Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Dus veel economen kijken naar de afnemende bevolking en verwachten stagnatie, wellicht depressie.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Ezért sok közgazdász, a csökkenő populációt nézve, stagnálásra, esetleg hanyatlásra számít.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Iata de ce mulţi economişti privesc scăderea demografică ca un semn al stagnării, poate, criză.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.그렇기 때문에 많은 경제학자들이 인구가 감소하기 시작한다면 경기가 하강하고 침체에 빠질 것이라고 말합니다.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Por isso muitos economistas analisam o decréscimo populacional e esperam ver estagnação, talvez depressão.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Så många ekonomer ser på avtagande befolkning och väntar sig stagnation, kanske depression.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Takže hodně ekonomů se dívá na klesající počet obyvatel a předpokládá stagnování, případně pokles.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Takže veľa ekonómov sa pozrie na klesajúcu populáciu a očakávajú stagnáciu alebo depresiu.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Và nhiều nhà kinh tế nghiên cứu sự sụt giảm dân số và mong chờ sự đình trệ, có thể là suy thoái.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Έτσι πολλοί οικονομολόγοι κοιτούν τον φθίνοντα πληθυσμό και αναμένουν να δούνε στασιμότητα, ίσως και ύφεση.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Затова много икономисти гледат намаляващото население и очакват да видят стагнация, може би депресия.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Таким образом, многие экономисты рассматривают спад населения как признак застоя, возможно, депрессии.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Таким чином, багато економістів розглядають спад населення як ознаку застою, можливо, депресії.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.ולכן הרבה כלכלנים מביטים באוכלוסיה המצטמצמת ומצפים לראות בלימה, אולי ירידה
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.لذا فالكثير من الإقتصاديين ينظر لعدد السكان المتناقص ويتوقع أن يشهد ركود، ربما كساد
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.人口減少に対し 停滞や不況を予測します しかし人口減少は少なくとも二つの好ましい経済効果を
Bu cismin durgun halde olduğunu kabul etmek yerine sabit bir hızla hareket ettiğini varsayalım. -עתה, במקום להניח שהגוף נמצא במנוחה, נניח שהוא נע במהירות קבועה
Bu cismin durgun halde olduğunu kabul etmek yerine sabit bir hızla hareket ettiğini varsayalım. -والان بدل أن نفرض أن الكتلة ساكنة لنفرض أنها تتحرك بسرعة ثابتة
Budha bununla aptallığı kastetmedi; hayatın durgun ve öngörülür olduğu illüzyonuna tutunmayı kastetti.Budda nie miał tu na myśli głupoty, lecz lgnięcie do iluzji, że życie jest niezmienne i przewidywalne.
Budha bununla aptallığı kastetmedi; hayatın durgun ve öngörülür olduğu illüzyonuna tutunmayı kastetti.부처가 말한는 무지는 우둔함을 말한 것이 아니라 삶이 고정적이고 예측 가능하다는 환상에 매달리는 것을 뜻한 것입니다.
Budha bununla aptallığı kastetmedi; hayatın durgun ve öngörülür olduğu illüzyonuna tutunmayı kastetti.Будда не имел в виду глупость, он имел в виду зависимость от иллюзии, что жизнь статична и предсказуема.
Budha bununla aptallığı kastetmedi; hayatın durgun ve öngörülür olduğu illüzyonuna tutunmayı kastetti.הבודהה לא התכוון בכך לטפשות; אלא להיצמדות לאשליה שהחיים סטטיים וניתנים לחיזוי.
Budha bununla aptallığı kastetmedi; hayatın durgun ve öngörülür olduğu illüzyonuna tutunmayı kastetti.وبهذا فإن بوذا لايعني بذلك الغباء هو يعني التشبث بوهم أن الحياة مستقرة ويمكن التنبؤ بها
Budha bununla aptallığı kastetmedi; hayatın durgun ve öngörülür olduğu illüzyonuna tutunmayı kastetti.人生は普遍であり 予測できるという妄想に 駆られることを戒めたのです 三番目の真理は無知は 克服できるとしています
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.A felhők eltűntek, szélcsend volt, és megjelent a medve.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.As nuvens desapareceram, o vento acalmou-se, e até o urso apareceu.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Awannya hilang, anginnya tenang, dan bahkan beruangnya muncul.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Các đám mây tản ra, trời thì lặng gió, và các con gấu đã xuất hiện.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Chmury się uniosły, wiatr ustał, i nawet miśki się pokazały.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.De wolken trokken weg, de wind ging liggen en zelfs de beer kwam tevoorschijn.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Die Wolkendecke hob sich, der Wind war still, und sogar die Bären ließen sich sehen.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.El cielo se despejó, el viento se calmó, incluso los osos aparecieron.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.구름은 걷히고, 바람은 잔잔했습니다. 심지어 곰들까지 모습을 드러낸거죠.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Le nuvole si sono sollevate, il vento era calato, e persino gli orsi si sono fatti vedere.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Les nuages se sont dissipés, le vent était calme, même l'ours s'était montré.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Mraky se rozplynuly, vítr přestal foukat, a dokonce se ukázali i medvědi.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Norii se ridicaseră, vântul era liniștit, și urșii s-au arătat.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Η συννεφιά διαλύθηκε, ο αέρας σταμάτησε, κι ακόμη και η αρκούδα εμφανίστηκε.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Облака поднялись, ветер затих, и даже медведи показались.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Облакът се вдигна, вятърът се утеши, и дори мечката се появи.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.הענן התרומם, הרוח פסקה, ואפילו הדובים הופיעו.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.انقشع السحاب، والرياح كانت ساكنة، وحتى الدببة ظهرت.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.クマが姿を見せたのです その奇跡の瞬間を 捉えることができました
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .A renda das pessoas realmente caiu, porque estávamos em uma recessão.
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .Dochody ludzi w rzeczywistości spadły ponieważ byliśmy w recesji.
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .El ingreso de las personas de hecho disminuyó, porque estuvimos en una recesión.
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .Het inkomen van mensen ging zelfs omlaag, omdat we in een recessie zaten.
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .Příjmy lidí klesly, ...protože jsme byli v recesi.
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .Τα εισοδήματα των ανθρώπων στην πραγματικότητα μειώθηκαν, γιατί βρισκόμασταν σε ύφεση.
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .Доходи населення пішли вниз, тому що економіка пішла на спад.
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .Тоест 6% ръст на предлагането.
Buna karşı, talebe bakacak olursak da insanların toplam geliri ekonomik durgunluktan ötürü azalmış. .私達は不況でした。 人々はレイオフを受けるか、給料が減っても働きたいと、
Bu para yaratma ve henüz durgun GSYİH büyüme yakınındaki!Όλα αυτή δημιουργία χρήματος και ακόμη κοντά σε λιμνάζοντα ΑΕΠ!
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Das ist dann noch eins der irrsinnigen globalen Probleme.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Dette er et andet af disse påtrængende globale problemer.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Dit is een van de verbijsterende wereldwijde problemen.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Este é mais um daqueles problemas globais de quebra-cabeças.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Este es otro de los increíbles problemas globales.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.Iată încă o problemă globală incredibilă.
Bu, şu akıllara durgunluk veren sorunlardan başka bir tanesiydi.이건 또 하나의 전세계적 난제에요.