durgu ile cümle
durgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .Доходи населення пішли вниз, тому що економіка пішла на спад.
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .Тоест 6% ръст на предлагането.
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .私達は不況でした。 人々はレイオフを受けるか、給料が減っても働きたいと、
Bu para yaratma ve henüz durgun GSYİH büyüme yakınındaki!Όλα αυτή δημιουργία χρήματος και ακόμη κοντά σε λιμνάζοντα ΑΕΠ!
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Das ist dann noch eins der irrsinnigen globalen Probleme.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Dette er et andet af disse påtrængende globale problemer.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Dit is een van de verbijsterende wereldwijde problemen.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Este é mais um daqueles problemas globais de quebra-cabeças.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Este es otro de los increíbles problemas globales.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Iată încă o problemă globală incredibilă.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.이건 또 하나의 전세계적 난제에요.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Questo è un altro grosso problema globale.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.To je další z těch ohromných globálních problémů.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.To kolejny globalny problem.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Vậy ra đây là một trong những vấn đề khác gây đau đầu trên toàn cầu.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Voici donc un autre de ces casse-têtes mondiaux.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Αυτό είναι ένα ακόμα δυσεπίλυτο παγκόσμιο πρόβλημα.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Това е друг от тези глождещи съзнанието глобални проблеми.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Это вторая сражающая глобальная проблема.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.זו עוד אחת מהבעיות הגלובליות.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.لذا هذه واحدة من المشاكل العالمية المحيّرة للعقل.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.世界の新生児の 3分の2が黄疸を発症し
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.A čo je šialené, je kríza, dokonca aj v Dubaji, ale podľa cien tam, by ste to nezistili.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.A co je šílené -- máme teď recesi, dokonce i v Dubaji, ale podle cen byste to nepoznali.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Co najlepsze - kryzys dotknął także Dubaj, nie poznacie jednak po cenach.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Điều điên rồ là, khi kinh tế suy thoái, thậm chí với cả Dubai, bạn sẽ khó mà biết được chuyện giá cả.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.E o que é de loucos — há uma recessão, até no Dubai, mas ninguém diria, pelos preços.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.És ami őrületes - válság még Dubai-ban is van, bár az árak alapján, ez nem mondható el.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Hulluinta on, että lama on iskenyt jopa Dubaihin, mutta sitä ei huomaa hinnoista.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Iar nebunia e ca acum e recesiune, chiar si in Dubai, dar, dupa preturile de aici, n-ai zice.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.그리고 정말 대단한 건 지금 두바이도 불황입니다. 그런데 가격을 보고는 모릅니다.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.La cosa folle... c'è la recessione, anche a Dubai, ma dai prezzi non ve ne accorgereste.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Wat bizar is, zelfs in Dubai is er een recessie, maar je zou het niet zeggen als je de prijzen ziet.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Y lo loco es que hay una recesión en curso, incluso en Dubai, pero uno no lo nota si mira los precios.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.И това, което е лудо е, че има рецесия, дори и в Дубай, но няма да познаете по цените.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.И что невероятно -- рецессия везде, даже в Дубае, но вы не догадаетесь по ценам.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.ומה שמשוגע זה... יש מיתון, אפילו בדובאי, אבל לא הייתם מנחשים על פי המחירים.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.وما هو مجنون -- هناك ركود يحدث ، حتى في دبي ، ولكنك لا تعرف الأسعار هناك.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.物価に反映されないことです ドバイモールでは フローズン ヨーグルトを
Çok sıkıcı, durgun ve neredeyse mekanik bir zihinle karşılaşabilirsiniz,Je ontdekt misschien een geest die duf en eentonig is.
Çok sıkıcı, durgun ve neredeyse mekanik bir zihinle karşılaşabilirsiniz,어쩌면 여러분은 아주 둔하고 지루한 거의 기계적인 마음을 볼지도 모릅니다.
Çok sıkıcı, durgun ve neredeyse mekanik bir zihinle karşılaşabilirsiniz,Lahko ugotovite, da je um zelo pust in dolgočasen in skoraj mehaničen.
Çok sıkıcı, durgun ve neredeyse mekanik bir zihinle karşılaşabilirsiniz,Może wasz umysł jest znudzony, taki prawie mechaniczny,
Çok sıkıcı, durgun ve neredeyse mekanik bir zihinle karşılaşabilirsiniz,Poderão encontrar uma mente muito monótona e aborrecida, quase mecânica.
Çok sıkıcı, durgun ve neredeyse mekanik bir zihinle karşılaşabilirsiniz,Vielleicht finden Sie einen sehr abgestumpften,
Çok sıkıcı, durgun ve neredeyse mekanik bir zihinle karşılaşabilirsiniz,אולי תגלו מוח משעמם מאד כאילו הכל סתם מכני,
Çok sıkıcı, durgun ve neredeyse mekanik bir zihinle karşılaşabilirsiniz,قد تشعر أن هذه الفكرة باهتة جداً ومملة، بل و روتينية أيضاً
Çok sıkıcı, durgun ve neredeyse mekanik bir zihinle karşılaşabilirsiniz,起きて 仕事に行き 食べて 寝て また起きて・・と 起きて 仕事に行き 食べて 寝て また起きて・・と
Çünkü civa burada statik yani durgumdur.כי הכספית לא נעה, היא סטטית.
Denge: durgunluğa ulaşmak için daimi hareket.Curioso. Comunque, equilibrio. Movimento costante.
Denge: durgunluğa ulaşmak için daimi hareket.En cualquier caso, equilibrio... movimiento constante. Encontrar un enfoque de la quietud.
Denge: durgunluğa ulaşmak için daimi hareket.În orice caz, echilibrul -- mişcare constantă pentru a găsi o abordare a nemişcării.
Denge: durgunluğa ulaşmak için daimi hareket.고요에 다가가는 방법을 찾기위한 일정한 움직임
Denge: durgunluğa ulaşmak için daimi hareket.Quoi qu'il en soit, l'équilibre -- mouvement constant pour s'approcher de l'immobilité.
Denge: durgunluğa ulaşmak için daimi hareket.В любом случае, баланс: постоянное желание найти подход к неподвижности.
Denge: durgunluğa ulaşmak için daimi hareket.Както и да е, баланс -- непрекъснато движение да намерите подход към спокойствието.
Denge: durgunluğa ulaşmak için daimi hareket.תנועה מתמדת כדי למצוא גישה לחוסר תנועה (נייחות).
Denge: durgunluğa ulaşmak için daimi hareket.حركة ثابتة للوصول الى السكون
Dünya'ya çarptı. Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.A eliberat toată energia sa deodată, şi a fost o explozie uluitoare.
Dünya'ya çarptı. Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Den frigjorde all sin energi på ett ögonblick, och det blev en explosion som var ogreppbar.