durgu ile cümle

durgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dünya'ya çarptı. Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Liberó instantáneamente toda su energía, en una explosión que desborda la imaginación.
Dünya'ya çarptı. Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Libertou toda a sua energia de repente e foi uma explosão totalmente arrasadora.
Dünya'ya çarptı. Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Toute son énergie s'est libérée d'un coup, et a provoqué une explosion qui dépasse l'imagination.
Dünya'ya çarptı. Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.V jediném okamžiku uvolnil veškerou svou energii, což vedlo k výbuchu, který byl skutečně ochromující.
Dünya'ya çarptı. Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Освободило енергията си наведнъж, и това била експлозия, която била умопомрачаваща.
Durgun halde, sürtünme kuvveti, cisme uyguladığım kuvvete bağlı olarak değişir. -Итак, статический случай, сила трения меняется, когда я прикладываю силу в направлении вниз.
Durgun halde, sürtünme kuvveti, cisme uyguladığım kuvvete bağlı olarak değişir. -במצב הסטטי הזה, כוח החיכוך השתנה, ככל שהפעלתי פחות או יותר כוח כלפי מטה.
Durgun halde, sürtünme kuvveti, cisme uyguladığım kuvvete bağlı olarak değişir. -بالتالي بهذا السيناريو الثابت، قوة الاحتكاك تتغير واضيف نقدار اقل أو اكثر بهذا الاتجاه للاسفل
Durgunluk gibi.È ovvio, no?
Durgunluk gibi.Era óbvio.
Durgunluk gibi.To oczywiste.
Durgunluk zamanında, birçok şirket iflas etti ve bunun sonucu olarak birçok insan işini kaybetti.En ese momento, muchas empresas quebraron, lo que se tradujo en la pérdida de numerosos puestos de trabajo.
Durgunluk zamanında, birçok şirket iflas etti ve bunun sonucu olarak birçok insan işini kaybetti.Många företag gick i konkurs, vilket fick till följd att många människor förlorade sina jobb.
Durgunluk zamanında, birçok şirket iflas etti ve bunun sonucu olarak birçok insan işini kaybetti.Plusieurs entreprises firent faillite et beaucoup de personnes perdirent leur emploi.
Durgunluk zamanında, birçok şirket iflas etti ve bunun sonucu olarak birçok insan işini kaybetti.Silloin monet yritykset tekivät konkurssin, jonka seurauksena monet ihmiset menettivät työpaikkansa.
Durgunluk zamanında, birçok şirket iflas etti ve bunun sonucu olarak birçok insan işini kaybetti.В то время большое количество компаний обанкротилось, вследствие чего многие люди потеряли свою работу.
Durgunluk zamanında, birçok şirket iflas etti ve bunun sonucu olarak birçok insan işini kaybetti.حينئذ أفلست العديد من الشركات وفقد تبعاً لذلك العديد من الناس أماكن عملهم.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.E quando avete acqua stagnante, avete anche le zanzare.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.Et quand vous avez de leau stagnante, vous avez des moustiques.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.고인 물이 있는 곳에는 언제나 모기가 극성을 부리게 됩니다.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.Pero cuando tenemos agua contenida o estancada, también tenemos mosquitos.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.Si atunci cand ai apa statatoare, ai tantari.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.Stilstaand water trekt muskieten aan.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.Và khi bạn có nguồn nước tù, bạn có muỗi.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.Ze stojącą wodą pojawiły się komary.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.А когда у вас есть застоявшаяся вода, то вы получаете комаров.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.И когато имате застояла вода, имате и комари.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.וכאשר יש מים עומדים, מגיעים יתושים.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.و حيثما وجدت المياه الراكدة وجد البعوض.
Durgun su olan yerde sivrisinek de olur.ダム建造 10 年後の 1930 年代後半には
Ekonomi durgunlaştı.Toda la economía se paraliza.
Ekonomi durgunlaştı.Toute l'économie s'arrête.
Ekonomi durgunlaştı.Veškerá ekonomika je pozastavena.
Ekonomik durgunluktan sonra, Finlandiya’da çok sayıda yüksek teknoloji sanayisi ve işyerleri doğdu.Après la récession naquit en Finlande l’industrie de la haute technologie et de nouveaux emplois furent créés.
Ekonomik durgunluktan sonra, Finlandiya’da çok sayıda yüksek teknoloji sanayisi ve işyerleri doğdu.Efter lågkonjunkturen uppstod det mycket högteknologisk industri och högteknologiska arbetsplatser i Finland.
Ekonomik durgunluktan sonra, Finlandiya’da çok sayıda yüksek teknoloji sanayisi ve işyerleri doğdu.Laman jälkeen Suomeen syntyi paljon korkean teknologian teollisuutta ja työpaikkoja.
Ekonomik durgunluktan sonra, Finlandiya’da çok sayıda yüksek teknoloji sanayisi ve işyerleri doğdu.بعد فترة الركود نشأت في فنلندا الكثير من الصناعات التكنولوجية عالية التطور وأماكن العمل.
Ekonomik durgunluktan sonra, Finlandiya’da çok sayıda yüksek teknoloji sanayisi ve işyerleri doğdu.二十世纪初的苏联解体对芬兰的经济造成了沉重的打击,芬兰陷入了经济萧条。许多企业都纷纷倒闭,导致了失业率飙升。萧条过后,芬兰的经济重新复苏,高科技产业提供了许多就业岗位。服务业也迅速发展。
En başta durgun haldeydik. Burada ise artık hızımız var.כאן המעלית הייתה במנוחה, כאן יש לה מהירות.
Eylemsizlik hiç bir şey yapmamaya ya da durgun bir hale kalmaya olan yatkınlıktır.Inercja to bierność, brak zaangażowania, bierne poddawanie się czemuś.
Eylemsizlik hiç bir şey yapmamaya ya da durgun bir hale kalmaya olan yatkınlıktır.관성은 어떤 것도 하지 않고 쉬는 상태를 유지하거나, 운동 상태를 유지하고 싶은 싶은 경향이지요.
Eylemsizlik hiç bir şey yapmamaya ya da durgun bir hale kalmaya olan yatkınlıktır.Воно означає схильність залишатися у стані спокою, нічого не робити або, також, продовжувати рух.
Git biraz kazan. Yani barizdi, doğru. Durgunluk gibi.Asta este evident, nu-i aşa?
Git biraz kazan. Yani barizdi, doğru. Durgunluk gibi.Очевидно, нали.
Her zaman sakin ve durgun.Alltid arrogant och tittar ner.
Her zaman sakin ve durgun.Altid arrogant og ser ned.
Her zaman sakin ve durgun.Altijd arrogant en neerkijkend.
Her zaman sakin ve durgun.Immer arrogant und blickt nach unten.
Her zaman sakin ve durgun.Lúc nào cũng kiêu ngạo và coi thường người khác.
Her zaman sakin ve durgun.Sempre arrogante e con lo sguardo basso.
Her zaman sakin ve durgun.Terlalu arogan dan merendahkan orang lain.
Her zaman sakin ve durgun.Toujours si arrogant et hautain.
Her zaman sakin ve durgun.Vždy je arogantný a každého ponižuje.
Her zaman sakin ve durgun.Πάντα υπερόπτης και περιφρονεί.
Her zaman sakin ve durgun.Винаги арогантен и гледащ отвисоко.
Her zaman sakin ve durgun.Всегда надменный и смотрит на всех с высока.
Hiçbir zaman böyle bir durgunluk hissetmemiştim.Nunca había sentido un silencio igual.
İddia ediyorum, er ya da geç bu durgunluk geçmişte kalacak.Aber ich wette, dass früher oder später gerade diese Rezession der Schnee von gestern sein wird.
İddia ediyorum, er ya da geç bu durgunluk geçmişte kalacak.A ja sa vsadím, že skôr alebo neskôr, si na tuto recesiu nikto nespomenie.
İddia ediyorum, er ya da geç bu durgunluk geçmişte kalacak.A já se vsadím, že dřív nebo později, bude přímo tato hospodářská krize zestárlou zprávou.

İlgili Sayfalar