Ana içeriğe geç
Sözlük

durdurma ile cümle

durdurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Titta onu durdurmak için ona şahsen hücum etmeye hazırlanmaktadır.Ela tenta ficar de olho nela para mantê-la segura.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Israel não apresentou justificativas para o ataque.
Fakat robotu durdurmayı başarır.Ele então consegue parar o míssil.
Ağrı oluştuğunda aktiviteyi durdurmak, yapmak için zorlamamak.É preciso produzir, não parar.
Sonuç olarak, RKA kendi araçlarında kullanımını durdurmaya karar verdi.A CP acabou por decidir manter o terminal em Nelas.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Logo, a transmissão dos rádios foi interrompida.
Danıştay'da açılan davada yürütmeyi durdurma kararı alınınca ortam yeniden karıştı.Estando presentes expoentes em número suficiente para julgar a questão, iniciou-se o processo.
Karremans çok geç kaldı ve Sırp ilerleyişini durdurmada başarısız oldu.Embora tenham vencido, já era tarde demais para impedir o tiro.
Eğer Sand Wraith bunu durdurmasaydı, yine aynı şeyler yaşanacaktı.Als West Ham dat niet had gedaan, dan zou ik het gedaan hebben.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Daarom stopte het blad te verschijnen.
14 Ocak 2009 tarihinde, Google, hizmet geliştirmeni durdurmasını duyurdu.Op 14 januari 2009 maakte Google bekend deze dienst niet langer actief te blijven ontwikkelen.
Fakat Doktor Chang'i durdurmayı başarır.Samen moeten ze Dr. Arcane stoppen.
Stryker’ı durdurmak için bir araya gelirler.Stryker vraagt om samen Victor tegen te houden.
Fakat Doctor ve Jamie onları durdurmayı başarır.Haley en Jamie zijn door het dolle heen.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.Dit pact was bedoeld om het communisme tegen te gaan.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.Noch de paleiswacht, noch de ambtenaren van de keizerlijke huishouding kozen ervoor om hen te weerstaan.
Yine de bu kaza diğer yarışlara katılımı durdurmaz.Maar dit ongeluk weerhield hem er niet van door te gaan in de motorcross.
4.↑ Türkçe: Durdurma beni şimdi, nefeslenmem gerekmiyor, devam edebilirim.Wel neen ik. zeî dat Kwezelken, 't En is my 't dansen niet waerd; 'k En kan niet dansen, enz.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Op die manier kon ze al spelenderwijs gewend raken aan haar rolstoel.
Bazıları kapatmayı durdurmak için başvurdu, ancak başarısız oldu.Er werd een poging ondernomen om Leiden in te nemen, maar dit mislukte.
Ve Jake 1958'e Al'ın ona bıraktığı sahte kimlik ile George Amberson olarak JFK suikastini durdurmaya gider.Hij reist terug naar 1958 onder de naam 'George Amberson' om de moord op John F. Kennedy te voorkomen.
Kendimi durdurmaya çalışıyorum ama başaramıyorum.Ik probeer mezelf tegen te houden maar het lukt me niet.
Phocas, şiddeti durdurmak için Bonus'u comes Orientis (Doğu'nun Kontu) atadı.Fokas zareagował, powierzając Bonusowi, zarządcy Wschodu (comes Orientis), powstrzymanie przemocy.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Na tym transmisja miała się zakończyć.
Fakat Sam durdurmak ister.Marina chce ich zatrzymać.
"Gökçek'in çılgın projesine durdurma".Kampania „Stop szalonemu górnictwu”.
Aracı durdurmak...Zatrzymanie się maszyny.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Izrael nie zdecydował się na uderzenie odwetowe.
Aracı durdurmak için iki direk arası zincir gerildiği de görülmüştür.Dodatkowo do boków kadłuba były zamocowane dwa pojedyncze koła zapasowe.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.Skorumpowani urzędnicy i strażnicy parku nie podejmują działań, by ukrócić ten proceder.
Sarmiento, dergiyi 1840'ta durdurmak zorunda kaldı.Lazaretto zostało zamknięte w 1814 roku.
CTRL + C yeniden görüntüleme özelliğini durdurmak için kullanılır.Naciśnięcie klawisza CTRL+C spowoduje zatrzymanie wyświetlania informacji.
Durdurma beni şimdi.Niech się Pan powstrzyma.
Gereksiz maaş alımlarını durdurmaya çalıştı.Bezskutecznie usiłował doprowadzić do likwidacji podatku dochodowego.
Bu yıkımı önlemenin yolu ise Hitler'i durdurmaktır.Mogłoby to zapobiec przejęciu władzy przez Hitlera.
Rusya Merkez Bankası, 2014 yılında rublenin düşüşünü durdurmak için $ 88 milyar dolar harcamıştır.Budżet w wysokości 300 milionów dolarów w 2012 roku został osobiście uratowany przed cięciami przez Putina.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.Głównym jej celem była walka przeciw komunizmowi.
Chloe, Rush'ı durdurmak için gelir.Abby postanawia rozmówić się z Chloe.
Düşük hızlarda etkili değildirler bu yüzden aracı tam manası ile durdurmazlar.Tak samo jest z prędkością minimalną, poniżej której system nie zadziała.
Onlarla tatlı bir rekabet içindedir ve onları durdurmaları için birçok kişiyle anlaşmışlardır.Czują z nimi głęboką głęboką więź, a wielu z nich pragnie zwrotu ich własności.
Max ve Gwen, Animo'yu durdurmaya çalışır.Tails i Chris lecą powstrzymać Eggmana.
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.I dessa situationer är snabb sänkning av blodtrycket nödvändigt för att stoppa pågående organskada.
Acil durum reaksiyon durdurma mekanizması.En kraftig nödbromsning till stopp sker.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Radion hade kommit för att stanna.
Yetkililer isyancıları durdurmak için aşağı yukarı bin polisi seferber etmişlerdir.Omkring 1 000 poliser hade kommenderats ut för att förhindra upplopp.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Israeliska soldater finns på plats, men gör inget för att stoppa massakern .
Her yıl 1 Kasım'da faaliyete geçen kulüp, 30 Mayıs'ta faaliyetlerini durdurmaktaydı.Klubbens flygverksamheten pågår från ca 1 maj till någon gång i november varje år.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.SO:s huvudfråga var bekämpandet av kommunismen.
JLA onu durdurmaya çalışır ama başarılı olamaz.Nisse Hult försöker stoppa honom, men lyckas inte.
Çar, Sultan Mahmut’a yardım, Mehmet Ali Paşa’ya da derhal muharebeyi durdurmasını teklif ediyordu.Tsar Nikolaj I lovade sultanen militär hjälp och varnade Muhammed Ali för att fortsätta offensiven.
Bu görev, bir Tie Fighter fabrikasını ele geçiren Jedi Ustası Rahm Kota'yı durdurmak olmuştur.Det var över Nar Shadda som jedin Rahm Kota blev besegrad av Star killer i en TIE Fighter fabrik.
Düşük hızlarda etkili değildirler bu yüzden aracı tam manası ile durdurmazlar.De ska i princip finnas så fort det är olämpligt att hålla hastighetsgränsen exakt.
Blender dergisinin Mart 2009'da baskıyı durdurmasına dek burada yazmayı sürdürdü.Він продовжував писати для Blender, поки журнал перестав видаватися в березні 2009 року.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Здавалось, що жодна цензура, штрафи, ув'язнення та депортація не зможе зупинити критику.
Fakat Sam durdurmak ister.Сем починає відмовлятися.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.У зв'язку з цим було прийнято рішення закрити телеканал.
Ayrıca başlama / * * video kayıt durdurmak için çalışıyor.Також тут планують відкрити звукозаписувальну студію.
Yine de bu kaza diğer yarışlara katılımı durdurmaz.Однак навіть це не допомагає уникнути зіткнень автомобілів з поїздами.
Durdurma beni şimdi.Не відпускай мене.
Fakat bir ihtimal daha vardır: Gidip Naruto'yu durdurmak.Ми думали, що існує єдиний спосіб щось робити, наприклад, робити мінусівку.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
durdurma ile cümle - Sayfa 15 - durdurma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App