Ana içeriğe geç
Sözlük

durma ile cümle

durma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Günler boyu durmaksızın yağmur yağdı.Навън вали непрекъснато.
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.Уверен съм в себе си, искам да съм спокоен, но сърцето ми бие усилено.
Bunun sebebi genetik hata ve çok ayakta durmak sayılabilir.Това може да доведе до грешки и проблемна поддръжка.
Kilisenin kalıntıları durmaktadır.Има останки от черква.
Fakat Hitler, model seçme işini durmadan erteliyordu.Хитлер не се лъже в избора си.
Bunun üzerinde ciddiyet ve kesinlikle durmaya mecburuz.Ще ти отговоря на него сериозно и честно.
İnsanlardan uzak durmazdı.Напускане на хора.
Bu da solunum durmasına veya fenalaşmaya yol açabilir.Може да доведе до спиране на сърцето и смърт.
Kadının türbesi mahallenin çıkışında hala durmaktadır.Съпротивата е продължена от съседната къща.
Anafilaksiden korunmak için tavsiye edilen yöntem, geçmişte reaksiyona sebep olan koşullardan uzak durmaktır.Preporučeni način za sprječavanje anafilaksije izbjegavanje je onog što je izazvalo reakciju u prošlosti.
Gey bar baskınları Stonewall ayaklanmalarının ardından durmamıştı.Racije u gejskim barovima nisu se zaustavile nakon stonvolskih nereda.
Tüm toplu taşım hizmetleri 1941-42 kışında durma noktasına gelir.Sav javni promet je zastao zimi 1941/42..
Durmaksızın devam eder."I hodočašće se nastavlja«.”
Üç şekil de birbirinin varyantı gibi durmaktadır.Red kitovi (Cetacea) dijeli se u tri skupine koje se međusobno bitno razlikuju.
Burada biraz durmak gerek.Tu se kratko zadržala.
İnsan yerlerinin ve toplam nüfusun sayısı durmadan artıyor.Neprekidno se smanjuje broj stanovnika i kuća.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Izbivat će oko dva mjeseca s leda.
Kilisenin kalıntıları durmaktadır.Ostaci crkve konzervirani su.
Küçük kıza, yolda durmamasını tembihler.Majka joj je rekla da se na putu ne smije zaustavljati.
Günler boyu durmaksızın yağmur yağdı.Za vrijeme cijele utrke je padala kiša.
Hemen ardından bu ödül yine masanın üzerinde durmaktadır.Nakon toga se opet vrti na stolici.
Durmadan indiriyoruz.Automatski izručiti?
Vücudun dik durmasını sağlar.To im čini tijelo zbijenijim.
Bu vuruşlar sırasında rakip takım oyuncuları, toptan en az 9,15 m (10 yd) uzakta durmak zorundadır.Prilikom izvođenja udarca protivnički igrači moraju biti udaljeni od lopte najmanje 9,15 metara.
35:12 Birinin hayatı tehlikedeyse boş boş durma Lev.5:12; 6:23 Ljudska duša prestaje postojati prilikom smrti: Ezeh.
Jack, Charlie'yi uyuşturucudan uzak durması için ikna etmeye çalışır, onu iyi olacağına ikna eder.Jack govori Charlieju da zna za njegovu ovisnost i uvjerava ga da će sve biti u redu.
Bu durumdaki bir sistemin tamamı donanım ya dayazılımdaki sorunlar sebebiyle durmayacaktır.Zbog osobina nekih sustava potpuna razgradnja materijala neće biti moguća unutar zadanog vremena.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Nakon toga nitko ih više neće zaustaviti...
Birinci duvar ise halen durmaktadır.Osma stranica, kao i prva ostaje prazna.
Gece gündüz durmadan çalışır.Lovi noću i danju.
Günler boyu durmaksızın yağmur yağdı.Nepretržite pršalo milióny rokov.
Denek bu dört uyarıdan sonra bile hala durmak istediğini ifade ederse deney durduruluyordu.Ak subjekt žiadal ukončiť po všetkých štyroch postupných slovných nabádaniach, experiment bol zastavený.
Superman kendini durmadan geliştiren biridir.Človek je nekonečne zdokonaliteľný.
Görünen o ki, tanıştığı insanlardan ziyade Dodgson kekelemesinin üzerinde durmaktadır.Vlastnú zajakavosť Dodgson pravdepodobne vnímal oveľa intenzívnejšie ako väčšina ľudí, s ktorými sa stretol.
Ağrı geceleri kötüleşebilir, şiddetlenebilir, durmadan devam edebilir.Bolesť môže byť silnejšia v noci, v priebehu času narastať a napokon prerásť do silnej a trvalej.
72 saat boyunca çalışmalar durmaksızın sürdü.Z tohto dôvodu nebola oprava vykonaná v stanovenom čase 72 hodín.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Neboli sme fanúšikovia, tak sme sa prestali len tak potĺkať.
Püskürmelerin durması ile birlikte dalga ve rüzgâr erozyonu adanın boyutlarında büyük azalmalara neden oldu.Úbytok palmového porastu zapríčinil vysychanie a rozsiahle veterné erózie povrchu ostrova.
Durmaksızın devam eder." sözlerini söyledi.Stále opakoval vetu: "Iba som plnil rozkazy!".
Uyuşturucu kullanımından uzak durmayı ifade eder.Odhalí sa, že sa lieči z drogovej závislosti.
Ben durmadan düşünen biriyim.Rozprávanie je neustále osobné.
Ama sözünde durmadı.Sľub však nedodržal.
Ancak biz durmayacağız...Niektorí neprestanú.
Günümüzde dört duvar durmaktadır.V prevádzke sú dnes 4 linky.
Zaman içinde evler durmadan yeniden yapılıyordu.Čoskoro stavby nanovo vystavali.
Çamaşır suyu kullanılacağı zaman sulandırılmalıdır, durmakla bozulur.Ak máš bazén, zakrývaj ho keď nie je používaný.
Günümüz itibarıyla 2.229 tapınak ve pagoda halen ayakta durmaktadır.Danes je ostalo še 2229 templjev in pagod.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”Vso noč sem v postelji jokal.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Gradnja drugih treh mostov je bila že zaključena.
Ben durmadan düşünen biriyim.Vedno bom odprtih misli.
Ancak biz durmayacağız...Oprostite, prekinjam se...
Santa Maria del Fiore Bazilika'sına ve Floransa Baptisteri'sine bitişik durmaktadır.Stoji ob baziliki Santa Maria del Fiore in Baptisteriju sv.
Kalıntıları halen durmaktadır.Njegove ostanke lahko še vedno občudujemo.
5 Eylül 1977'de şoförü sokağın ortasında karşısına çıkan bebek arabası yüzünden durmak zorunda kaldı.17. septembra 1925 je bila Kahlo na poti v avtobusu, ki se je zaletel v tramvaj.
İnsanlardan uzak durmazdı.Bil je nedostopen ljudem.
Taş döşeme yol bugün bile hala bozulmadan durmaktadır.Danes je Luknja še vedno prehodna, peš seveda.
Ortada iki kadın ve bir erkek ayakta durmaktadır.V parih drsata moški in ženska skupaj.
İlk klip, "Durma Yağmur Durma" şarkısına çekilmiştir.Posneli so prvo pesem »I'm still Wailing«.
Kuruluşundan bu yana, MSF bu kanıya karşı durmaktadır.Od začetka je bil MSF ustvarjen v nasprotju te domneve.
Kara deliğin olay ufkunda teorik olarak zaman tümüyle durmaktadır.Črvina teoretično dopušča časovno potovanje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
durma ile cümle - Sayfa 35 - durma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App