Dürüst olmak gerekirse, bilmiyorum.התשובה הכנה היא, אני לא יודעת.
Dürüst olmak gerekirse, bunu ikimizin de çıkarı için yapıyoruz.Hogy őszinte legyek, azért csináljuk, hogy egymás hasznára legyünk.
Dürüst olmak gerekirse, bunu ikimizin de çıkarı için yapıyoruz.Για να είμαι ειλικρινής το κάνουμε αυτό για το καλό και των δυο μας.
Dürüst olmak gerekirse, bunu ikimizin de çıkarı için yapıyoruz.لاكون صريحة نحن نقوم بهذا لمصلحتنا
Dürüst olmak gerekirse, bu oranda günlerden bile bahsedilebilir.Hogy őszinte legyek, ha ez így megy tovább, napok kérdése.
Dürüst olmak gerekirse, bu oranda günlerden bile bahsedilebilir.Thành thực mà nói, với tình trạng như thế này, có thể chỉ còn vài ngày.
Dürüst olmak gerekirse, bu oranda günlerden bile bahsedilebilir.За да бъда честен, при такова темпо ви остават броени дни.
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.솔직하게 말씀드리자면 이것의 대부분은 단지 눈속임일 뿐입니다
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.Les seré sincero y diré que la mayor parte es sólo un truco, pero un truco que funciona.
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.Szczerze przyznam, że większość to tylko trik, że większość to tylko trik, jednak ten trik działa.
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.Teď k Vám budu upřímný a řeknu, že většina toho je jen trik ale je to trik, který opravdu funguje.
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.Vou ser honesto convosco e dizer que a maior parte é apenas um truque, mas é um truque que funciona.
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.עכשיו, אני אהיה כן אתכם ואגיד שרובה היא רק טריק,
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.ولكي اكون صادقاً معكم يمكن القول ان معظم ما يجري مبرمج على الحاسوب .. اي انه نوع من الخدع
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.この技術のほとんどは 単なるトリックです ですが 巧妙なトリックです
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Fermele de creveţi, sincer, sunt o calamitate pe pământ din punct de vedere al mediului înconjurător.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Garnaal boederijen zijn de plaag van de aarde, om eerlijk te zijn, vanuit een milieu standpunt.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Gli allevamenti di gamberi sono devastanti, dal punto di vista ambientale.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.솔직히, 환경적인 관점에서 보면, 새우 농장들은 지구상에 재앙이었습니다.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Las granjas de camarones son una plaga en la Tierra desde un punto de vista ambiental, francamente.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Les élevages de crevettes sont franchement un fléau sur terre, du point de vue de l'environnement.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Những trại nuôi tôm là tai họa của trái đất, thực vậy, đứng về khía cạnh môi trường mà nói
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Peternakan udang adalah bencana bagi Bumi dari sudut pandang lingkungan.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Są one bardzo szkodliwe dla środowiska. Są one bardzo szkodliwe dla środowiska.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Shrimp-Farmen sind offen gesagt eine Katastrophe vom ökologischen Gesichtspunkt her.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Upřímně, krevetí farmy jsou pro Zemi pohromou, z ekologického pohledu.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Креветочные фермы - это бедствие для земли, с точки зрения охраны окружающей среды.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.Скаридовите ферми са бич за земята, честно, от екологична гледна точка.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.חוות חסילונים הם פגע על פני כדור הארץ,
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.مزارع الجمبري هي آفة على الأرض ، بصراحة ، من وجهة نظر بيئية.
Dürüst olmak gerekirse, çevreci bakış açısıyla, karides çiftlikleri doğaya son derece zararlı.エビの養殖場は地球の悩みの種です 大量の汚染物を海に流し込みます
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadık Cüzdanı biz hazırladık.Sa fiu sincer cu d-voastra, noi nu doar le-am gasit... noi de fapt le-am facut.
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkFör att vara ärlig med dig, finner inte bara vi det...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkOm eerlijk te zijn, hebben we het niet alleen gevonden...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkŐszintén szólva, nem csak megtaláltuk...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkPara ser honestos con usted, no solo la encontramos...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkPer essere onesti,non li abbiamo trovati..
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkPo pravde, my sme ju nenašli..
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkPour être honnête avec vous, nous ne l'avons pas juste trouvée...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkPrawdę mówiąc, to właściwie nie znaleźliśmy tego
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkSejujurnya, kami tidak hanya menemukan itu semua ..
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkUm ehrlich zu sein, wir haben sie nicht nur einfach gefunden...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkΓια να είμαστε ειλικρινείς,δεν τα βρήκαμε ακριβώς
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadık"למען הכנות, לא מצאנו אותו 'במקרה'.."
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadık本当は、作ったのです。
Dürüst olmak gerekirse, gerçekten ilgiye ve yardıma ihtiyacım vardı.and I began to tell him about my strange commentator.
Dürüst olmak gerekirse Grand Prix'i hayatımı tamamen değiştirdi şeklinde görmüyorum.Abych byl upřímný, nevidím Grand Prix jako něco, co můj život úplně změnilo.
Dürüst olmak gerekirse Grand Prix'i hayatımı tamamen değiştirdi şeklinde görmüyorum.Będąc szczerym, nie patrzę na MGP jak na coś, co zupełnie zmieniło moje życie.
Dürüst olmak gerekirse Grand Prix'i hayatımı tamamen değiştirdi şeklinde görmüyorum.Um ehrlich zu sein, sehe ich den Grand Prix nicht als etwas an, das mein Leben komplett verändert hat.
Dürüst olmak gerekirse Grand Prix'i hayatımı tamamen değiştirdi şeklinde görmüyorum.Για να είμαι ειλικρινής, δεν θεωρώ πως το βραβείο άλλαξε τη ζωή μου ολότελα.
Dürüst olmak gerekirse, hepsi mümkün.A abych pravdu řekla, něco pravdy na tom může být.
Dürüst olmak gerekirse, hepsi mümkün.Ar putea fi adevărat.
Dürüst olmak gerekirse, hepsi mümkün.A vrai dire, ça pourrait être vrai.
Dürüst olmak gerekirse, hepsi mümkün.E a essere corretti, in effetti, poteva essere vero.
Dürüst olmak gerekirse, hepsi mümkün.És hogy őszinték legyünk, ez is előfordulhat.
Dürüst olmak gerekirse, hepsi mümkün.In če sem poštena, je to lahko res.
Dürüst olmak gerekirse, hepsi mümkün.Ja totuuden nimissä, tämä saattoi olla totta.
Dürüst olmak gerekirse, hepsi mümkün.솔직히 말하자면 그 말이 맞는지도 모릅니다.
Dürüst olmak gerekirse, hepsi mümkün.Może rzeczywiście istniał.
Dürüst olmak gerekirse, hepsi mümkün.Para ser honesta, podia de facto ser outra coisa qualquer.