Ana içeriğe geç
Sözlük

durma ile cümle

durma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Albümde mükemmel durmayacak hiçbir şarkıyı zaten yazmam," dedi.“앨범의 곡들 중 저에게서 나오지 않은 노래는 없습니다.”라고 주장했다.
Hiçbir şey yapmadan öylece durmak konusunda uzmandır.할 일이 없이 가만히 있는 것을 못 견뎌 한다.
Günümüzde ise yerlerinde orduevi durmaktadır.현재에도 주변에 군부대가 있다.
Bana durmadan yüzlerini değil, sırtlarını döndüler.얼굴은 나오지 않고 발이나 뒷모습만 등장한다.
Vuruş yaparken arkasında ya da onu rahatsız edecek kadar yakın durmayınız.그때마다 못 참고 출격하려는 조홍을 가까스로 말린다.
Çocukluğumda hiç durmazdım, sabahtan akşama kadar koştururdum." dedi.나는 소년시절의 일을 생각하여 밤늦도록 잠들지 못했다.’
Ben durmadan düşünen biriyim.그래서 늘 인상을 찡그리고 있다.
(Yürüme, ayakta durmadan sonra öğrenilir.)(현재는 별도로 개발, 배포된다.)
Durmadan indiriyoruz.하는 물음을 끊임없이 던진다.
(Merdivenler hala sapasağlam durmaktadır ve görülebilecek durumdadır.계단을 내려다 보는 사람에게는 서 있는 모습만 볼 수 있고 계단을 볼 수 없다.
Burada biraz durmak gerek.잠시 여기로 와주겠니?
Ölüm nedeni iç kanama ve kalp durmasıydı.죽음의 원인은 심근 경색과 폐암이었다.
Miyako gibi kavgayı sevmez ve uzak durmayı tercih eder.그러나 시키는 별다른 신경을 쓰지 않으며 오히려 아자카를 마음에 들어하는 것 같다.
Penumbra, bu durumda Ay Güneş’in yalnızca bir kısmının önünde durmaktadır."달은 그 순간 갑자기 (우리 눈에 보이는 한에서) 태양 원반의 경로 속에 재빠르게 뛰어들었다.
Onları kaçırmaya söz veren korsanlar sözlerinde durmadı.이때 조조가 죽인 자들로 인해 사수가 막혀 흐르지 않았다.
Özgün vitrayların hemen hemen hepsi bozulmadan durmaktadır.은폐력이 커서 거의 모든 용매에 녹지 않는다.
Motorların durmasına neyin sebep olduğu saptanamadı.אנחנו עדיין לא יודעים מדוע כבה החשמל.
İzleri bugüne kadar durmakta imiş.".הרעל שמור עמנו עד היום..."
Bu nedenle 140 dost ayıcık sembol olarak da yan yana "el ele" durmaktadırlar.מסיבה זו ניצבים 140 הדובום המאוחדים, באופן המלא גם בסמליות, "יד ביד".
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.כל זה ממלא את ליבי יגון.
Caramello Dük'e Anina'dan uzak durmasını tembih eder.קאראמלו מתאמץ להזהיר את אדונו מפני אנינה.
İnsanlardan uzak durmazdı.הם נמנעים מקרבה לאנשים.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.לא הסתכלתי בשעון ולא רציתי להסתכל בו.
Sağlık sorunları nedeniyle, Sobral'ın sağlık yönetiminden iki hafta uzak durması mümkün değildi.עקב מחלתו, כעבור שבוע סדוב כבר לא היה יכול ללכת.
Violet Beauregarde: Durmadan sakız çiğneyen kız.ויולט בורגארד (אנה סופיה רוב): ילדה שלועסת מסטיק באופן קבוע.
Kilisenin kalıntıları durmaktadır.שרידי הכנסייה הוסרו.
Durma atı içeri çek.”מצב של לרתום את העגלה לפני הסוסים".
Ama durmadı.לא חיכיתי.
Durma yürü, haydi ileri!קדימה צעד!
Bu arada durmaksızın alkol almaktadır.בנוסף, הוא מתנזר מאלכוהול.
Çocukluğumda hiç durmazdım, sabahtan akşama kadar koştururdum." dedi.אני עברתי כל זאת, בילדותי, ולעולם לא אשכח את הזוועה שבדבר, עד יום מותי".
ADD Başkanı Çölaşan Bizim yanımızda durması gereken gazeteler bile bizim yanımızda yok.ראשית תרשו לי להביע את צערי שראש-הממשלה אינו בתוכנו עכשיו.
Renkler durmadan değişiyor.צבעי העלים משתנים לעיתים.
Mavi Ekran hataları Windows durma hataları olarak da bilinir.מסך המוות הכחול – מסך שגיאה במערכת ההפעלה Windows.
İnsan figürü, ayakta durmakta ya da bir dizi üzerine oturmaktadır.הֲדוֹם הוא רהיט שנועד לתמיכה ברגלי אדם, היושב על כיסא או כורסה.
Rummenigge ödül toplamak konusunda da boş durmamıştır.רומאן זה לא זכה לעריכה.
Ancak iki taraf da filmin üzerinde durmanın önemi üzerine anlaşamıyordu.לבסוף השניים לא הצליחו להסכים על הנושא לסרט.
Günümüzde, Kaiping'de yaklaşık 1,833 diaolou ayakta durmakta ve Taishan'da ise yaklaşık 500'ü ayaktadır.מתוך כ-3,000 דיאולואו שנבנו באזור נותרו בקאיפינג 1,833 ובטאישאן כ-500 נוספים.
İkili durmaksızın yeni şarkılar yazmaya ve kayıt etmeye başladı.הוא הפסיק להקליט שירים חדשים ומיעט להופיע.
Durması ve başlaması gerekn noktayı bilen.היא יודעת מתי צריך להפסיק עם השטויות ולהתחיל להיות רציניים.
Günler boyu durmaksızın yağmur yağdı.גשם יורד כמעט מדי יום.
Bina atıl durumda durmaktadır.הבניין במצב גרוע.
Durma yürü, haydi ileri.נע קדימה צעד אחד.
Sırt yüzgeci: Sırt yüzgeci balığın dik durmasını sağlar.סנפיר הגב או סנפיר גבי: סנפיר הבולט כלפי מעלה מגבו של הדג.
Şu anda ise sistem halen durmakta fakat kullanılmamaktadır.המערכת עדיין בפיתוח אולם אין לה כמעט שימוש.
(Yağmur durmazsa yola çıkamayız.)(אבן יכולה לצמוח בלי גשם.)
Böylece Hans'a durması için gereki sinyal veriliyordu.שרה אמרה כי יש צורך להשתיק את וולטר.
Ancak biz durmayacağız...Ще се видим там ...
Örnekler: Hey, orada durma!Примери: Немой да окаш! – Недей да викаш!
Kilisenin sadece temeli durmaktadır.От църквата са запазени само основите.
Birinci duvar ise halen durmaktadır.Първоначално стената е чиста.
Serin bir yerde durmalıdır.Съхранява се на хладно място.
Bu nedenle 140 dost ayıcık sembol olarak da yan yana "el ele" durmaktadırlar.По тази причина 140-те Buddy-мечки много символично са застанали ръка за ръка.
Violet Beauregarde: Durmadan sakız çiğneyen kız.Вайълет Борегард (АнаСофия Роб) – момиче, което постоянно дъвче дъвка.
Burada biraz durmak gerek.Тук ще стоя.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Трите моста днес са разрушени.
2 sene sonra geri döndü, ancak pek fazla durmadan gitti.Връща се след два дни, но нея я няма.
Yine de ayakta durmayı başaran Morrison, Warner Bros Records'ta yeni şarkılar kaydetmeye başladı.Все пак накрая Брандес е толкова впечатлен, че ги взима в собствения си лейбъл Bros Records.
Örnek olarak, kendisi şeker kullanmamaktadır ve birçok karakter de ona süt önerip durmaktadır.Самият чай не се подслажда, но към него могат да се предлагат различни сладки.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.В горното течение замръзва до дъно за повече от два месеца.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod