Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Critican al gobierno a diario.
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.De kritiserar regeringen varje dag.
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Mereka terus bicara melawan pemerintah setiap hari
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Nyíltan beszélnek minden nap a kormány ellen.
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Parlano in continuazione contro il governo tutti i giorni.
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Sie sprechen sich permanent gegen die Regierung aus, jeden Tag.
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Wypowiadają się przeciwko rządowi każdego kolejnego dnia.
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Μιλούν συνεχώς ενάντια στην κυβέρνηση, κάθε μέρα.
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Они ежедневно откровенно высказываются против правительства.
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.הם מדברים, ללא הפסקה .נגד הממשלה, כל יום
Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.彼らはこのことをどのように 言うのでしょうか?
Jaclyn babasının evinden ayrıldı ve iki gün, iki gün boyunca durmadan yürüdü,아버지의 집에서 도망쳐 나왔습니다. 그녀는 이틀이란 시간 동안
Jaclyn babasının evinden ayrıldı ve iki gün, iki gün boyunca durmadan yürüdü,ג'קלין עזבה את בית אביה והלכה ברגל במשך יומיים, יומיים
Jaclyn babasının evinden ayrıldı ve iki gün, iki gün boyunca durmadan yürüdü,تركت (جاكلين) منزل والدها وذهبت سيراً على الأقدام على مدى يومين
Jaclyn babasının evinden ayrıldı ve iki gün, iki gün boyunca durmadan yürüdü,マサイの地を2日間歩きました "2日間"もです
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Ei zboară prin spaţiul lor, spaţiul oceanic.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Ils volent à travers leur espace, l'espace de l'océan.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.참다랑어는 바다 속 공간을 유영합니다
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Mintha repülnének az óceán mélyén.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Nuotano nel loro spazio di oceano.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Przemieszczają się po przestrzeni oceanów.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Sie fliegen durch ihr All, das All des Ozeans.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Vuelan por su espacio, el espacio marino.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Ze vliegen door hun ruimte, de oceanen.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Они неутомимо движутся в пространстве океана.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Те летят в тяхното пространство - океанът.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.הם עפים דרך החלל שלהם, חלל האוקיינוס.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.أنهم يطيرون خلال فضائهم ، فضاء المحيط.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.私たちはこの魚を間近で見て
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz.Anda hanya memberi tahu, "Tanpa alat komitmen, saya bukan siapa-siapa, saya tidak memiliki disiplin."
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz."Bez ciebie, techniko zobowiązująca, jestem nikim, nie mam żadnej samodyscypliny".
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz."Bez donucovacího prostředku nejsem nic, nemám žádnou disciplínu."
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz."Fără tine, mecanism de angajament, nu sunt nimic, nu am deloc auto-disciplină."
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz."Nélküled, önkéntes kényszer, semmi vagyok, nincs önfegyelem."
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz."Senza di questo trucchetto mentale io non sono niente, non ho autodisciplina".
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz.Te dices, "Sin ti, mecanismo de compromiso, no soy nada, no tengo disciplina."
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz."Zonder jou, verplichtingsmiddel, ben ik niets, heb ik geen zelfdiscipline."
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz."Χωρίς αυτή την προσωπική μου δέσμευση είμαι ένα τίποτα, δεν έχω αυτο-πειθαρχία."
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz."Без добровільного примусу я ніщо, у мене немає самодисципліни".
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan, Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz."Без метода самоограничения я ничтожество, у меня нет самодисциплины".
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan,당신은 당신 스스로에게, "너 없이는, 행동 장치야,
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan,Man sagt sich selbst:
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan,Man siger automatisk til sig selv:
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan,"Sem ti, dispositivo de compromisso, eu não sou nada, eu não tenho autodisciplina."
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan,"Без теб, средство за ангажираност, аз съм нищо.
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan,אתם בעצם אומרים לעצמכם, "בלעדיך, כלי מחויבות,
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan,كأنك تقول لنفسك، دون آلية الإلتزام
Kendi kendinize durmadan, "Bağlılık aracı, sen olmasan,私には強い自制心もないわ。」
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız, Batılılar şunu yapıyor, bunu yapıyor diye.Gente, per favore - non possiamo piagnucolare e lamentarci che l'Occidente ci stia facendo questo.
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız, Batılılar şunu yapıyor, bunu yapıyor diye.Gente, por favor - no podemos quejarnos y lloriquear. el oeste está haciendo esto.
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız, Batılılar şunu yapıyor, bunu yapıyor diye.Leute, bitte -- wir können nicht jammern und uns beschweren, der Westen macht dies oder das.
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız, Batılılar şunu yapıyor, bunu yapıyor diye.Nie możemy jęczeć i narzekać, to robi za nas Zachód.
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız, Batılılar şunu yapıyor, bunu yapıyor diye.Oameni buni, nu ne putem plânge şi văita că Vestul e responsabil pentru asta.
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız, Batılılar şunu yapıyor, bunu yapıyor diye.Люди, пожалуйста - мы не можем ныть и жаловаться, что этим занимается Запад.
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız,여러분, 이것은 우린 처지에 대해 비관하거나 서방을 비난하는 것만으로는
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız,Mesdames et Messieurs je vous en prie - Nous ne pouvons pas rester là à geindre et à se plaindre
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız,Хора, моля - не можем да мрънкаме и да се оплакваме
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız,אנשים, בבקשה- אנחנו לא יכולים להתלונן ולהתבכיין
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız,يا ناس ، عفواً لا يمكننا أن نئن ونشتكي
Millet, lütfen! Durmadan sızlanıp yakınamayız,非難してはいけません