Ana içeriğe geç
Sözlük

durdurma ile cümle

durdurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu durdurmak hem haksızlık hem de tehlikeli olurdu.Η πάθηση δεν είναι σοβαρή ούτε επικίνδυνη.
Manstein'ın karşı saldırısının başarısı Stavka'yı Rokossovski'nin taarruzunu durdurmaya zorladı.Von Mansteins succesfulde modangreb tvang Stavka til at stoppe Rokossovskijs offensiv.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.The Rolling Stones måtte afbryde deres optræden flere gange og appellere til publikum om ro.
1987 yılında Pilz dünyanın en yaygın kullanılan acil durdurma rölesi, "PNOZ"'u geliştirdi.I 1987 kom Pilz nødstopsrelæet "PNOZ" på markedet, som på kort tid blev verdens mest anvendte sikkerhedsrelæ.
Fakat bu durum René Pottier'i durdurmadı.Dette forhindrede dog ikke René Pottier i tidligt i løbet at sætte sine modstandere.
Topa, durdurmak amacı dışında elle dokunulmaz.På intet andet tidspunkt må bolden blive berørt med hænderne, udover hvis den skal stoppes.
Onlarla tatlı bir rekabet içindedir ve onları durdurmaları için birçok kişiyle anlaşmışlardır.Adskillige havde magtfulde fjender og de ønskede at straffe dem.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Israel har aldrig erkendt sin rolle i drabet.
Arapların bunu durdurması ve yeni bir barış antlaşmasının kabul edilmesi.Livlændingene accepterer at undersøge dette og en fredsaftale for 15 år indgås.
Fakat Sam durdurmak ister.Elena tænker på at stoppe.
Fakat bir ihtimal daha vardır: Gidip Naruto'yu durdurmak.Det bliver startskuddet til en milepæl for Naruto.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.Verken vaktene eller palasset myndighetspersoner gjorde motstand mot dem.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Ingen har beskyldt Israel for å ha deltatt i massakrene.
1813 yılında Fransa hükümeti Colmier’e bütün tiyatro etkinliklerini durdurmasını emretti.I 1813 beordret myndighetene Coulmier om å avslutte alle teaterframføringer.
Fakat Doctor ve Jamie onları durdurmayı başarır.Men Thomas og Harald greier å stoppe han.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Det virket ikke som om noen grad av sensur, bøter, fengslinger eller bannlysning kunne stagge kritikken.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.Arbeide for å stanse kommunismen.
Nihayet Jedi Ustası Yoda olay yerine gelir ve Dooku’yu durdurmaya çalışır.De blir reddet av jedimester Yoda som tar opp kampen mot Dooku.
X-Men bunu durdurmak için oraya giderler.Ren kommer til for å stoppe dem.
2002'de Libya'nın sunduğu barış teklifi çatışmaları durdurmakta başarısız oldu.Sebuah perjanjian perdamaian yang diperantarai Libya pada 2002 gagal mengakhiri perang itu.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Penyensoran, denda, pemenjaraan, dan pengasingan tidak dapat membendung kritik.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Pemerintah mampu menutup siaran tersebut.
Bazıları kapatmayı durdurmak için başvurdu, ancak başarısız oldu.Beberapa orang mencoba membuat petisi untuk membatalkan penutupan tersebut, namun gagal.
Otomobili yavaşlatmak veya durdurmak için fren pedalına basarız.Pengerem menarik tuas rem untuk memperlambat atau menghentikan kereta.
Kızgın beşli bu silahı durdurmak üzere Çin'e doğru yolculuğa çıkarlar.Juga disarankan agar china mengekspor 15 kapal patroli yang dilengkapi rudal ini ke Iran.
Çarpışmayı durdurmak için iki tarafın da peşinde olduğu köprüyü havaya uçururlar.Jembatan meledak, melemparkan kedua kubu tentara yang sedang bertempur.
Billy ve arkadaşı Kate onları durdurmaya çalışırlar.Kala dan saudara perempuannya berusaha memisahkan mereka.
Kanamayı mayolarla durdurmaya çalıştık ve kadını şezlongla kıyıya taşıdık” dedi."Kita akan menukar bayi tersebut dengan anjing dan melemparkannya ke sungai Citanduy."
Gelen ışımanın verilen bir frekansı için, durdurma potansiyeli şiddetten bağımsızdır. ii.Untuk frekuensi yang diberikan radiasi insiden, potensi berhenti adalah independen dari intensitasnya.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Israel tidak pernah menghentikan serangannya ke wilayah Palestina.
Polis de konser sırasında onu durdurmaya çalışmaktadır.Dia kemudian pergi di jalankan saat dia mencoba untuk menangkis lawannya.
Acil durum reaksiyon durdurma mekanizması.Instalasi Gawat Darurat.
Onları durdurmaya çalışmasına rağmen, Superboy-Prime yıldırımdan kurtulmayı durduramadı.Namun meskipun berhasil membuat Bi-Kaiser tersebut tidak berdaya, sang Bi-Kaiser belum berhasil dilumpuhkan.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Hiện nay, chương trình này đã dừng phát sóng.
Onlar sorun çözülene kadar süresiz durdurmak için 4 üye kız grubun istediler .Họ muốn nhóm nhạc nữ 4 thành viên mới ra mắt dừng hoạt động cho đến khi vấn đề được giải quyết.
Çin aşırı üretimi durdurmak için son beş on yılda binlerce kömür madenini kapatmıştır.Trung Quốc đã đóng cửa khoảng 30.000 mỏ than trong 5 năm qua để giảm sản xuất quá tải.
"Gökçek'in çılgın projesine durdurma".“Chuyện tình của nhà địa lý học Lê Bá Thảo”.
Rocky'ye maçı kesinlikle durdurmamasını ister.Tuy vậy Rocky không thực sự tập luyện nghiêm túc cho trận đấu.
Carter arabasını durdurmaya çalışsa da başaramaz.Carter cố gắng đề máy xe nhưng chiếc xe vẫn không khởi động.
Fakat Sam durdurmak ister.Hàn Tín muốn dừng lại.
Çin aşırı üretimi durdurmak için son beş on yılda binlerce kömür madenini kapatmıştır.中国は石炭の過剰生産を削減する為に1990年代後半から数万の炭坑を閉鎖した。
Manstein, Sovyet taarruzunu durdurma umuduyla 12 yeni tümen istedi.エーリッヒ・フォン・マンシュタインはソビエト赤軍の攻撃を阻止するためにさらに12個の新設師団を要求したが、ドイツ軍の予備戦力は枯渇状態であった。
3 Ekim - Batıya olan göçleri durdurmak için Doğu Almanya hükümeti Çekoslovakya ile olan sınırını kapattı.10月3日、東ドイツ政府はチェコスロバキアとの国境を閉鎖した。
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.よって放送することにいたしました。
Ayrıca, yük yeterli miktarda değil ise güç sağlamasını durdurmaktadır.強度はかなりのものだが、重量も相当重いため使いこなすのは至難。
En sonunda Aoki Uru'nun yapımını durdurma emri geldi.いずれも大木アナの勝利に終わった。
Bunu durdurmak hem haksızlık hem de tehlikeli olurdu.こうなってしまうと無防備で危険な状態となってしまう。
Aracı durdurmak...運転を停止する。
Durdurma beni şimdi.もうやめよう。
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.即ち、共産主義化の萌芽を闘いとってきた。
Aracı durdurmak için iki direk arası zincir gerildiği de görülmüştür.この他にも中間車廃車により2両編成に短縮された編成が発生した。
Ayrıca, yük yeterli miktarda değil ise güç sağlamasını durdurmaktadırlar.加えて装備品が少ない上にレベルを上げても強くなりにくい。
Polis de konser sırasında onu durdurmaya çalışmaktadır.バンドはそのまま活動休止中。
Acil durum reaksiyon durdurma mekanizması.緊急スペシャル』のため休止。
Mevcut sayfayı yeniden yüklemek için Yenile butonu Uğraşıyı durdurmak için Dur butonu.再生中にこのボタンを押すと停止する。
Virüsü durdurmak için Alex' e yardım eder.ブライアンは吐き気を消す薬をキムに与える。
Topa, durdurmak amacı dışında elle dokunulmaz.その他の場合、ボールを止める時を除いてはボールに手で触れてはならない。
Bazı söylentilere göre de Ra her gün doğumunu başlatmak için 12. kapıya geldiğinde onu durdurmaya çalışırmış.日が昇る頃には宛門に迫り、そのまま侯脱軍に攻撃すると、12日かけて攻め落とした。
Kendisi kıyameti durdurmak için farklı bir yol denemiştir.陰謀を止めるために別の時代を行き来する。
Bu durumda sorunu çözmek için komutu durdurmamız/geciktirmemiz gerekir).従って、状況に応じて予防/対処するしかない。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod