Ana içeriğe geç
Sözlük

durma ile cümle

durma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu faaliyeterin durmasına neden olur.وقد أدى ذلك إلى توقف نشاطها.
Sözcük anlamı 'bir ağaç gibi ayakta durmak'tır.واسمه يعني: «فلتبقى كاءاته مثل رع».
Renkler durmadan değişiyor.قد تغيرت الألوان..
Ayrıca bataryaların geri dönüşümünü sağlamak da bir sorun olarak durmaktadır.وتوفير أيضاً إعادة تدوير البطاريات التي لا تزال تمثل مشكلة كامنة.
Jenerikte yer alan şarkıyı ise Beyza Durmaz seslendirdi.وغنت أغنية لاتبقى صامتا مع ألب.
Bu heykelde şairin elinde bir kitap, hemen arkasında ise bir martı durmaktadır.ونُحت في هذا التمثال كتاباً في يد الشاعر ويقف خلفه طائر النورس.
Ama durmadı.لم ينتهِ.
Yerde yürürken durmadan, yavaşça hareket ederler.وأثناء حركته في البرية يمشي ببطء ولكن بلا توقف.
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.هاءنذا أبتهج، ولكن قلبي لا يزال يرتجف من الخوف.
Ayrıca başka bir çiçek de masanın üzerinde durmaktadır.وقد اشتهر أيضًا وجود الطاولة بجانب السرير.
Bu tipte figürlerin her biri bir sütun arasında durmaktadır.كل نوع حساس لأحدى تلك النطاقات .
25 yaşında evini bırakıp Çin'i gezmek için yollara düştü, 20 yıl durmaksızın gezdi.استيقظ وعاد إلى قريته، لكنه وجد عشرين عاما قد مرت.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.اقترح أحد الأخصايين لزوم أخذ حمامات الثلج ذات الدقيقتين عشرمرات على مدار أسبوعين.
Kötülüklerin ve acımasızlığın karşısında durmak.تجنب اساليب العقاب والاساءة .
İstasyonunun merkezi dört ana dikme üzerinde durmaktadır.على متن المحطة الدولية هذه اللحظة أربعة رواد.
Ancak Markham tartışmalardan tümüyle uzak durmadı.أو على الأقل حاكم ماكتان بلا منازع.
Bu nedenle 140 dost ayıcık sembol olarak da yan yana "el ele" durmaktadırlar.Por esta razão os 140 ursos são posicionados um ao lado do outro, como se estivessem de mãos dadas.
"Newton, 'Eğer daha ilerisini görebildiysem bunun sebebi devlerin omuzları üzerinde durmamdır,' demiştir."Newton disse, 'Se vi mais longe foi porque estava sobre ombros de gigantes.'
Durmadan "Doktor kim?"Literalmente, "Doutor quem?".
Gey bar baskınları Stonewall ayaklanmalarının ardından durmamıştı.Invasões em bares gay não pararam depois dos tumultos de Stonewall.
Adına 18. yüzyılda dikilen bir anıt hala İsveç Kilisesi’nde durmaktadır.Um memorial construído no século XVIII permanece na igreja sueca.
Ancak biz durmayacağız...Nós não vamos parar.
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Mais tarde proibi-los-ia de adquirir bens de particulares.
3- Gücün karşısında durma.Não seja tomado pela ira 3.
Ancak, Mileoni metinde tanımlanmamıştır, ancak açıkça coğrafi bir terim olarak durmaktadır.Contudo, Mileoni não pode ser identificado no texto mas obviamente permaneceu como um termo geográfico.
(Yağmur durmazsa yola çıkamayız.)(中国語Ver.), Se Não Chover, As Estrelas Não Amarão??)
Asya yaban köpeği ve kurtlar genelde birbirlerinden uzak durmaya çaba gösterirler.Lobos (Wolves) - costumam aparecer e atacar em parceria com os bre' Unor.
Bunlara rağmen saldırılar durmamıştır.Ainda assim os ataques permaneceram.
Durma yürü, haydi ileri.Avançando, juntos avançando.
Ben durmadan düşünen biriyim.Eu minto constantemente, incessantemente.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”“Passava os dias chorando.
Sanjo, daha hızlı tempoda durma yapmaksızın çalınır.O Mahjong é para ser jogado na calma, sem pressa.
İnsan doğasını tümden reddetmek insanı edimsel olarak umutsuzluğa götüren bir noktada durmaktır.Suplício do qual o homem, cumprindo seu destino, libertou-se e transcendeu.
Her biri heykel gibi durmaktaydı.Todas as estátuas são de barro.
Durma atı içeri çek.”Bem, então arraste o cavalo para a Rua Um".
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Depois disso, ninguém foi detido.
Sadece konunun geçtiği kentler ve kişilerin adları değiştirilmiş gibi durmaktadır.Nomes de vilas e cidades de inspiração religiosa foram mudados, tal como nomes pessoais.
Ayrıca başka bir çiçek de masanın üzerinde durmaktadır.Em uma cena ela coloca um vaso de flores sobre uma mesa.
Boston emniyet müdürü Edward F. Davis vatandaşlara sokaklardan uzak durmalarını tavsiye etmiştir.O comissário de polícia, Ed Davis, recomendou que as pessoas fiquem em casa.
2 sene sonra geri döndü, ancak pek fazla durmadan gitti.Dois anos mais tarde voltou ao Prada mas não passou para a final.
Askerler insanları kıyıma uğrattığı halde merdivenler sapasağlam durmaktadır.Segundo testemunhas, os bandidos desceram as escadas calmamente.
O halde kalp ve solunumun bir süre durması ölüm demek değildir.Portanto, desde que nem a respiração, e nem a atividade do pulmão param até a morte.
Şehir surları: Bazı kısımları hala ayakta durmaktadır.As muralhas da cidade, algumas das quais ainda estão intactas.
Ama durmadı.Mas ele não cessou.
O oğlundan uzak durmaya mecbur olmuştur.Foi aconselhada a viver longe da filha.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Todavia não me destes atenção, tampouco me obedecestes.
Bu durum, kalbin tamamen durmasına kadar ilerleyebilir.Esta situação pode evoluir para paragem cardíaca.
Etrafını saran yüksek ağaçlar arasına saklanmış gibi durmaktadır.É rodeada de areais e encontra-se aninhada entre altas montanhas.
Türkiye Millî Şef İnönü yönetiminde savaşın dışında durmayı başardı.(2)O Sudão perdeu o direito a um representante na competição em função da Guerra Civil.
Anısına çok sayıda anıt dikildi ve Teksas'taki radyo istasyonlarında şarkıları durmaksızın çaldı.Rádios do Texas tocaram suas canções sem parar.
Bunun üzerinde ciddiyet ve kesinlikle durmaya mecburuz.É bastante silencioso e leva tudo a sério.
Evinde pek durmaz."Não parava em casa.
Konuştuğu sürece, ki bunu durmaksızın yapar, düşünmesine gerek kalmaz.Porque quando você está pensando, você não pode ver.
Durmadan gülüyordu.Ele sorria sem parar.
Durmalı mıyım?Devo parar?
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.En roep Mij omtrent de onrechtvaardigen niet aan.
İkinci eşinin sözünde durup durmadığı bilinmiyor.Het is niet geweten wanneer zijn tweede echtgenote stierf.
Durma atı içeri çek.”Sla vooral naar de paarden".
Hatların ticari hızı (istasyonlardaki durma sürelerinin de dahil olduğu ortalama hız) 42 km/sa'tir.De commerciële snelheid (gemiddelde snelheid inclusief haltetijden in de stations) bedraagt 42 km/u.
Ancak biz durmayacağız...Toch geeft ze niet op...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod