Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Mặc dù vậy, có một đất nước mà người dân có thể né tránh hoặc bỏ trốn khỏi vòng luẩn quẩn.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Napriek tomu, našla sa krajina, ktorá bola schopná uniknúť alebo nezúčastňovať sa tohto začarovaného kruhu.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Sin embargo hubo un país que pudo escapar, alejarse, de ese círculo vicioso.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Tetapi ada satu negara yang berhasil lolos dari siklus setan tersebut.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Tylko jeden kraj, zdołał się wydostać, lub trzymać się zdala tego błędnego koła.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Volt mégis egy ország ami képes volt kimenekülni vagy kimaradni ebből az ördögi körből.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Υπήρξε ωστόσο μία χώρα που μπόρεσε να ξεφύγει και να μείνει έξω από αυτόν τον φαύλο κύκλο.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Втім, була одна країна, яка змогла уникнути цього або залишилась поза цим зачарованим колом.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Има една държава, която успя да избяга или да остане настрана от този порочен кръг.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.Хотя, была одна страна, которая смогла избежать или остаться в стороне от этого замкнутого круга.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.למרות זאת הייתה מדינה אחת שהצליחה להימנע מאותו מעגל קסמים.
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.ولكن هناك بلد واحد استطاع ان يخرج من هذه الدائرة التي تسيطر على المنطقة
Ancak bir ülke, bu kısır döngüden kurtulmayı ya da uzak durmayı başardı.抜け出すことができた 国があります。 それは私の故郷の、トルコです。
Ancak deniz kaplumbağaları gibi türlerin doğu tropik pasifik deniz alanında durmayacağınıda biliyoruz.Dar mai ştim că specii ca aceste ţestoase marine nu rămân permanent în arialul Pacificului Tropical de Est.
Ancak deniz kaplumbağaları gibi türlerin doğu tropik pasifik deniz alanında durmayacağınıda biliyoruz.그러나 우리가 또한 이 바다 거북이 같은 생물종들이 동 열대 태평양 경관에서만 보이는게 아니라는 것을 알고 있습니다.
Ancak deniz kaplumbağaları gibi türlerin doğu tropik pasifik deniz alanında durmayacağınıda biliyoruz.Namun kita juga tahu bahwa spesies seperti penyu tidak hanya diam di Daerah Lautan Pasifik Tropis Timur.
Ancak deniz kaplumbağaları gibi türlerin doğu tropik pasifik deniz alanında durmayacağınıda biliyoruz.ולקרוא לה ועידת המורשת החצי עולמית. אבל אנו יודעים גם שמינים כמו צבי הים האלה
Ancak deniz kaplumbağaları gibi türlerin doğu tropik pasifik deniz alanında durmayacağınıda biliyoruz.إننا نعرف أيضاً أن أنواعاً مثل هذه السلاحف لا تبقى في منطقة واحدة من البحار الاستوائية الشرقية للمحيط الهادي
Ancak deniz kaplumbağaları gibi türlerin doğu tropik pasifik deniz alanında durmayacağınıda biliyoruz.一定の海域に留まりません 南下して「南太平洋旋廻」という広大な海流に乗り
Ancak konu sistematik riske geliyor, bu videoda özellikle bu konu üzerinde durmak istiyorum.Ale co vám v tomto videu chci ukázat je, o čem lidé mluví, když říkají systémové riziko.
Ancak konu sistematik riske geliyor, bu videoda özellikle bu konu üzerinde durmak istiyorum.Ampak v tem videu vam hočem pokazati, o čem ljudje govorijo, ko govorijo o sistemskem tveganju.
Ancak konu sistematik riske geliyor, bu videoda özellikle bu konu üzerinde durmak istiyorum.Но что я хочу показать вам в этом видео, это что люди имеют в виду, когда говорят системный риск.
Ancak konu sistematik riske geliyor, bu videoda özellikle bu konu üzerinde durmak istiyorum.人々は何を話したでしょうか。 それらは40億ドルの負債です、 それらのローンは、
Ancak Kuzey Kutbu'nda çok uzun süre durmak zordur.Ale nie da się długo stać na biegunie,
Ancak Kuzey Kutbu'nda çok uzun süre durmak zordur.Dacă ar fi să stai în picioare la Polul Nord, oriunde te-ai uita, în toate direcțiile, ar fi sud.
Ancak Kuzey Kutbu'nda çok uzun süre durmak zordur.하지만 북극에서 서있기란 오래하기 힘든일이지요.
Ancak Kuzey Kutbu'nda çok uzun süre durmak zordur.אבל קשה לעמוד בקוטב הצפוני לזמן ארוך
Ancak Kuzey Kutbu'nda çok uzun süre durmak zordur.لكن الوقوف على القطب الشمالي لمدة طويلة هو أمر صعب للغاية
Ancak Kuzey Kutbu'nda çok uzun süre durmak zordur.立ち続けるのは 困難です なぜなら 北極点は 海上にあり
Ancak şu an bilançonun aktif tarafının üzerinde durmayacağız.Ale o to se teď nestaráme.
Ancak şu an bilançonun aktif tarafının üzerinde durmayacağız.Ale teraz sa nimi nemusíme zaoberať.
Ancak şu an bilançonun aktif tarafının üzerinde durmayacağız.Ale nie tym się teraz martwimy.
Ancak şu an bilançonun aktif tarafının üzerinde durmayacağız.Mais, ça n'est pas ce qui nous intéresse pour l'instant.
Ancak şu an bilançonun aktif tarafının üzerinde durmayacağız.Ma, questo non è quello di cui noi ci occuperemo ora
Ancak şu an bilançonun aktif tarafının üzerinde durmayacağız.Mutta siitä emme huolehdi juuri nyt.
Ancak şu an bilançonun aktif tarafının üzerinde durmayacağız.Але це не те, про що ми маємо зараз хвилюватися.
Ancak şu an bilançonun aktif tarafının üzerinde durmayacağız.それで、会社の資本を書いてみましょう。
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.A minha mãe estava a dizer-lhe o mal que ele tinha feito.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Anyu meg tudatta vele hogy mennyire zűrös.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mama dawała mu to do zrozumienia.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mama mea îi sublinia cât de tare o încurcase.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Ma mère lui faisait savoir à quel point il avait tout bousillé.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Meine Mutter ließ ihn wissen, wie fertig er war.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mẹ tôi thì đang cho ông biết ông tệ hại thế nào.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mia madre gli faceva capire quanto lui avesse incasinato tutto.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Mi madre le hacía saber el mal que había hecho.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Moja mama mu dávala vedieť, ako veľmi to spackal.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Moje máma mu dávala najevo, jak strašně to zpackal.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor. O an birileri kapıya gelip yemek getirdi.Mijn moeder liet hem weten hoe erg hij het had verknald.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Η μητέρα μου του έδειχνε πόσο άσχημα τα είχε θαλασσώσει.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.І мама пояснювала йому, як погано все в нього.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Майка ми му говореше, колко се е провалил.
Annem durmadan ne kadar batırdığını ona hatırlatıyor.Мама ему объясняла, насколько серьёзно он провинился.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.C'est comme si un homme était derrière vous avec un marteau en train de vous taper sur la tête en permanence.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.E ca şi cum cineva ar sta în spatele tău cu un ciocan şi te-ar lovi tot timpul peste cap,
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Giống như là có 1 người đàn ông cầm búa nện ngay vào đầu bạn suốt chặng đường.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Het voelt alsof een man achter je staat met een hamer en constant op je hoofd klopt.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Imaš občutek, kot da za tabo stoji človek s kladivom in te ves čas udarja po glavi.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.마치 누가 뒤에서 망치로 머리를 계속 때리고 있는 듯한 그런 느낌이 들 정도입니다.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Masz wrażenie, że stoi za tobą facet z młotkiem i bez przerwy cię po głowie.