Bunun tamamen dürüst olduğunun anlaşılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.Мисля, че е наистина важно да разберем, че нещо като това е напълно отворено.
Bunun tamamen dürüst olduğunun anlaşılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.Я думаю, что очень важно понять, что такое делается совершенно открыто.
Bunun tamamen dürüst olduğunun anlaşılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.אני חושב שזה באמת חשוב להבין שמשהו כמו
Bunun tamamen dürüst olduğunun anlaşılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.أنا أعتقد أنه فعلا مهم لفهم أن شيء مثل
Bunun tamamen dürüst olduğunun anlaşılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.みなさんの見える所にある 経済なのです
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.Ils n'ont parfois même pas un manuel, ni même un programme à proprement parler.
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.교육자원의 부족입니다. 때로는 교과서도 없고, 교과 과정도 없는 실정입니다.
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.Ni siquiera disponen de un libro de texto a veces, y tampoco poseen un plan de estudios adecuado.
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.Non hanno neanche un libro di testo e non hanno neanche un vero e proprio programma di studio.
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.Singurul lucru pe care nu-l au e materialul didactic.
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.Καμιά φορά δεν έχουν ούτε σχολικό βιβλίο, ούτε κανονικό πρόγραμμα σπουδών.
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.Иногда они не имеют даже учебника и у них нет даже надлежащей учебной программы.
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.Понякога те нямат дори учебник, и нямат правилна учебна програма.
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.אבל הוא באמת בנוגע לחינוך הוליסטי. הדבר היחיד שאין להם
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.الوصول إلى المصادر. وليس لديهم حتى الكتاب المدرسي في بعض الاحيان ،
Bu okulların bazen ders kitapları olmuyor ve doğru dürüst bir müfredatları bile bulunmuyor.きちんとしたカリキュラムさえありません このような先生をどのように 応援することができるだろうか?
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Alles gebeurt er openlijk en eerlijk.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Hier passiert alles offen und ehrlich.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.이 모든 것이 공개적으로, 공정하게 일어납니다.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Minden nyíltan és korrektül történik.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Semua ini terjadi secara terbuka dan kasat mata.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Tất cả những điều này đang xảy ra công khai, và thẳng thắn.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Todo esto sucede abiertamente y sin tapujos.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Totul se petrece la vedere şi peste tejghea.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Tout ça se passe ouvertement, et honnêtement. Ça n'a rien de clandestin.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Tutto questo avviene in modo aperto e trasparente.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Wszystko dzieje się jawnie i oficjalnie.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Όλα αυτά συμβαίνουν φανερά, και απροκάλυπτα.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Всё это происходит открыто.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Всичко това се случва отворено и честно.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.Тут все відбувається відкрито і прямо.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.כל זה קורה באופן גלוי, ומעל השולחן.
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.كل هذا يحدث بانفتاح وعلانية
Buradaki herşey dürüstçe ve yasal olarak gerçekleşiyor.隠された部分はありません
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.C'est seulement son extérieur; un homme peut être honnête dans toute sorte de peau.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Det är bara hans utanför, en man kan vara ärlig i alla typer av hud.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Det er kun hans udenfor, en mand kan være ærlig i nogen form for huden.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.É apenas o seu exterior, um homem pode ser honesto em qualquer tipo de pele.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.E doar în afara activităţii sale, un om poate fi cinstit în orice fel de piele.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Es ist nur seine äußere, ein Mann kann in jede Art von Haut ehrlich.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.E 'solo il suo esterno, un uomo può essere onesto in ogni tipo di pelle.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Es sólo su exterior, un hombre puede ser honesto en cualquier tipo de piel.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Ez csak a külső, az ember őszinte legyek bármilyen fajta bőrt.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Het is alleen zijn buitenkant; een man kan eerlijk te zijn in een soort van huid.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Ini hanya luar nya, seorang pria bisa jujur dalam segala macam kulit.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Je to jen jeho vnější, člověk může být čestný v jakékoli kůže.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Je to len jeho vonkajšie, človek môže byť čestný v akejkoľvek kože.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.단지 그 밖의, 사람 피부의 일종의 정직 수 있습니다.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Nó chỉ có bên ngoài của mình, một người đàn ông có thể được trung thực trong bất kỳ loại da.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Se on vain hänen ulkopuolella; ihminen voi olla rehellinen minkäänlaista ihoa.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.To je samo njegova zunaj, je človek lahko iskren v katerem koli vrste kože.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.To tylko jego na zewnątrz, człowiek może być uczciwy w każdym rodzaju skóry.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Είναι μόνο εκτός του? Ένας άνθρωπος μπορεί να είμαι ειλικρινής, σε οποιοδήποτε είδος του δέρματος.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Това е само външната си; човек може да бъде честен в някакъв вид на кожата.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Це всього лише його межами; людина може бути чесним у будь-якій шкіри.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.Это всего лишь его пределами; человек может быть честным в какой-либо кожи.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.זה רק בחוץ שלו, אדם יכול להיות כנים בכל סוג של עור.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.انها فقط خارج بلده ؛ رجل يمكن أن يكون صادقا في أي نوع من أنواع الجلد.
Bu sadece onun dışında bir adam, herhangi bir tür cilt dürüst olabilir.しかし、その後、彼のこの世の顔色、それのその部分を作るために、私が何を意味するか、横たわっている
Bütün bu şirketlere bu puanları dürüst bir şekilde verebilecek bir tek devlet var değil mi? -これらの会社に率直で客観的に格付を与えると思うからです。 しかし残念ながら、そうではありません。