiç durmadan bundan bahsetmeye devam edeceğim.Parce que je vais répéter ce genre de chose encore et encore.
Eğer bunun kavrayışı içinize damlamadıysa önemli değil. Çünkü hiç durmadan bundan bahsetmeye devam edeceğim.Wer beobachtete sie?
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Doslova jsem jedla stejný uhlík stále dokola a dokola.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Estaba literalmente comiendo el mismo carbono, una y otra vez.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Ich habe eigentlich immer wieder denselben Kohlenstoff zu mir genommen.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Ik was letterlijk dezelfde koolstof aan het eten, opnieuw en opnieuw.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Je mangeais littéralement le même carbone encore et encore.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.저는 실제로 똑같은 탄소를 계속해서 먹은겁니다.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Mâncam acelaşi carbon iar şi iar.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Mangiavo letteralmente lo stesso carbone, ancora e ancora.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Saya makan karbon yang sama lagi dan lagi.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Vì ăn tới ăn lui cùng 1 loại carbon.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Wciąż spożywałam ten sam węgiel.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Буквално ядях същия въглерод отново и отново.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.Я буквально ела один и тот же углерод раз за разом.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.פשוטו כמשמעו אכלתי את אותו פחמן שוב ושוב.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.و قد كنت استهلك الكربون ذاته مرارا وتكرارا.
Esasında defalarca, durmadan hep aynı karbonu yiyordum.ものすごく奇妙な方法で、私は私自身を食べていたのです
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarGalapagos fierbe înăbuşit constant, chiar şi sub valuri.
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarGalapagos luôn sôi sục, ngay cả dưới lòng đại dương
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarGalapágy neustále vřou, dokonce i pod vlnami.
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarΤα Γκαλαπάγκος σοβούν διαρκώς, ακόμα και κάτω απ'τα κύματα.
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarВода на Галапагосах постоянно кипит, даже у самого дна.
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarגאלאפאגוס על סף נקודת רתיחה .באופן קבוע .אפילו מתחת לגלים
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarغالاباغوس تهيج بشكل ثابت حتى تحت الموجات
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.Chúng đặt ra những kẻ chứng dối , nói rằng : người nầy hằng nói những lời phạm đến_nơi thánh và luật_pháp .
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.Chúng đặt ra những kẻ chứng dối, nói rằng: người nầy hằng nói những lời phạm đến nơi thánh và luật pháp.
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.거짓 증인들을 세우니 가로되 이 사람이 이 거룩한 곳과 율법을 거스려 말하기를 마지 아니하는도다
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.ויעמידו עדי שקר אשר אמרו האיש הזה איננו חדל מהטיח דברים נגד מקום הקדש הזה ונגד התורה׃
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.واقاموا شهودا كذبة يقولون هذا الرجل لا يفتر عن ان يتكلم كلاما تجديفا ضد هذا الموضع المقدس والناموس.
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.設 下 假 見 證 說 、 這 個 人 說 話 、 不 住 的 蹧 踐 聖 所 和 律 法
Getirdikleri yalancı tanıklar, ‹‹Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasaya karşı konuşuyor›› dediler.設下 假見證說 、 這個 人 說話 、 不 住 的 蹧踐聖 所 和 律法
Güçlü motoru, hiç durmadan bu hızda hareket edebilmenizi sağlar.Jeho silný motor vám umožní pohybovat se touto rychlostí neustále.
Güçlü motoru, hiç durmadan bu hızda hareket edebilmenizi sağlar.La velocidad máxima de este carro de combate es increíble: 50 km/h.
Güçlü motoru, hiç durmadan bu hızda hareket edebilmenizi sağlar.Mocny silnik pozwala na stałe przemieszczanie się z taką prędkością.
Her gün şovları var. Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Говорят постоянно срещу правителството, всеки ден.
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar. Bunu nasıl söyleyebilirler?Falam constantemente contra o Governo todos os dias, o dia todo.
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Cel dan konstantno govorijo proti vladi.