Cihazda video çekimi sırasında çekim duraklatılamaz.While recording, the video cannot be paused.
Hat 1 Durak Resim Hat/lar Notlar Intercambiador Ayrıca Tenerife Ulaşımı Aktarması olarak da bilinir.Line 1 Stop Image Líne/s Notes Intercambiador Also known as the Tenerife Transport Exchange.
Ancak konuşmasını yaparken zaman zaman kısa süre durakladı"[1]At times, however, his speech was somewhat halted", according to Politico.[1]
Duraklama ve reform (1700-1827)Stagnation and reform (1700–1827)
Duraklama (1700–1827)Stagnation (1700–1827)
Mavi noktalar sözde küresel ısınma duraklamasını göstermektedir.[1]Blue dots show the so-called global warming hiatus.[330]
Boston son duraktır.Boston ist Endstation.
Durakta otobüs beklerken biraz gazete okudum.Während ich an der Haltestelle auf den Bus wartete, las ich ein wenig in der Zeitung.
Kısa bir duraksamadan sonra Takaki kendi kendine gülümser ve yürümeye devam eder.Takaki wendet sich mit einem Lächeln ab und geht weiter.
Hayatının Önemli Duraklarından bir yaşayanların 89000.8000 Seiten lebendige Kulturgeschichte.
Bu istasyonun yanında bir de Landsberg am Lech Schule adlı durak vardır.Neben dem Bahnhof existiert im Stadtgebiet noch der Haltepunkt Landsberg am Lech Schule.
Duraklar ön ödemelidir.Schrauben müssen vorgebohrt werden.
(3) Duraklama anı.(Kriminalroman) Das Schweigen.
Birçok gezinti gemisi bir hafta boyunca adada duraklamaktadır.Nahezu jede Woche besuchte ein Schiff die Insel.
İlk durak Malta'ydı.Es war die erste Teilnahme für Malta.
Ruslar'ın imparatorluk sürecinin duraklaması.Der Umsturz des russischen Kaiserreiches.
2014 yılında grup bir duraklama dönemine geçti.Ialá starb 2014 an einem plötzlichen Kreislaufstillstand.
Gezilerine kaldıkları yerden devam etmek üzere yola çıkan Humbert daha ilk durakta Lolita'yı kaybeder.Der erlöste Humbert holt Lolita vorzeitig aus ihrem Ferienlager ab.
Son Durak serisinin beşinci filmidir.Das Schießen war ihr fünfter Film.
Onu bana sen uzatıyorsun, ben de alırken hiç duraksamıyorum.Mich seht ihr nimmer, und mich fangt ihr nimmer!
Oyuncu Kurtuluş Son Durak filmiyle sinemada yer almıştır.Er verabschiedete sich vom Filmgeschäft mit einem letzten großen Auftritt.
Özellikle Avrupa'dan gelen hacılar için durak noktası oldu.Am Start standen vor allem Profi-Radsportler aus Europa.
Bir yükleme uygulaması durdurulmuş ise, şimdi bir duraklama simgesi gösterir.Der entstandene Trichter wird nun mit Erdreich verfüllt.
Grup ardından Son Durak'tan mümkün olduğu kadar uzağa gitmeye karar verir.Er beschließt, Paris so schnell wie möglich zu verlassen.
Kuzey Filistin'de Suriye ve Lübnan güçleri ilk olarak cephede durakladılar.Estland und Irland sowie das Mandatsgebiet Palästina waren erstmals im Starterfeld.
École Militaire ve La Motte-Picquet - Grenelle metro duraklarıyla Champ de Mars'e ulaşılabilir.Ganz in der Nähe der Station La Motte-Picquet – Grenelle liegt die heute geschlossene Station Champ de Mars.
Cité ile Saint-Michel metro duraklarıyla Notre Dame Katedralı'na ulaşılabilir.Nach dem Tunnel de la Colle-Saint-Michel wird der Scheitelpunkt erreicht.
Bu durakta otobüs değiştir.Change de bus à cet arrêt.
Caltech ve Amsterdam ekipleri de değişken nesne konusunda bir sonuç yayımlamak konusunda duraksadı.L'équipe du Caltech autant que celle d'Amsterdam hésitaient à publier une conclusion sur l'objet variable.
Cumhuriyetin heyetinin Ermeni ve Gürcü üyeleri duraklamaya başladı.Les membres arméniens et géorgiens de la délégation commencèrent à ne plus s'entendre.
Calalzo, Cadore demir yolu hattının terminalidir (son durak).Calalzo est le terminus de la gare ferroviaire du Cadore.
İbrahim Tatlıses, ilk evliliğini Urfa'da Adalet Durak ile yaptı.İbrahim Tatlıses a célébré son premier mariage à Sanliurfa avec Adalet Durak.
Eugene, Abraham'ı diğerleri ile birlikte Son Durak'a gitmeye ikna eder.Eugène convainc Abraham de rejoindre le Terminus avec les autres avant de repartir pour Washington.
Araç duraklarda, yolcuların araca binmesi için vakit kaybetmemiş olur.Fort heureusement la totalité des passagers a eu le temps de quitter le véhicule .
Kale daha sonraları Atlantik köle ticaretinde önemli bir durak olacaktır.La région côtière est une source majeure durant la traite d'esclaves transatlantique.
Columbia mekiğinin kaza yapmasından sonra, turizm duraklamıştır.Après le suicide du colonel, le scandale se poursuit.
28 Ağustos 2009'da beyazperdede yerini alan film, Son Durak serisinin dördüncü filmidir.Sorti en salle le 28 septembre 2005 il s'agit de l'unique film qu'il a produit.
07:00-23:00 saatleri arasında işletim yapılan hatta 14 durak bulunmaktadir.Huit prises de You Like Me Too Much sont réalisées entre 19 et 23 heures.
Kavur'un sinemasal kariyeri bu filmden sonra duraklamıştır.Siegel arrête sa prolifique carrière après ce film.
İlk durak Malta'ydı.Cas en particulier de Malte.
Durak, müteahhitliği döneminde 3 kez Adana Vergi Rekortmenleri arasında yer aldı.Élu, il utilise son droit de grâce trois fois.
Sınıfın önündeki duraktaydı.Ella estaba parada en el frente de la clase.
Biraz duraksadıktan sonra: "Mrs. Dalloway çiçekleri kendisinin alacağını söyledi."Cuando levanta su pluma, escribe: La Señora Dalloway dijo que ella misma compraría las flores.
En ufak bir duraksama, bir tereddüt hayvanın tamamını murdar hale getirir.En general, lo menos que desean es morder a un animal grande.
9 Eylül 1839 tarihinde HMS Beagle gemisi Darwin'de duraklamıştır.El 9 de septiembre de 1839, el HMS Beagle llegó al puerto de Darwin durante su estudio de la zona.
Bir sonraki durak Boston Celtics idi.Su último equipo fue los Boston Celtics.
Bir kalıp en az 2, en çok 5 duraklı olabilir.La más corta, probablemente de cinco.
IBM dağıtılmış kuyruklar için rezervasyon durakları adı verilen bir terim kullanır.IBM denomina estaciones de reserva a dichas colas.
(3) Duraklama anı.Maldito silencio III.
Gece otobüsler seyahat edilen durak sayısına bağlı olmaksızın tek ücret alırlar.Los precios se fijan solamente en función de la clase del vehículo, sin tener en cuenta el trayecto realizado.
Ayrıca dolmuşlar ve taksi durakları da hizmet vermektedir.Además cuenta con una parada de taxis.
Tamamı yerüstünde yer alan hatta 10 durak vardır.También tiene más de 10 cataratas en las cuales, hasta es posible bañarse.
Canlı yayın duraklatılabilir ve geri alınabilir.La pantalla puede ser deshabilitada y reactivada.
Hatta son yapılan eklemelerle durak sayısı 31'e yükselmiştir.Por ende, Quemado llega hasta el número 33.
Onu bana sen uzatıyorsun, ben de alırken hiç duraksamıyorum.De todos modos, se mueve lo suficiente para mí, nunca lo olvidaré.
Ve artık son duraktı.El tiempo parecía estar parado.
Trenlerin en yüksek hızı 121 km/s iken durakları da katınca ortalama hızları 53 km/s olmaktadır.La velocidad máxima del tren es de 65 km/h, pero su velocidad media incluyendo paradas es de 28 km/h.
Bu arada Doriskos'ta duraklayıp donanmanın ulaşması beklenmiştir.Se detuvo en Dorisco, donde se le unió la flota.
O sırada, Maggie ve Sasha Bob'a ulaşır ve grup Son Durak'a yolculuklarına devam eder.Al día siguiente, Sasha y el resto del grupo llegan a pie a Terminus.
İlk durakları sefil bir göçmen kampıdır.Su edificio para viajeros es un simple refugio.