durma ile cümle

durma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yönetmen elden geldiğince kurgudan uzak durmak için uzun kaydırmalara yönelir.Célja, hogy nekifutásból elrugaszkodva a lehető legtávolabbra ugorjon a távolugró.
İlk klip, "Durma Yağmur Durma" şarkısına çekilmiştir.Első pozíció Elveszett emlékek Énekelj, ne háborúzz!
Yalnız nefret edip durmayacaksın, hem de onunla mücadele edeceksin.Nincs értelme küzdeni ellene, alá kell vetnünk magunkat.
Durma yürü, haydi ileri.Melltájék kerek, előretartott.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.A tied pedig az, hogy elkotródj az utamból.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Nem felvágni akarok, csak ennyire fel voltam dobva.
Sözcük anlamı 'bir ağaç gibi ayakta durmak'tır.Azt vallotta, hogy „A versnek olyannak kell lennie, mint egy szobornak”.
Kalıntıları halen durmaktadır.Maradványai védettek.
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.Csárdás kisangyalom, érted fáj a szívem nagyon.
Kafeinli içecekler, sigara ve alkol kullanımından uzak durmalısınız.Nyíltan ábrázolják a dohányzást, alkohol- és kábítószerfogyasztást.
Kilisenin sadece temeli durmaktadır.Csak a templom maradt épen.
Ayrıca başka bir çiçek de masanın üzerinde durmaktadır.Az asztalon virág.
Tedavi kesildiğinde yan etkiler de durmaktadır.A hatékony kezelésekkel a pontszám csökken.
Artık daha canlı ve hevesli durmaktadır.A hím tartózkodóbb és szeszélyesebb.
Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmayı ifade eder.A párisi világkiállítás dohányai és dohánygyártmányai.
Halen ayakta durmakta ama harap bir şekildedir.Kiábrándultan, de valahol mégsem reménytelenül.
Yüzeyde durmaya ve yavaş yüzmeye dikkat ederler.Ezután fel kell jönni a víz felszínére és úszni kell.
Bunun yerine durmak için mekanik bir fren kolu bulunur.Ezt egy mechanikailag erős tartószerkezet rögzíti az épület tetejéhez.
İçki ve alkollü ürünlerin tüketilmesinden uzak durmayı ifade eder.Kerülni kell az alkohol és a savasító ételek fogyasztását.
Arter yapıları 2×2 + durma şeridi için yapıldığından tamamen yeniden inşa edilmeleri gerekecektir.Mivel az autópálya műtárgyai 2×2 + leállósávra készültek, teljesen át kell építeni.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Lääkäri neuvoi häntä olemaan palaamatta jäille kahteen kuukauteen.
Jimmy Durmaz ya da eski adıyla Jimmy Touma (d.Jimmy Durmaz (aikaisemmin Jimmy Touma; s.
"Agaş dışarıda çok durma eve gel!"Ja hei, ollaan sitten varovaisia, siellä ulkona!"
Gey bar baskınları Stonewall ayaklanmalarının ardından durmamıştı.Ratsiat homobaareihin eivät päättyneet Stonewallin mellakoihin.
Kilisenin sadece temeli durmaktadır.Itse kirkosta on jäljellä vain peruskiviä.
Bundeswehr cenaze töreninde mezarı başında bir onur bekçisinin durmasını sağladı.Bundeswehr asetti hänen hautajaisiinsa kunniakomppanian.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Seisominen ja liikkuminen voi olla kiellettyä.
Bu zıtlıklar arkasında ise "bir olan" hep durmakta olup tanrı adıyla anılır.On siis pakko olla jotain, joka on aina, ja tätä sanotaan Jumalaksi.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Onneksi kukaan ei jäänyt alle.
Kilisenin kalıntıları durmaktadır.Kirkon kivirunko jäi pystyyn.
Durma yürü, haydi ileri!Nouskaa, nouskaa, nouskaa!
Rosemary onlardan uzak durmaya çalışırken kocası ilginç bir şekilde onlara yaklaşır.Rosemary puolestaan yrittää pysytellä pariskunnasta etäämpänä.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Rakas päiväkirja, en olisi voinut olla enempää väärässä.
Yerde yürürken durmadan, yavaşça hareket ederler.Jos aina liikut, kävelet ja syöt nopeasti.
Durmadan bir şeyler yer.Esineitä katoaa jatkuvasti.
Günümüz itibarıyla 2.229 tapınak ve pagoda halen ayakta durmaktadır.Kirkon palveluksessa on 2811 pastoria ja 2611 evankelistaa.
Serin bir yerde durmalıdır.Se sijaitsee viileällä ylänköalueella.
Jack, Charlie'yi uyuşturucudan uzak durması için ikna etmeye çalışır, onu iyi olacağına ikna eder.Jack kertoo Charlielle tietävänsä tämän käyttävän huumeita ja sanoo, että tämä tulee kuntoon.
Mumbai'daki bir sinemada 20 senedir hiç durmadan bu film yayınlanmakta.Elokuvaa on esitetty elokuvateatterissa Mumbaissa ennätyksellisesti yli 15 vuotta.
Ama sözünde durmadı.Hän ei kuitenkaan lunastanut lupaustaan.
İsyan güçleri de boş durmaz.Kapinallisia ei Ähtärissä ollut.
Yaz aylarında gurbetçilerin getirdiği kaynak sayesinde ilçe ayakta durmaktadır.Kylällä edelleen kesäaikaan lipotaan Perämerestä lähtöisin olevia siikoja.
Yeşil bir perde ise asılı şekilde durmaktadır.Kyljessä erottuu vihreä laikku.
Bu kolonların büyük bir kısmı hala ayakta durmaktadır.Osa tästä joukosta päätti jäädä paikoilleen.
Günler boyu durmaksızın yağmur yağdı.Τις τελευταίες 70 ημέρες έβρεχε αδιάκοπα.
Durma yürü, haydi ileri.Βονιφάτιος, απεβ.
Ama durmadı.Και δεν σταμάτησε εδώ.
Saldırı sırasında Saruman da boş durmadı.Φυσικά δεν έλειπε και το κρέμασμα της σούσας.
Durmadan "Doktor kim?"Επεισόδια "Who's Quicker?"
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Δεν θέλαμε να μπούμε σε περισσότερες διαμάχες μαζί του και γι' αυτό τον σταματήσαμε.
Bu ırktan olan bazı kediler kucakta durmayı sever ve çabuk kilo alırlar.Οι περισσότερες ράτσες γάτας αρέσκονται στο να ανεβαίνουν και να κάθονται σε μέρη με μεγάλο ύψος.
Motorların durmasına neyin sebep olduğu saptanamadı.Δεν μπήκε σε παραγωγή εξ αιτίας των προβλημάτων που αντιμετώπιζε με τον κινητήρα.
Ağrı geceleri kötüleşebilir, şiddetlenebilir, durmadan devam edebilir.Στην αρχή ο πόνος εμφανίζεται κατά διαστήματα αλλά στη συνέχεια μπορεί να γίνει πιο μόνιμος και επίμονος.
"Bir anda durmadan çalışır olmuştum.Ενδιαφέρουσα απόπειρα χωρίς συνέχεια.
Yine de Yavuz durmadı.Ο διάβολος όμως δεν σταμάτησε.
Bunun sebebi genetik hata ve çok ayakta durmak sayılabilir.Έτσι ήταν ικανός να διαπράξει σημαντικά σφάλματα και σοβαρά λανθασμένους υπολογισμούς.
Bununla beraber, başka kaynaklarda kalp krizi veya kalp durmasından öldüğü yazılır.Με τον τρόπο αυτό θα μπορούσε να ειπωθεί ποιητικά πως πέθανε από ραγισμένη καρδιά.
Hollanda, Fransayla omuz omuza durmaktadır.Στον ώμο έχει κρεμασμένη τη φαρέτρα.
Elektronik cihazlar genellikle tek bir durma biti kullanır.Για τη λειτουργία των ηλεκτρονικών συσκευών απαιτείται συνήθως συνεχής τάση.
İkili durmaksızın yeni şarkılar yazmaya ve kayıt etmeye başladı.Τα καινούρια τραγούδια αρχίζουν και ηχογραφούνται μέχρι που ...

İlgili Sayfalar