durma ile cümle
durma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunun üzerine Kuzey Kore gemisi gemiye durmasını emreder yoksa ateş etmekle tehdit eder.Bajorská vzdušná hlídka má rozkazy loď nenechat přistát a hrozí ji sestřelit.
Durmaz, albümle ilgili olarak: "İlk albümümün tam olarak beni ifade etmesini istedim.Fred tehdy řekl:„Prosím vás poslouchejte tohle album s otevřenou myslí.
Saçının tepesinde bir kuş durmaktadır.V Brně na Špilberku stojí vraný kůň.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Doktoři mu doporučili omezit činnost na dvě hodiny denně.
Dört yıldır hiçbir buharlı tren Black Rock'ta durmamıştır.V dalších letech již v short tracku nezávodil.
Dolaşım sistemi: nabız bozukluğu, kalp durması.Dušekovu; Cesty do srdce.
Criss'in davul çalmasında yavaşlamalar görülüyordu ve davulcu bazı konserlerde durmak zorunda kalıyordu.Miranda si při tom zlomila kotník, ostatní koncerty byly zrušeny.
Ancak, karşı tarafın öğrencileri sözlerinde durmadılar.Nikdo z odborné veřejnosti se ale na stranu těchto sdružení nepřiklonil.
Anafilaksiden korunmak için tavsiye edilen yöntem, geçmişte reaksiyona sebep olan koşullardan uzak durmaktır.Calea recomandată pentru a preveni anafilaxia este de a evita ceea ce a cauzat reacția în trecut.
Bu durum, kalbin tamamen durmasına kadar ilerleyebilir.Aceasta poate duce la o oprire completă a inimii.
Durma yürü, haydi ileri.Vă rog, continuați/Te rog, continuă.
Bu kolonların büyük bir kısmı hala ayakta durmaktadır.Multe dintre aceste structuri încă stau în picioare.
Anısına çok sayıda anıt dikildi ve Teksas'taki radyo istasyonlarında şarkıları durmaksızın çaldı.Au fost ținute multe comemorări în numele ei iar posturile de radio din Texas au pus melodiile ei non-stop.
Yeryüzündeki sular yerle gök arasında durmadan devam eden bir döngü içindedir.Persanii cereau pământ și apă ca un semn de supunere.
Grubun bir arada durmasını sağlamıştır.Ar face orice să țină grupul împreună.
Grup üst üste gelen bu başarılar üzerine durmadı ve çalışmalarını hızlandırarak sürdürdü.Acest succes le-a dat și mai mare avânt incurajându-i să lucreze mai departe împreună.
Bu yüzden kutu açılmadan önce kedinin tanımlanan durum boyunca sabit durması beklenir.Astfel, pisica se va afla într-o anumită stare cu mult înainte de deschiderea cutiei.
Mezuna çemberin içnde durması, gözlemlemesi ve gördüklerini .A apărut pentru prima oară în Hop, Look and Listen.
Şehrin duvarları ve bazı Hıristiyan Kiliseleri ile birçok kalıntılar hala durmaktadır.Orașul are mai multe moschei și biserici creștine.
Geceyi geçirmek üzere burada durmaya karar verir.Nu pot rezolva problema, astfel că se pregătesc să-și petreacă noaptea aici.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Ba e chiar preferabil să le ții la distanță.
Bana durmadan yüzlerini değil, sırtlarını döndüler.Ei se întorc teferi și nevătămați și se reunesc cu familiile lor.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım."Nu reușeam să marchez deloc, și eram foarte stresat.
Ağaçların tepesinde durmaktadır.Ei bine, acum el e sus, în copac.
Durmaksızın devam eder."Întrebarea persistă.”
Ama durmadı.Nu s-a oprit aici.
3- Gücün karşısında durma.Lasă-mi speranța 3.
Mavi Ekran hataları Windows durma hataları olarak da bilinir.Ecranele Albastre sunt cunoscute ca "Stop errors" în documentația Windows Resource Kit.
Kafeinli içecekler, sigara ve alkol kullanımından uzak durmalısınız.În ceea ce privește bufeurile, se recomandă evitarea fumatului, cafeinei sau alcoolului.
Gerçek adı Belkıs Durmaz'dır.Numele real de familie este Poponea.
Kilisenin kalıntıları durmaktadır.Vechimea bisericii este disputată.
Saçaklar ve balkon, payandalar tarafından sağlanan destekle ayakta durmaktadır.Corul și sala sunt sprijinite de contraforturi cu trepte.
Yolcu trenlerinin kisaca durduğu, expres trenlerin hic durmadığı duraklardır.Punctele de acces al călătorilor la trenuri fără macazuri sunt numite halte.
İnsan figürü, ayakta durmakta ya da bir dizi üzerine oturmaktadır.Personajele sunt statice sau în mișcare, încadrate în peisaj, sau așezate pe etaje sugerând adâncimea.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Mobilitatea între stări și schimbarea statutului sunt interzise.
Kütük gibi durma, not almaya başla.Nu sta acolo ca un butuc, începe să iei notiţe!
Bir taksi bile durmadı.Nu a oprit nici măcar un taxi.
Durmamı istiyor musun?Vrei să mă opresc?
Durmak zorundasın.Trebuie să te opreşti.
Feynman nihayet bir yerde durmamız gerektiğini çünkü evrenin ulaşılamayacak kadar büyük olduğunu belirtiyor.Feynman precizeaza în final că trebuie să ne oprim undeva deoarece universul este major.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Nem mindenki állt mögé.
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.Esküszöm, hogy az általad megnyitott úton feltartóztathatatlanul igyekszem eljutni az általad kijelölt célhoz.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”Egész estig arattak a fiatalok, ha addig be nem fejezték.
Serin bir yerde durmalıdır.Hűvös helyen jól eltartható.
Bunun üzerinde ciddiyet ve kesinlikle durmaya mecburuz.Komolyan és őszintén válaszolok neked.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.A jég fogságából csak két nap elteltével tudtak szabadulni.
Üç kısmındaki fresklerin bir bölümü durmaktadır.Apszisát belül három rétegben borítják freskók.
Burada biraz durmak gerek.Beleengedni magunkat egy pillanatba.
Pata yaparken ona yakın durmayınız.Bőrön keresztül ne szívódjon fel.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Körforgalmú úton megfordulni és hátramenetet végezni tilos.
Günümüzde ise yerlerinde orduevi durmaktadır.Napjainkban is a katonaság birtokolja.
Sunnydale Lisesi iblislerin krallıklarına açılan bir "kapı" olan "Cehennem Ağzı" üzerinde durmaktadır.Dawn maga a „Kulcs”, amely kinyithatja a pokol száját.
Durmadan yürüyeceğiz."És folyton rohannunk kell.”
Günümüzde, Kaiping'de yaklaşık 1,833 diaolou ayakta durmakta ve Taishan'da ise yaklaşık 500'ü ayaktadır.Az eredeti manga még most is fut hetente (vagy kéthetente) a Kodashán, és több, mint 485 kötete van.
Ama sonuçta psikolojinin her açıdan üzerinde durması gereken bir konu olduğu düşünülmelidir.Azaz a pszichológiának el kell vetnie minden, tudatra történő hivatkozását.
Ayakta durmanın namazın rükünlerinden olduğuna inanılır.A terület ősidőktől fogva az imádság helye.
Omdurman (Arapça: أم درمان - Umm Durman), Sudan'ın Hartum Eyaleti'nde şehir.Omdurmán (arab nyelven: أم درمان) Szudán legnagyobb városa, Kartúm államban.
Daha sonra da burada da durmayarak.Visszafelé is megállt itt.
(Yürüme, ayakta durmadan sonra öğrenilir.)(Aki nem hiszi, számoljon utána.)
Bu arada durmaksızın alkol almaktadır.Ezután abszolút alkoholt kell rájuk önteni.