durgu ile cümle

durgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Aksi takdirde, ekonomide durgunluk denge haline gelecektir.Αν όχι, η οικονομική καταστροφή μπορεί να παραμονεύει.
Bu politik durgunluk 19. yüzyılın ilk yarısı boyunca sürdü.Denne politiske stagnation i landet skulle vare hele den første halvdel af det 19. århundrede.
Vakıf, yirmi yıl süren durgunluk döneminden sonra 2014 yılında resmen dağıldı.Stiftelsen blev formelt opløst i 2014 efter at have været ubrugt i to årtier.
Durgunsu yarışları bir sürat (sprint) yarışmasıdır.Sprint er en konkurrence over kort distance.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.Til tross for en kort opptur i 1838, fortsatte tilbakegangen i omtrent sju år.
Durgunluğun başlangıcı Batı Avrupa ve ABD'deki finansal krizle aynı zamana denk geldi.Begynnelsen av stagnasjonen sammenfalt med en finanskrise i Vest-Europa og USA.
Çünkü azalan ücretler ekonomiyi durgunluğa sürükleyecek ve bu da vergileri azaltacaktır.En slik skatt vil samtidig redusere spekulasjonsøkonomien.
Radiohead, 1997-1998 turnesinden sonra oldukça durgun bir dönem geçirdi.Radiohead var svært lite aktive etter touren i perioden fra 1997-1998, og spilte kun en konsert i 1998.
Nüfustaki durgunluğun sebebi olarak göç, yaşlanan nüfus ve karışık evlilikler gösterilir.Folkemengden etter kjønn, alder og ekteskapelig status.
Ekonomide durgunluk belirtir.Opphev den økonomiske blokaden.
1991'de Finlandiya ekonomisi ciddi bir durgunluğa düştü.Pada tahun 1991 ekonomi Finlandia mengalami resesi parah.
Fiziksel durum(durgun durum) üzerindeki Schrödinger denklemi formudur(özel durum için aşağıya bakınız).Bentuk persamaan Schrödinger tergantung dari kondisi fisiknya (lihat dibawah untuk contoh-contoh khusus).
Almanya ekonomisi neredeyse 2000'li yılların başında durgunlaştı.Ekonomi Jerman mengalami stagnasi awal tahun 2000-an.
Fiji, 1960 ve 1970'lerde hızlı bir büyüme periodu geçirmesine rağmen 1980 lerde durgunlaşma görülmüştür.Fiji mengalami periode pertumbuhan pesat pada tahun 1960 dan 1970 tetapi mengalami stagnasi pada 1980-an.
Albert Einstein'ın kütle-enerji eşitliği prensibine göre bu kütle 0,511 MeV durgun enerjiye tekabül eder.Berdasarkan prinsip kesetaraan massa-energi Einstein, massa ini setara dengan energi rihat 0,511 MeV.
Ekim 2013'te Ukrayna ekonomisi başka durgunluk içinde olmuştur.Pada Oktober 2013, ekonomi Ukraina jatuh pada resesi kembali.
Zamanın halkı onlara "durgunlar" demekteydi.Umat menjawab: "Dan bersama rohmu"; kemudian dia "berkata-kata kepada umat dengan kata-kata yang menguatkan."
Ekonomide durgunluk belirtir.Nó cho thấy mức độ lạm phát của nền kinh tế.
Ekonomide yaşanan kısa süreli başarı, daha sonra yerini durgunluğa bıraktı.Nền kinh tế vừa thoát khỏi suy thoái được một thời gian ngắn lại tiếp tục rơi ngay vào suy thoái.
Bir durgunluk noktasındaki sıcaklık ve yoğunluk durgunluk sıcaklık ve durgunluk yoğunluğu denir.Nhiệt độ và mật độ tại một điểm ứ đọng được gọi là nhiệt độ ứ đọng và mật độ ứ đọng.
Bu nokta hem durgunluk hem de dönüm noktasıdır.Đó là tải trọng tĩnh và tải trọng động.
WSL'nin kuruluşu sorunsuz olsa da 2007 küresel durgunluğu takiben Mart 2011'e kadar ertelendi.Tuy nhiên, khi đối mặt với cơn bão Utor thì hội nghị thượng đỉnh đã bị hoãn lại cho đến tháng 01 năm 2007.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.1838年に一時回復したとはいえ、景気後退は約7年続いた。
Bu durgunluk onu daha insani ve daha az şehvetli gösterir.これを焼きつけられた者は人間以下とみなされる。
Ekonomi durgunlaştı ve kuvvetle Fransız yardımına muhtaç kaldı.フランス経済は傾いており、アメリカの支援は復興にどうしても必要であった。
1991'de Finlandiya ekonomisi ciddi bir durgunluğa düştü.1991年、フィンランド経済は景気後退の溝に落ち込んだ。
Halil İbrahim Durgun'un evinde 2 gün kaldım.ここでエイブラハム・リンカーンが2晩泊まった。
1630’lardaki yükseliş Otuz Yıl Savaşları döneminde bir durgunluk dönemi ile çakıştı.1630年代の物価上昇は、三十年戦争の停滞に対応している。
Kavgacı siyam balığının doğal yaşam alanı sığ ve durgun sulardır.ドウクツギョ科魚類の繁殖サイクルは非常に長く、緩慢である。
Bu sebepten dolayı ekonomik durgunluk sırasında işsizlik artmalıdır.経済悪化で撤退を余儀なくされる。
Vakıf, yirmi yıl süren durgunluk döneminden sonra 2014 yılında resmen dağıldı.そして、財団は22年間活動した後、2011年に解散した。
Bu durgunluk Alliance liderlerini yüreklendiriyordu.この攻撃はカトリック連合軍の士気を奮い立たせた。
O yıllarda örgüte üyelikler genel olarak durgundu.在这段时间里整个乐队的成员组成相当稳定。
Albert Einstein'ın kütle-enerji eşitliği prensibine göre bu kütle 0,511 MeV durgun enerjiye tekabül eder.根據阿爾伯特·愛因斯坦的質能等價原理,這質量等價於0.511 MeV靜止能量。
1630’lardaki yükseliş Otuz Yıl Savaşları döneminde bir durgunluk dönemi ile çakıştı.他在1640年繼位時,面臨三十年戰爭後期的災難。
Oysa durgunluk, istihdamın düşmesidir.若不爾者,何緣能憶本所作事。
Her zaman pırıl pırıl ve durgun olan denizde,balıklarla birlikte yüzebilirsiniz.常和速水一起去釣魚。
Ekonomi durgunlaştı ve kuvvetle Fransız yardımına muhtaç kaldı.經濟發展主要依靠法國援助。
Bu durgunluk onu daha insani ve daha az şehvetli gösterir.愚謂此等並有文思,於人之中少可湣惜。
2000 yılında Durgunluk Dönemi ile ilgili ayrıntılı bir belgeselde rol alması teklifini reddetti.2000年,他拒絕出現在一部詳細說明停滯時代的紀錄片。
Bunu aksine, edebi eserleri ise durgun bir döneme girmiştir.另外我想说,传奇是时候落幕了。
Eğer gaz gözlemciye doğru hareket etmiyorsa durgun halinden daha sönük gelecektir.반면 가스 덩어리가 관찰자 쪽으로 움직이지 않는다면 원래보다 더 어둡게 보일 수 있다.
Albümün satışları ilk başta durgun gitmiştir.Predaj lietadiel bol spočiatku pomalý.
Radiohead, 1997-1998 turnesinden sonra oldukça durgun bir dönem geçirdi.Po skončení turné z rokov 1997 a 1998 neboli Radiohead veľmi aktívni.
Bu sebepten dolayı ekonomik durgunluk sırasında işsizlik artmalıdır.Zaradi tega jih v času gospodarske krize zaposlujejo vedno manj.
Durgunsu yarışları bir sürat (sprint) yarışmasıdır.Dirka je tekmovanje hitrosti.
Ekonomik durgunlukla mücadelede müdahaleci para ve maliye politikalarını savunmasıyla tanınır.Podjetje v pravnem prometu nastopa v imenu in za račun gospodarske družbe.
1970'lerde durgunluk dönemine giren kürek sporunda 1980'lerde yeniden canlanma görüldü.Znova so dejavnosti mladinskih delovnih brigad oživele v sredini 70. let 20. stoletja.
Örneğin, bir taşın, durgun bir su birikintisinin ortasına atıldığında ne olabileceğini düşünelim.Pavyzdžiui, įsivaizduokime, kas atsitinka įmetus akmenį į ramų tvenkinį.
1530'da Büyük Ravensburg Ticaret Topluluğu'nun dağılmasıyla şehirde ekonomi durgunlaşmıştır.1530 m. panaikinus Didžiąją Ravensburgo prekybos draugiją, Ravensburgą užklupo ekonominė stagnacija.
1630’lardaki yükseliş Otuz Yıl Savaşları döneminde bir durgunluk dönemi ile çakıştı.1630. aastate hinnatõus langes rahulikumale ajale kolmekümneaastases sõjas.
Bu açılışlar durgun pozisyon oyunlarından (örn.Mängijad saavad neilt enderipärle (Ender Pearl).
1991'de Finlandiya ekonomisi ciddi bir durgunluğa düştü.Aastal 1991 liberaliseeriti oluliselt India majandussüsteemi.
- 6 çarpı 10 üzeri -6 Coulomb yüklü bir parçacığın durgun elektrik kuvvetini hesaplayın. -A to dává smysl, že? Jelikož čím více se blížíte ke zdroji elektrického pole, tím je náboj silnější.
- 6 çarpı 10 üzeri -6 Coulomb yüklü bir parçacığın durgun elektrik kuvvetini hesaplayın. -Calcule a força estática elétrica entre uma carga de 6 vezes 10 elevado a -6 Coulomb.
- 6 çarpı 10 üzeri -6 Coulomb yüklü bir parçacığın durgun elektrik kuvvetini hesaplayın. -מספר לפיזיקה... בוא נעשה בעיה די פשוטה: חשב את הכוח הסטטי בין מטען בגודל 6 כפול 10 בחזקת מינוס 6 קולומב
Aslında şu anda aşağı doğru ivmeleniyor. Durgun hale gelebilmek için yavaşlamak zorunda.היא בעצם מאיצה עכשיו כלפי מטה. היא צריכה להאט כדי לעצור.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Att utforska vid vetenskapens yttre gräns, vid gränslinjen för mänsklig förståelse, är helt fantastiskt.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.A tudomány határterületein kutatva az emberi értelem és tudás határán járunk, ami észvesztően csodálatos.
Bilimin sınırlarında ve insan anlayışının sınırlarında keşfe çıkmak akıllara durgunluk verici.Badania na pograniczach nauki i ludzkiego zrozumienia są niesamowite.

İlgili Sayfalar