Ana içeriğe geç
Sözlük

durdurma ile cümle

durdurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'yi durdurmaya çalıştı.Том спробував зупинити Мері.
Tom Mary'yi durdurmak istiyor.Том хоче зупинити Мері.
Neden biri onu durdurmadı?Чому ніхто її не зупинив?
Neden biri onu durdurmadı?Чому ніхто його не зупинив?
İnsanlar nefret etmeyi durdurmalı.Люди повинні перестати ненавидіти.
O beni durdurmadı.Це мене не зупинило.
Susan durdurmaya çalışır ve önüne atlar.Tom odpoví ano a začnou se líbat.
Aracı durdurmak...Zastavování vozidel.
Davasında Gramsci'nin savcısı ünlü "Yirmi yıl bu beynin işlemesini durdurmalıyız" ifadesini kullandı.Při soudním procesu se státní žalobce nechal slyšet: „Na dvacet let musíme zastavit tento mozek“.
Ayrıca başlama / * * video kayıt durdurmak için çalışıyor.Zrovna se chystáme na zahájení nahrávání.
Frießner 22 Aralık'ta onu durdurmayı başardı.Fridrich to prozradí 22. listopadu.
Pusat bunları durdurmayı başarır.Jen on je může zastavit.
Durdurma bandında ve geçiş bandında dalgalanma olmaz.Nenastupujte, prosím, do soupravy a nepřekračujte bezpečnostní pás.
Bir hırsızı durdurabileceği halde durdurmaz ve o hırsız Peter'ın amcası Ben'i öldürür.Podaří se mi taky chytit lupiče, který zabil strýčka Bena.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.Narazili ale na tvrdý odpor komunistů.
Danıştay'da açılan davada yürütmeyi durdurma kararı alınınca ortam yeniden karıştı.Při pokusu o otevření souboru pro zápis je vrácena chyba.
Duke Nukem, CIA tarafından Proton'u durdurmak ile görevlendirilir.Duke Nukem, neohrožený hrdina, je najat CIA, aby ho zastavil.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose a oprit spectacolul pentru câteva ori pentru a calma audiența.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Astfel, televiziunea a fost închisă.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Se părea că cenzura, amenzile, închisoarea și exilul nu mai erau suficiente pentru a frâna criticile.
Sadece ihtiyatta tutulan Sovyet tankları Alman karşı taarruzlarını durdurmayı başarabilmişti.Doar asalturile tancurilor sovietice au reușit să stopeze contraatacurile germane.
Mahkeme 1 Haziran 2013 tarihinde yürütmeyi durdurma kararını oy çokluğuyla aldı.Partidul a fost desființat prin hotărâre judecătorească pe data de 27 iunie 2013.
Niçin birisi Tom'u durdurmadı?De ce nu l-a oprit cineva pe Tom?
Ne öğrenciler ne de öğretmenler öğrenmeyi durdurmalı.Nici elevii, nici profesorii nu ar trebui să se oprească din învățat.
Bunu durdurman lazım.Trebuie să oprești acest lucru.
Birbirimize bunu yapmayı durdurmamız gerek.Trebuie să ne oprim din a ne mai face asta reciproc.
14 Ocak 2009 tarihinde, Google, hizmet geliştirmeni durdurmasını duyurdu.2009. január 14-én a Google bejelentette, hogy nem folytatja a szolgáltatás fejlesztését.
CTRL + C yeniden görüntüleme özelliğini durdurmak için kullanılır.A CTRL+C megnyomásával megállítható a folyamatos kijelzés.
4.↑ Türkçe: Durdurma beni şimdi, nefeslenmem gerekmiyor, devam edebilirim.Zarja–3: Ismételd kérlek, nem hallom jól.
Burada 5 seçilmişin torunu olan 5 kız kötülüğü durdurmak için görevlendirilmiştir.A büntetést súlyosbítandó öt gyermeküknek a kontinensen kellett maradnia.
Sarmiento, dergiyi 1840'ta durdurmak zorunda kaldı.Carnac 1840-ben került fel a listára.
Titta onu durdurmak için ona şahsen hücum etmeye hazırlanmaktadır.Vesztegzár személyesen jön, hogy elbánjon vele.
Virüsü durdurmak için Alex' e yardım eder.Segít Jack-nek összeöltenie a sebét.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.A valódi célja az unió felbontása volt.
Bir hırsızı durdurabileceği halde durdurmaz ve o hırsız Peter'ın amcası Benjamin'i öldürür.Peter után jön egy bankrabló, aki kirabolja az embert, aki nem adta oda Peternek a pénzt.
Sovyetler, onları durdurmak için Berlin'e doğru ilerliyorlardı.Az Amerikai Egyesült Államok átengedte Berlint a szovjeteknek.
Rusya Merkez Bankası, 2014 yılında rublenin düşüşünü durdurmak için $ 88 milyar dolar harcamıştır.2014-ben az orosz jegybank több, mint 75 milliárd dollárt költött a rubel árfolyamának támogatására.
Fakat robotu durdurmayı başarır.Ez leállítja a program futását.
Fakat Doctor ve Jamie onları durdurmayı başarır.Freya és csapata megállítja őket.
Polis bu gruba parktaki kişilerin durdurma yönündeki müdahalesine de engel oldu.Ehhez azonban el kell távolítani a parkban lévő rendőröket.
Duke Nukem, CIA tarafından Proton'u durdurmak ile görevlendirilir.Duke Nukem on liittynyt CIA:n palvelukseen pysäyttääkseen yhden miehen operaatiolla Protonin aikeet.
Gereksiz maaş alımlarını durdurmaya çalıştı.Hän pyrki luopumaan välillisistä veroista.
1987 yılında Pilz dünyanın en yaygın kullanılan acil durdurma rölesi, "PNOZ"'u geliştirdi.Vuonna 1987 esitellystä PNOZ-turvareleestä tuli nopeasti maailman eniten käytetty turvarele.
Polis de konser sırasında onu durdurmaya çalışmaktadır.Myös hänen kätensä kiukutteli edelleen konsertin aikana.
Roket saldırılarını durdurma çağrısında bulundu .Tämän takia loput ohjuskuljetukset pysäytettiin.
Alman Yüksek Komutanlığı 31 Ekim'de, ordular yeniden düzenlenirken Tayfun Harekâtı'nı durdurma emri verdi.Ylijohto määräsi etenemisen pysäytettäväksi 31. lokakuuta joukkojen järjestämiseksi.
Fakat Sam durdurmak ister.Angel kuitenkin estää sen.
14 Ocak 2009 tarihinde, Google, hizmet geliştirmeni durdurmasını duyurdu.14. tammikuuta 2009 Google ilmoitti lopettavansa useita palvelujaan ja Jaikun kehittämisen.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.Maata hallitsivat kuitenkin tosiasiallisesti kommunistit.
Çok ağır durumlarda süt vermeyi durdurmak ve süt kesici ilaçların alınması gerekebilir.Oireina voi olla maitorauhasten turpoamista ja maidon eritystä.
Oyunun girişinde yapılan Hannah'ya bir şakayı durdurmaya çalışırken görülmektedir.Puolustavana hyökkääjänä tunnetun Wilmin aloitus jokeripaidassa oli näyttävä.
Sudan'dan köle getirilmesini yasaklayarak köle ticaretini durdurma çabası da başarısızlığa uğradı.Said yritti myös puuttua orjakauppaan kieltämällä orjien tuonnin Sudanista.
Aracı durdurmak...Pysäytyskuvia.
Taklidi durdurmak için dünya çapında adımlar atılmıştır.Laji on arvioitu maailmanlaajuisesti silmälläpidettäväksi.
Manstein'ın karşı saldırısının başarısı Stavka'yı Rokossovski'nin taarruzunu durdurmaya zorladı.Η επιτυχία της αντεπίθεσης του Μανστάιν ανάγκασε τη Στάβκα να σταματήσει την επίθεση του Ροκοσόφσκι.
Fakat bir ihtimal daha vardır: Gidip Naruto'yu durdurmak.Κάποια άλλη παρτίδα, διέκοψε η άφιξη του Naruto.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Τότε σταμάτησε ο Τηλέγραφος.
Polis de konser sırasında onu durdurmaya çalışmaktadır.Ο Φο συνελήφθη όταν προσπάθησε να αποτρέψει την αστυνομία να σταματήσει την παράσταση.
Arapların bunu durdurması ve yeni bir barış antlaşmasının kabul edilmesi.Η Άμμος ζήτησε να συνθηκολογήσει με την Konoha και υπογράφηκε νέα συνθήκη ειρήνης.
"Gökçek'in çılgın projesine durdurma".«Ξεκινά η μάχη του διαστημικού τουρισμού».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod