Ana içeriğe geç
Sözlük

durma ile cümle

durma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üstelik de Kitap'ı okuyup durmaktasınız. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?You also read the Scriptures, why do you then not understand?
Allah'ın, bir kısmınıza bir kısmınızdan farklı olarak lütfettiği şeyleri isteyip durmayın.Do not covet what God has favoured some with more than He has some others.
Böyle bir mescitte sakın namaza durma!Never set foot in that place.
Artık onların yaptıkları yüzünden tasalanıp durma."So grieve not for what they are doing.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma. Onlar, mutlaka boğulacaklardır.Do not plead for those who have been wicked, for they shall certainly be drowned."
Ve kederden gözlerine ak düştü. Durmadan yutkunuyordu.And his eyes turned white with grief which he bore in silence.
Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.They are both situated by the highway, clearly visible.
Kuşkusuz senin Rabbin, evet o, Hallâk'tır, hiç durmadan yaratır; en iyi şekilde bilir.Surely your Lord is the Creator and knows (everything).
Artık Allah'a örnekler verip durmayın.So do not invent similitudes for God.
Yaklaştı insanlara hesapları! Ve onlar hâlâ gaflet içinde yüz çevirip durmadalar.NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
Yeryüzünde fesat isteyip durma, çünkü Allah fesat peşinde koşanları sevmez."Surely God does not like corrupters."
Güneş, kendine özgü bir durak noktasına/bir durma zamanına doğru akıp gidiyor.While the sun keeps revolving in its orbit.
Topu topu korkunç titreşimli bir tek ses. Ve bakmışsın, hepsi birden huzurumuzda divan durmaktadır.It would be but a single blast of the trumpet, and they would all be arraigned before Us.
İnkâr edip durmanız yüzünden dalın oraya bugün!Roast in it now for having disbelieved."
O durmadan tespih edenler elbette biziz.And we are those who sing hallelujas to Him."
Onların beldelerde dolaşıp durmaları seni aldatmasın.So do not let their activities in the land deceive you.
Durmadan hayrı engelleyeni, azgını, işkilciyi..."Every obstructor of good, transgressor, and the sceptic,
Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
Bunların arasında bocalayıp durmaktalar, ne onlara (bağlanıyorlar) ne bunlara.Wavering between the two, neither with these nor with those.
Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır.In the name of God be its course and mooring.
İnkarcı da Rabbine karşı uğraşıp durmaktadır.The unbeliever has always been an auxiliary against his Lord.
Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimselere iki cennet vardır.But for him who lived in awe of the sublimity of his Lord, there will be two gardens --
Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.Yet they persist in rebellion and aversion.
Durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur,Labouring, wearied out,
O mescit içinde sen kesinlikle namaza durma.Never set foot in that place.
Sanki orada güzel güzel yaşayıp durmamışlardı.As though they had never lived there at all. Beware!
İnkârcı olan kimse Rabbine karşı uğraşıp durmaktadır.The unbeliever has always been an auxiliary against his Lord.
Artık sen onların başlarına gelecekleri bekle: Çünkü onlar da bekleyip durmaktadırlar.So you wait. They are also waiting.
Durmadan derileri kavurur.It glows and burns the skin.
Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,But he who feared standing before his Lord, and restrained his self from vain desires,
Kâfirler, ellerinden gelse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaktan geri durmazlar.They will always seek war against you till they turn you away from your faith, if they can.
Hakkı inkâr edenlerin diyar diyar, refah içinde gezip durmaları sakın seni aldatmasın.Be not deceived by the comings and goings of unbelievers in the land.
“Ey anamın oğlu!” dedi Harun, “lütfen sakalımdan, saçımdan beni çekiştirip durma."O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!
Fakat insan suç işleyip durmak için önündeki kıyameti inkâr etmek ister de,Yet man is sceptical of what is right before him.
Nankörlere ise şöyle denir: “Haydi, durmayın yalan dediğiniz o azaba girin bakalım!”"Go to what you used to deny;
Ama kim Rabbinin divanında durmaktan korkarsa,ve nefsini heva ve hevese uymaktan dizginlerse,But he who feared standing before his Lord, and restrained his self from vain desires,
Rabbinin nimetlerini ise durmayıp söyle!And keep recounting the favours of your Lord.
(Şeytanlar) kardeşlerini ise azgınlığa sürüklerler ve bundan hiç geri durmazlar.Even though their (devilish) brothers would like them to continue in error, and would not desist.
Böyle bir yerde ebediyyen namaza durma.Never set foot in that place.
Akması ve durması ALLAH'ın adıyladır.In the name of God be its course and mooring.
Ve o (yıkıntı kent), yol üzerinde durmaktadır.This (city) lies on a road that still survives.
Buna rağmen onlar ondaki işaretlere ilgisiz durmaktadırlar.Still they turn away from His signs!
Zihinleri bundan (mesajdan) gafil olup buna aykırı işlerde çalışıp durmaktadırlar.Yet their hearts are oblivious of this; and besides, they are busy with other things,
Öyleyse onlar için kendini üzüp durma.So do not waste away your self with grief for them.
Onlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.We therefore took revenge from them; and indeed both these townships are situated on an open road.
Artık Allah'a örnekler verip durmayın. Allah bilir, siz bilmezsiniz.Therefore do not ascribe equals to Allah; indeed Allah knows whereas you do not know.
De ki, "Ortaklarınızı çağırın ve benim için plan kurun. Hiç durmayın!"Say, “Call upon your ascribed partners and conspire against me, and do not give me respite.”
Göğü korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar ondaki işaretlere ilgisiz durmaktadırlar.And We have made the sky a roof, protected; and they turn away from its signs.
Rabbin dileseydi, insanları bir tek ümmet yapardı. Ama ihtilaf edip durmaktadırlar.Had thy Lord willed, He would have made mankind one nation; but they continue in their differences
Yüzlerinizi doğuya, batıya çevirip durmanız, hayır sayılmaz ki.It is not piety, that you turn your faces to the East and to the West.
Ve Onlardan ölen birinin üzerine asla namaz kılma, onun kabri başında durma.And pray thou not ever over any of them that may die nor stand thou over his grave.
Ayakta durmakta olan karısı, güldü.And his wife was standing. she laughed.
Onlardan ölen birinin namazını hiçbir zaman kılma, mezarı başında durma.And pray thou not ever over any of them that may die nor stand thou over his grave.
Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma!And pray thou not ever over any of them that may die nor stand thou over his grave.
Ve onlardan biri ölürse kesin olarak namazını kılma ve mezarının başında durma.And pray thou not ever over any of them that may die nor stand thou over his grave.
Onlardan ölen biri üzerine asla dua etme; böyle birinin mezarı başında da durma.And pray thou not ever over any of them that may die nor stand thou over his grave.
Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma!And pray thou not ever over any of them that may die nor stand thou over his grave.
Ve onlardan biri ölürse asla namazını kılma ve kabirinin başına gidip durma.And pray thou not ever over any of them that may die nor stand thou over his grave.
O Allah ki geceyi, durmadan onu kovalayan gündüze bürür.Lo!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod