durgu ile cümle
durgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Esplorare il confine della scienza, la frontiera della conoscenza umana, è incredibile.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Explorând la granița necunoscutului în știință, la granița înțelegerii umane, este uluitor.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Explorar a fronteira da ciência, e a fronteira da compreensão humana, é espectacular.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Explorar la frontera de la ciencia, la frontera del conocimiento humano es alucinante.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Explorer à la frontière de la science, à la frontière de la compréhension humaine, c'est hallucinant.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Khám phá tại giới hạn của khoa học, ở ngưỡng cửa của sự hiểu biết của con người là một thử thách hấp dẫn.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.과학과 우리의 지식의 최전선을 탐사한다는 것은 정말 대단한것입니다.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Menjelajahi garis depan ilmu pengetahuan, pada garis depan pemahaman manusia sungguh luar biasa.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Raziskovanje novega področja znanosti, novega področja človeškega razumevanja, je noro.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Skúmanie na hraniciach vedy, na hraniciach ľudského porozumenia, je ohromujúce.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Verkennen aan de grens van de wetenschap, aan de grens van het menselijk begrip is verbluffend.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Výzkum na hranici vědy, na hranici lidského porozumění, je ohromující.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Το να εξερευνάς τα σύνορα της επιστήμης, τα σύνορα της ανθρώπινης κατανόησης, είναι εντυπωσιακότατο.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Дослідження на межі науки і на межі людського розуміння є приголомшливими.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Изучавайки границата на науката, границата на човешкото разбиране, е завладяващо.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Исследования на острие науки, на границе человеческого понимания — это сногсшибательно.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.גילויים מחזית המדע, מחזית ההבנה האנושית, הם דבר מטריף.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.ان الوصول الى اقصى حدود العلم واقصى حدود الفهم البشري لهو أمرٌ يقض مضجع الألباب
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.人類の知識を探求することは 強烈で刺激的なものです このような発見が
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.De alguna forma, la montaña de roca estática se vuelve una dinámica montaña de arena.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.De certa forma, a montanha de pedra, estática torna-se uma montanha de areia em movimento.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.Dengan cara tertentu, batuan gunung yang stabil menjadi bukit pasir yang senantiasa bergerak.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.D'une certaine manière, la montagne statique de pierre devient une montagne mouvante de sable.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.In gewisser Weise wird der statische, steinerne Berg, zu einem sich bewegenden Berg aus Sand.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.Într-un fel, muntele de piatră, static, devine un munte de nisip mişcător.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.In zekere zin wordt de statische, stenen berg een bewegende berg van zand.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.어떤 의미에서는, 정지하고 있는 바위산이 움직이는 모래산이 되었다고 볼 수 있습니다.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.Si può dire che la statica, rocciosa montagna diventa una montagna mobile di sabbia.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.W pewnym sensie, statyczna kamienna góra staje się ruchliwą górą piasku.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.Κατά κάποιον τρόπο, το στατικό, βραχώδες βουνό μετατρέπεται σε ένα κινούμενο βουνό από άμμο.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.В известен смисъл статичната, каменна планина става движеща се планина от пясък.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.בדרך מסויימת, הר האבן הסטטי הופך להר חול נייד.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.بطريقة تصبح صخور الجبال جبال متحركة من الرمال.
Bir açıdan, durgun taş dağı hareket eden bir kum dağı olur.動く砂山になるのです しかし動く砂山は危険でもありえます なぜなのか説明しましょう
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Batu itu melepaskan energinya sekaligus dan ledakannya benar-benar tak terbayangkan.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Er übertrug all seine Energie auf einmal, in einer Explosion, die einfach unvorstellbar war.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Ha rilasciato la propria energia tutta in una volta, in un'esplosione scovolgente.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Het zette al zijn energie in één keer vrij, en dat gaf een explosie van onvoorstelbare kracht.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.그 충돌 때문에 에너지가 한 번에 분출되면서, 그야말로 상상도 못할 폭발이 발생하게 되었죠.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Nó phát ra toàn bộ năng lượng ngay lập tức, và đó là một vụ nổ khó có thể tưởng tượng nổi.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Ob tem se je sprostila vsa njegova energija naenkrat in ta eksplozija je bila nepredstavljiva.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Teljes energiáját egyszerre szabadította fel egy felfoghatatlan robbanásban.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Uwolnił całą swoją energię naraz i ta eksplozja była wręcz otępiająca.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Všetka energia sa uvolnila naraz, a explózia, ktorú spôsobil, bola ohromujúca.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Και απελευθέρωσε την ενέργειά του μονομιάς, και ήταν μια έκρηξη που παραλύει το μυαλό μας.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.Вмиг она высвободила всю свою энергию, и произошел чудовищный взрыв.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.ממהירות של קליע-רובה, התנגש בכדור הארץ. כל האנרגיה שלו שוחררה בבת-אחת
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.أطلقت كل طاقتها مرة واحدة، وحدث إنفجار الذى أذهل العقل.
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.佢即刻一次過釋放晒所有能量 而且引起咗爆炸 大聲到震耳欲聾
Bir anda tüm enerjisini açığa çıkardı ve akıllara durgunluk verecek bir patlama yarattı.大爆発し 全てが終わりました 冷戦の最中に造られた
Biraz garip bir kişiğili var. Her zaman sakin ve durgun. Bir baksana.성격 이상하잖아. 거만하고 눈 맨날 쫙 내리깔고. 지금도 봐라 쟤.
Biraz garip bir kişiğili var. Her zaman sakin ve durgun. Bir baksana.On jest trochę dziwny; zawsze arogancki i patrzy na innych z góry...
Biraz garip bir kişiğili var. Her zaman sakin ve durgun. Bir baksana.הוא קצת מוזר.. תמיד שחצן ומסתכל על כולם מלמעלה. הנה, סתכלי עליו..
Biraz garip bir kişiğili var. Her zaman sakin ve durgun. Bir baksana.شخصيته غريبة قليلاً متغطرس دائما وينظرالى الأسفل ,أنظري إليه الآن
Biraz garip bir kişiğili var. Her zaman sakin ve durgun. Bir baksana.あの子 女の子達から 人気ないでしょ?
Bir hücre sınıfı var, orta derece büyüklükte, komşularını durgunlaştıran indirgeyici bir hücre.Đây là một nhóm các thế bào, những tế bào khá nhỏ, gây ức chế tế bào và làm dịu các tế bào lân cận.
Bir hücre sınıfı var, orta derece büyüklükte, komşularını durgunlaştıran indirgeyici bir hücre.Er bestaat een klasse van cellen, vrij kleine cellen, inhiberende cellen, die hun buren stilleggen.
Bir hücre sınıfı var, orta derece büyüklükte, komşularını durgunlaştıran indirgeyici bir hücre.Es gibt eine Klasse Zellen, eine eher kleine Zelle, eine hemmende, die ihre Nachbarn beruhigt.
Bir hücre sınıfı var, orta derece büyüklükte, komşularını durgunlaştıran indirgeyici bir hücre.Există o clasă de celule, o celulă foarte mică, o celulă inhibitor, care aduce la tăcere vecinii săi.
Bir hücre sınıfı var, orta derece büyüklükte, komşularını durgunlaştıran indirgeyici bir hücre.Há uma classe de células, uma célula pequena, inibitória, que acalma as suas vizinhas.